Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Blind Guardian  (Okunma Sayısı 1785 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Nosebleed
Ziyaretçi
« : Mart 18, 2007, 12:12 »

Blind Guardian'ın uzun ve zor yolu Krefeld kasabasında 1985 yılında başladı. O yıl André Olbrich okul arkadaşı Hansi Kürsch'e kurdukları küçük gruba katılmasını önermişti. Grubun adı "Lucifer's Heritage" idi. Birkaç değişiklikten sonra grup bu güne kadar gelen kadrosunu oluşturdu. Bu dört ozan; Hansi Kürsch (vokal ve bass), André Olbrich (lead gitar), Magnus Siepen (ritim gitar) ve Thomas Stauch (davul).

Aynı sene çıkardıkları ilk demoları "Symphonies Of Doom" underground eleştirmenler tarafından çok başarılı bulundu. 1986'da çıkardıkları ikinci demoları, "Battalions Of Fear" onların No Remorse Records ile anlaşmalarını sağladı.

1987 sonlarında kayıt ettikleri ikinci demolarıyla aynı adı taşıyan ikinci albümleri "Battalions Of Fear", No Remorse etiketiyle 1988 yılında piyasaya sürüldü. Bu zamanda müzikleri Queensyrche ve Helloween gibi ünlü grupların etkisinde kalmıştı.

1989 yılında ikinci albümleri "Follow The Blind"ı çıkardılar. Bu albümde Kai Hansen "Valhalla" ve "Hall Of The King" şarkılarında gitar ve vokal olarak katıldı.

Asıl Blind Guardian tarihi 1990'de çıkan "Tales From The Twilight World" albümüyle başlıyordu. Bu albümde Blind Guardian diğer gruplarla karşılaştırılmayacak hale geliyor ve kendine özgü tarzını kazanıyordu. Bu albümdeki önemli bir nokta da albüm kapağının Andreas Marschall tarafından çizilmesiydi. Bu kapak aynı sene en iyi metal albüm kapağı seçilecekti. Bu albümde önceki albümlerdeki gibi Kalle Trapp prodüktörlük yaptı.

Bundan sonra Blind Guardian büyük bir atak yaparak daha büyük bir şirket olan Virgin Records ile anlaştı. Bunu 1992'deki "Somewhere Far Beyond" adlı dördüncü albümleri izledi. Bu albüm sayesinde Blind Guardian dünya çapında tanındı.

1993 yılında güneşin yükseldiği ülke Japonya'da kaydettikleri ilk ve şu ana kadar tek konser albümleri olan "Tokyo Tales"i piyasaya sürdüler. Bu albümden sonra bir çok grup Tokyo'yu konser mekanı olarak seçti.

1994 yılında geçmişteki albümlerine prodüktörlük yapan Kalle Trapp ile bağlarını koparıp başarılı Metallica albümlerinde imzası bulunan Flemming Rasmussen ile yollarına devam ettiler.

Başarılı EP'leri "A Past And A Future Secret"tan sonra 1993 Nisan'ında "Imaginations From The Other Side" kaydedildi.

İkinci EP'leri "Mr. Sandman"den sonra 1996 yılında "Forgotten Tales" adlı coverlardan ve remixlerden oluşan biraz da deneysel bir albüm piyasaya sürdüler.

2 Mart 1998 tarihinde üçüncü EP'leri "Mirror Mirror" hazırdı. "Mirror Mirror" mükemmeldi. Herkes çıkacak albümü bekliyordu.

27 Nisan 1998'de beklenen an gelmişti. "Nightfall In Middle Earth" çıkmıştı. Bu Blind Guardian'nın ulaştığı en üst noktaydı. Otoriteler hemfikirdi: Albüm mükemmeldi! John Ronald Reuel Tolkien'in "The Silmarillion" adlı kitabı üstüne çıkarılmış bir konsept albüm olan "Nightfall In Middle Earth"ün prodüktörlüğü Blind Guardian yapmıştı. Albüm Alman listelerinde 7. sıraya kadar yükseldi. Bu bir metal grubunun uzun zamandır erişemediği bir başarıydı
Kayıtlı
lynnmel
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 896



« Yanıtla #1 : Haziran 22, 2008, 10:28 »

dinleyin uçun!!!söyleyecek söz bulamıyorum.nightfall,bard's song sadece bunlar değil hepsinii dinleyin!!
Kayıtlı

It would be nice:
Take my hand
Just hold my hand
I'll take you there
Your pain will go away...
Thunder
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 508


I'm the lizard king, I can do anything...


« Yanıtla #2 : Ağustos 05, 2009, 14:43 »

dinleyin uçun!!!söyleyecek söz bulamıyorum.nightfall,bard's song sadece bunlar değil hepsinii dinleyin!!
İndiremedim bi' türlü. Bende de sadece o şarkılar var Sırıtan Ama ikiside çok güzel şarkılar. Senin hatırın için dinleyelim bakalım hepsini :p Gülümseme
Kayıtlı

People are strange...
Finally Free
Moderator
Sebocu
*****

Teşekkür Sayısı 42
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,664



« Yanıtla #3 : Ağustos 23, 2010, 13:37 »

'To France' diye bir şarkıları vardır ki söylerken çok çok  eğlendiğim nadir şarkılardandır benim için.
Yalnız baya bir ihmal etmişim ben bu grubu 2010'da albüm çıkarmışlar meğersem , haberim yok.To france'i anımsayınca yeniden ,dinlenecekler listeme almaya karar verdim Blind Guardian'ı . Üniversite yıllarımda müzik listemden düşmeyen bu grubu bana bu denli unutturan ne olabilirdi hatırlamıyorum ancak unutulmayı hak eden bir grup değiller.

Evet hak ettikleri değeri verme yolunda ilk adımı atıyorum ve işe yeniden to france dinlemekle başlıyorum. Gülümseme
Kayıtlı

If I could have my wasted days back
Would I use them to get back on track?
Stop to warm at karmas burning ,
Or Look ahead, but keep on turning.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı