Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Scorpions  (Okunma Sayısı 5806 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Nosebleed
Ziyaretçi
« : Mart 18, 2007, 12:09 »

1968 yılında, Almanya'nın Hannover kentinde, Rudolph Schenker adlı genç ve iddialı bir gitarist, yine Hannoverli üç arkadaşıyla biraraya gelerek adını kısa sürede tüm dünyanın duyacağı Scorpions grubunu kurdu.Kendisi grubun gitarist ve vokalistliğini üstlenirken, diğer üyelerden Karl-Heinz Vollmer gitarda, Wolfgang Dziony davul ve geri vokalde, Achin Kirchoff ise bas gitarda yerlerini aldılar.


Ancak daha ilk iki sene içinde grupta anlaşmazlıklardan doğan ayrılıklar meydana geldi. Rudolph Schenker'in kardeşi Michael Schenker, Karl-Heinz Vollmer'in yerine gitara geçerken, Lothar Heimburg da Achin'in ayrılmasıyla bas gitara geçti. Ancak asıl ses getirecek değişiklik 1970'ten günümüze grubun vokalistliğini yapan Klaus Meine'nin bu görevi grubu kuran Rudolph Schenker'den devralmasıydı. Bu kan değişikliğiyle güçlenen ve cesaretlenen topluluk kısa sürede Almanya'da sahnelerin tozunu atmaya başladı.

İlk kontratını 1971 yılında imzalayan grup aynı yıl ilk albümünü de doldurdu. Daha çok sakin parçaların yeraldığı "Lonesome Crow" isimli bu ilk albümde "I'm Going Mad", "In Search Of The Peace Of Mind" ve "Lonesome Crow" dikkat çeken parçalardı. 1972'de Scorpions; Rory Gallagher, UFO ve Uriah Heep tarafından desteklenen 136 günlük bir konser programı gerçekleştirdi. Adını bir anda Almanya'da duyuran grup, "Das Kalte Paradise (Soğuk Cennet)" isimli besteleriyle uyuşturucu karşıtı bir filmin müziğine de imzasını atmış oldu. '

'73'te Michael Schenker'in UFO'ya geçmesiyle topluluktaki sorunlar yeniden su yüzüne çıktı. Kısa bir süre için dağılan Scorpions, üyelerden Meine ve Schenker'in çabalarıyla bas gitara Francis Buchholz, davula da Jurgen Rosenthal'ın gelmesiyle tekrar faaliyete geçti. Bu kadroyla RCA Records ile sözleşme imzalayan Scorpions, Almanya dışında Amerika ve İngiltere'de de çıkacak olan ikinci albümleri "Fly To The Rainbow"u piyasaya sürdü. "Speedy's Coming", "Fly People Fly" ve albüme adını veren "Fly To The Rainbow" göze çarpan parçalardı. Albüm henüz çıkmıştı ki Rosenthal gruptan ayrıldı, yerine Belçikalı davulcu Rudy Lenners geçti.



1975 yılı Scorpions için son derece başarılı geçti. Bu yıl içinde grup ilk kez Almanya dışında bir turneye çıkarak sahne deneyimini artırdı. Scorpions'u dikkatle izleyen Dieter Dierks grubun yapımcılığını üstlendi. Topluluğun çalışmalarına hız kazandıran bu gelişmeden sonra yaza doğru üçüncü albümleri "In Trance" geldi. "Top Of The Bill", "Living And Drying", "Robot Man" ve "In Trance" adlı parçaları hayranlarınca büyük ilgi ve beğeniyle karşılandı. Bu yoğun ilgi nedeniyle aynı yıl, sahneyi Bob Marley and The Wailers ve Wishbone Ash ile paylaşacağı Offenburg açık hava festivaline davet edilen Scorpions, Kasım ayında London's Marquee Club'da çalarak İngiltere'deki ününü de artırmış oldu. '76 yılında grup turne ve stüdyo çalışmalarına daha da ağırlık verdi.

1977'de davulcu Lenners kalbindeki bir problem yüzünden topluluktan ayrılmak zorunda kaldı. Yerine ise Herman Rarebell geldi. Aynı yıl piyasaya sürülen ve "Pictured Life" ve "Catch Your Train" parçalarının öne çıktığı "Virgin Killer" albümüyle, Scorpions otoritelere doğru yolda olduğunu göstermiş oldu. Grup, Japonya'da da büyük ilgi görüyordu, Japonya'da "Virgin Killer"in çıktığı hafta tükenmiş olması bunun kanıtıdır. Hayranları her geçen gün artan grup 1977 sonunda tekrar Köln'deki stüdyoya kapandı. 1978'de ise yeni albümleri piyasaya çıktı: "Taken By Force". "We'll Burn The Sky" ve "Born To Touch Your Feelings" parçalarının da bulunduğu bu son albümlerinin başarısıyla iyice cesaretlenen Scorpions, soluğu Japonya'da aldı. Tokyo's Sun Plaza Hall'da muhteşem konserler verdikten sonra konserlere Avrupa'da devam edildi. Ancak topluluk başarıdan başarıya koşarken, gitarist Ulrich Roth ayrıldı. Bunun üzerine Scorpions Roth'un yerini tutabilecek bir gitarist aramaya koyuldu. Bu arayışlara tam 170 kişiden cevap geldi. Ancak uzun süren bir elemeden sonra yeni gitarist, UFO'nun gitaristi Paul Chapman oldu. Sık sık yaşanan ayrılıklardan bıkmış olacaklar ki grup üyeleri Chapman'ın yanında bir gitaristi daha kiralık olarak çağırdı. Bu, gitar çalmayı küçük yaşta tek başına öğrenen, hukuk fakültesinden terk, genç Hannoverli Matthias Jabs'dan başkası değildi. Bir süre bu kadroyla çalıştıktan sonra Scorpions'tan Chapman da ayrıldı ve yerine Jabs geçti.

Bu arada Scorpions'un konser albümleri olan "Tokyo Tapes" ve "Best Of Scorpions"u da piyasaya süren RCA Records ile bağlarını koparan topluluk, İngiltere'de Harvest(EMI), Amerika'da ise Phonogram/Mercury ile anlaştı. Scorpions anlaşmalardan sonra tekrar stüdyolara döndü. Ancak bu sefer Rudolph Schenker, o sıralarda UFO'dan ayrılan kardeşi Michael'i de davet etti. 1979 yılında piyasaya sürülen "Lovedrive" albümündeki parçalardan "Loving You Sunday Morning", "Always Somewhere", "Is There Anybody There?" ve unutulmaz bir şarkı olan "Holiday" dikkat çeker. Scorpions'un Amerika ve İngitere'deki en büyük başarısı bu albümle geldi. Albümden çıkan 45'lik "Is There Anybody There?" Amerika'da İlk 50'ye girme başarısı da gösterdi. Albüm henüz sıcakken Amerika'da bir turne yapma kararı da alan Scorpions, ilk gösterilerinde 68000 kişiye çaldı. Sahneyi Ted Nugent, Journey ve Aerosmith ile paylaştılar. Amaç Amerika'yı fethetmekti. Grup elemanları gördükleri yoğun ilgi üzerine bu ülkede kalmaya karar verdiler. 1980'e gelindiğinde topluluk yeni albümleri "Animal Magnetism"i okyanusun iki kıyısında da piyasaya sürüyordu.

George Simpson ve Brad Warnaar'dan esinlenmeler taşıyan bu albümün hitleri arasında "Make It Real", "Don't Make No Promises", "Lady Starlight" ve "The Zoo" sayılabilir.

Albümden sonra Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde konserler vermeye devam ettiler. Aynı yıl davulcuları Herman Rarebell bir solo albüm çıkardı. 1981'de Scorpions rock müziğin zirvesinde yerini almıştı ki, vokalist Klaus Meine boğaz düğümlenmesi teşhisiyle hastaneye kaldırıldı ve ancak uzun süren bir tedavi sonrasında iyileşebildi. Hastaneye yatırılmadan önce planlarındaki "Blackout" albümünü de çarçabuk doldurdular. "Blackout" ne kadar aceleye getirilmiş olursa olsun, rock tarihine altın harflerle yazılmış albümlerden biridir.

Başta "Blackout" olmak üzere "No One Like You", "Dynamite" ve "Now" asıl ilgi çeken parçalardır. Bunların yanında, "You Give Me All I Need" ve "When The Smoke Is Going Down" da hit olmuş şarkılardır. 1982'de "Blackout" albümü listelerde Amerika'da onunculuğa, İngiltere'de ise onbirinciliğe yükselmiştir. İlkbahar geldiğinde ise Scorpions, Rainbow'un "Straight Between Your Eyes" adlı turnesine misafir grup olarak katıldı. 1984 yılı ise Scorpions'u günümüz rock dinleyicisine tanıtması açısından büyük önem taşıyordu. "Love At First Sting" albümüyle piyasayı yeniden altüst ettiler. "Bad Boys Running Wild", "Rock You Like A Hurricane", "Big City Nights" ve unutulmaz "Still Loving You" parçalarının ayrı bir önem taşıdığı bu albüm sonrasında bir de toplama albüm geldi: "Gold Ballads". Yıl sonunda özel uçaklarıyla bir de dünya turnesine çıktılar. Kurulmalarından beri yaşadıkları en başarılı günler ise "World Wide Live" konser albüm serisinin yayınlanarak listelerde uzun süre bir numarada kalmasına rastlar. Topluluk, bu yorucu çalışma temposu ve dünya turnesinden sonra 1988 yılına kadar sessiz kaldı. O yıl çıkardıkları "Savage Amusement" ve "'88 Russian Tour" ile yeniden dikkatleri üzerlerine topladılar. "Rhythm Of Love", "Walking On The Edge" ve "Believe In Love" listelerde hayli başarılı yerlere gelmişlerdir. Bu albümden sonra da yaklaşık üç sene sessizliğini bozmayan topluluk, 1991'de bir başka mükemmel çıkışla, yeni albümleri "Crazy World" ile dönmüşlerdir. Her albümde olduğu gibi bu albümde de diğerlerinin önüne geçen bi şarkı vardır: "Winds Of Change". Ayrıca "Don't Believe Her", "To Be With You In Heaven", "Crazy World" ve "Send Me An Angel" albümde dikkate değer diğer parçalardır. Crazy World'ün altı milyon satmasının ardından basçı Francis Buscholz Scorpions'tan ayrılanlar kervanına katıldı.

1993 Mart'ında yerine Ralph Rieckermann geldi. Gelir gelmez de köklerine, "Animal Magnetism" ve "Lovedrive" dönemine dönmeyi planladıkları yeni albümleri "Face The Heat"in kayıtlarına başladılar.

Ancak "Crazy World", Scorpions'un başarıyı yakaladığı son albümü olacaktı. Özellikle "Face The Heat" albümünü izleyen ve bas gitarda Ralph Riekermann ile davulda James Kottak'ın görev aldığı "Pure Instinct"ten sonra, aynı şarkıları birbiri ardına yayımlayarak dinleyenleri bıktıran yapımcılarının da katkısıyla Scorpions hayranlarının gözünden düşmeye başladı. Bunu farkeden yapımcılar son bir hamleyle, bir yılda tam dört eski albümü yeniden piyasaya sürdüler. Scorpions'un daha kendi başına buyruk olduğu zamanlarda çıkardığı ve dinleyicilerce özlenen "Lovedrive", "Animal Magnetism", "Blackout" ve "Love At First Sting" 1997 yılı içinde çıkıverdi. Bunlara sayıları onbeşi bulan toplama albümler de eklenince, Scorpions'un yapımcılarca tuzağa düşürülüp kullanıldığını anlamak zor olmuyor.

1999'a gelindiğinde, zirvede kalmak isteğinin getirdiği bir endişenin yanısıra unutulmak istememelerinin sonucunda doğan acelecilik ve düşen kalite ile eski çizgisinden tamamen kopan bir Scorpions görüyoruz. Grup şu an Jabs Matthias, Klaus Meine, Rudolph Schenker, James Kottak, Ralph Rieckermann'dan oluşuyor. "To Be No.1" isimli 45'likleri, ilkinde dört, ikincisinde beş şarkı içerecek şekilde iki defa satışa sunulan Scorpions, "10 Light Years Away" 45'liği ile de eski günleri yakalamak istiyor. Bakalım yeni albümleri "Eye II Eye" ile hayranlarının gönlünü almayı başarabildimi bilinmez!
 
Kayıtlı
lynnmel
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 896



« Yanıtla #1 : Haziran 22, 2008, 10:24 »

scorpions ahh ahhh..70'lerden en sevdiğim...
lonely nights,still loving you,love of my life............... nasıl şarkılardır.
Kayıtlı

It would be nice:
Take my hand
Just hold my hand
I'll take you there
Your pain will go away...
Thunder
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 508


I'm the lizard king, I can do anything...


« Yanıtla #2 : Ocak 12, 2009, 18:10 »

Still Loving You ile çok sevdiğim grup. Son albümleri Humanity-Hour I de müthiş Gülümseme
Kayıtlı

People are strange...
Léon
Şebokolik
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 141
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5,720


Draw your swords.


« Yanıtla #3 : Ağustos 11, 2009, 16:55 »

Lonely nights süper  Gülümseme
Kayıtlı
hutautha
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 4
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 287



« Yanıtla #4 : Ağustos 22, 2009, 11:19 »

Send Me An Angel....bir yerlere götürür de geri getirmez....
Kayıtlı
sleepwalker
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 224
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9,375



« Yanıtla #5 : Ocak 25, 2010, 19:39 »

Scorpions Veda Ediyor

Dünyaca ünlü Alman hard rock grubu Scorpions, 40 yıldan fazla süren müzik kariyerine son veriyor.  Scorpions, kendi internet sayfasında yaptığı açıklamada, ''Yolun sonuna geldiğimiz konusunda anlaştık'' dedi.
1990'lı yılların başında ''Wind of Change'' gibi hit olmuş parçalara imza atan grup, Mart ayında çıkacak son albümleri ''Sting In The Tail'' ve Mayıs ayında Almanya'da başlayacak ve ''birkaç yıl sürecek'' dünya turunun ardından müzik kariyerlerine veda edeceklerini belirtti.

Scorpions grubu, gitarist Rudolf Schenker tarafından Hannover'de 1965 yılında kurulmuştu. Şarkıcı Klaus Meine, birkaç yıl sonra gruba katılmıştı. Schenker ve Meine 61 yaşında.
Kayıtlı
hutautha
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 4
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 287



« Yanıtla #6 : Ocak 25, 2010, 21:14 »

Umarım Türkiye'ye de gelirler.
Kayıtlı
Ocean IQ
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 264



Site
« Yanıtla #7 : Ocak 29, 2010, 18:20 »

ayrılcaklarını duyduğumda çok üzülmüştüm sonuçta efasane gruplardan ortalık tamamen saçma sapan gruplara kalıyor yavaş yavaş Üzgün
Kayıtlı
şebo-ist
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15



« Yanıtla #8 : Ocak 30, 2010, 00:41 »

klause meine , rudolph schenker ah biri babam olsaydı bee Kahkaha bad boys running wild , big city nights , Still loving you dinleyin bence
Kayıtlı

Come As You Are..
Lauter Laute
Şebokolik
Daimi Üye
*****

Teşekkür Sayısı 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #9 : Mart 07, 2010, 03:03 »

dağıldıklarını duydugumda çok üzülmüştüm.. Üzgün böyle iyi grupların neden dağıldıklarını anlayamıyorum. umarım son bi turne yaparlarsa türkiyeye de gelirler.
Kayıtlı

"Hiç kimse barışa tam olarak bir şans vermedi. Gandhi denedi, Martin Luther King denedi ama ikisi de vuruldu."

John Lennon


  Şebnem Ferah.. ♥     
Thunder
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 508


I'm the lizard king, I can do anything...


« Yanıtla #10 : Mart 21, 2010, 18:21 »

Belki sağlık sorunları,belki başka bişey. Ama Sting In The Tail albümünü sabırsızlıkla bekliyorum.
Müziğe karşı her zaman aynı tutkuya sahip olduk. Yapacağımız albüm kariyerimizin en iyi albümlerinden biri olacak ve işimizi zirvede bırakmak istiyoruz demişler kendileri.
Kayıtlı

People are strange...
rockingirl
Tv Ekibi
Sebocu
*****

Teşekkür Sayısı 93
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,983


Reyhan Demir


« Yanıtla #11 : Eylül 16, 2010, 22:26 »

SCORPIONS VEDA KONSERİ



02 EKİM CUMARTESİ MAÇKA KÜÇÜKÇİFTLİK PARK

Dünya Rock müzik tarihinde altın bir sayfa kapanıyor.

Son albümlerinin piyasa çıkması ve 3 sene boyunca 5 kıtayı kapsayan Mammoth turnesi sonrasında dünyanın en büyük Rock gruplarından SCORPIONS, kariyerine son verecek.

“Geçtiğimiz aylarda yeni albümümüz üzerinde çalışırken, çalışmamızın hala ne kadar yaratıcı &güçlü olduğunu ve birlikte olmaktan hala çok büyük keyif aldığımızı fark ettik” diyor Klaus Meine ve ekliyor “SCORPIONS’un sıra dışı kariyerini yüksek bir noktada sonlandırmak istedik. Müziğe olan tutkumuzun hala ilk günkü kadar güçlü olduğu için şükran borçluyuz”

“3 sene boyunca 5 kıtada sürecek turnemiz inanılmaz olacak” diyor Rudolf Schenker “ Böylelikle dünyanın dört bir yanındaki hayranlarımızla son kez buluşup onlara veda edebileceğiz” ve ekliyor…
“Müziğe başladığım ilk gün birçok hayalim vardı.. Ve bugüne dek hayal edebileceğimden çok daha fazlasını gerçekleştirdim”
40 yıllık müzik serüvenleri boyunca SCORPIONS 100 milyondan fazla albüm sattı ve birçok ödülü evine taşıdı.


Efsanevi “Wind Of Change” parçaları Demir Perde’nin yıkılışının marşı haline geldi.
“Send Me An Angel”,”Still Loving You”,”Hurricane”,”Always Somewhere”,”Humanity” ve daha birçok ölümsüz parça tüm Dünyada yüz milyonlarca müzikseverin kalbinde fırtınalar estirdi.

Grup son olarak 22 Ağustos 2008’de yine bir UNILIFE Organizasyonu ile Türkiye’de ki 8000’i aşkın hayranıyla buluşmuştu.

Dünya rock müzik tarihine adını altın harflerle kazıyan SCORPIONS çağının son Dünya turnesi grubun anavatanı Almanya’da başlayacak.
SCORPIONS’un ülkemizdeki hayranlarıyla gerçekleştireceği son buluşma ise 02 Ekim Cumartesi akşamı Maçka Küçükçiftlik Parkında gerçekleşecek.


Scorpions

YER:           Maçka Küçükçiftlik Park
ZAMAN:       02.10.2010 / 20:00
Deluxe Lounge: 400,00 TL(Sınırsız Yerli/Yabancı içki ve snack ikramlar dahildir.Deluxe lounge sahneyi tam karşıdan gören yüksek bir platform alandan oluşmaktadır.))
Normal:       89,00 TL
Sahne Önü: 215,00 TL


NOT: 20 Eylül'den itibaren bilet fiyatları artacaktır.
Kayıtlı

İnstagram @reyhandemirr
sebokolikbeyza
Melek
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 54
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2,424


Üzgünüm... Özledimm..


« Yanıtla #12 : Ağustos 17, 2012, 17:34 »

Lonely nights süper  Gülümseme
lonely nights, still loving you, send me an angel bunlar mükemmel şarkılar Gülümseme ama bi tane var kı o benim tüylerimi diken diken eden bi şarkı wind of change Gülümseme)) herkes scorpionsa dinlemeli ve wind of change i es geçmemeli Gülümseme)))
Kayıtlı

Take me to the magic of the moment
 On a glory night
 Where the children of tomorrow share their dreams
 With you and me
 Take me to the magic of the moment
 On a glory night
 Where the children of tomorrow dream away
 In the wind of change

 ...
sebokolikayicik
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #13 : Ağustos 23, 2012, 12:22 »

lonely nights, still loving you, send me an angel bunlar mükemmel şarkılar Gülümseme ama bi tane var kı o benim tüylerimi diken diken eden bi şarkı wind of change Gülümseme)) herkes scorpionsa dinlemeli ve wind of change i es geçmemeli Gülümseme)))

tamamen ayni dusunuyorum Gülümseme kuzenim ben kucucekken wind of change'i dinletti ve o zamandan eri hayranım Gülümseme
Kayıtlı

So close, no matter how far
Couldn't be much more from the heart
Forever trusting who we are
and nothing else matters
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı