Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: AC/DC  (Okunma Sayısı 5217 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Aces_High
Ziyaretçi
« : Temmuz 26, 2007, 21:41 »

AC/DC 1973 yılında Angus Young ve Malcolm Young tarafından Sidney, Avustralya''da kurulmuş rock''n roll grubudur. Grup dünya çapında 150 milyondan, ABD''de 68 milyondan fazla albüm satmış, en başarılı hard rock gruplarından biri kabul edilmiştir.[1] 1980''deki albümleri Back in Black, yalnız ABD''de 21 milyon, dünya çapında 42 milyon kopya satmış,[2] tüm zamanların en çok satan 2. albümü, bir grup tarafından yapılan en çok satan albüm olmuştur.[3]

Grup albüm kayıt ettikleri dönem boyunca iki farklı solist ile çalışmıştır. Hayranları grubun tarihini Bon Scott dönemi (1974 - 80) ve Brian Johnson dönemi (1980 - günümüz) olarak ikiye ayırırlar.

AC/DC görkemli müziğiyle olduğu kadar konserleriyle de büyük bir gruptur. Daha başlangıçta konserleri gerçek birer şov halini almıştı. Özellikle Angus’un sahnedeki çılgın hareketleri, bir zaman sonra grubun vazgeçilmez eğlencelerinin başında yer almaya başlamıştı. Onun sahnedeki çılgın hareketlerine daima yenileri eklenerek grup bugünlere geldi. AC/DC gitarist Malcolm Young’un grubu (Amerika’dakiyle hiç bir ilgisi olmayan) The Velvet Underground dağıldıktan sonra, 1973’te Avustralya’da kuruldu. Küçük kardeşi Angus’u da eğitip yanına lead gitarist olarak aldıktan sonra grup Sidney çevresinde küçük tur ve konserler vermeye başladı. Ablası Angus’a sahnede okul kıyafetlerini giymesini önerdiğinde o sadece 15 yaşındaydı; ki bu görüntü zamanla grubun "olmazsa olmazlarından" oldu. Henüz Sidney’deyken "Can I Sit NextTo You" isimli singleları, Easybeats’in eski üyesi ağabeyleri George Young ve bir kaç arkadaşının yardımıyla çıktı.

Ertesi sene grup, davulcu Phil Rudd ve basçı Mark Evans’ın da gruba katılmasıyla Melbourne’a yerleşti. Vokalist Dave Evans sahneye çıkmayı reddettiğinde, az rastlanan bir olayla, grubun şoförü Bon Scott vokalist oldu.

Scott daha önceleri Avusturyalı pop gruplarından Fraternity ve Valentines’te de davulcuydu. Ama onun grubun başarısındaki asıl payı, halka grubu vahşiler gibi tanıtması oldu. Başı polisle sık sık derde giren Scott sayesinde grup Avustralya’da büyük tepkiler almaya başladı. Müzik yaşamları boyunca, haylaz bir eğlence duygusuyla karışık, vahşi akımları desteklediler. Grup Avustralya’da, ’74 ve ’75 yıllarında iki albüm piyasaya çıkardı: High Voltage ve TNT. Bu iki albümdeki şarkılarla High Voltage albümünün ’76’da çıkan Amerika ve İngiltere sürümlerini oluşturuldu, grup ayrıca bu iki ülkede turnelere çıktı. "Dirty Deeds Done Dirt Cheap" yıl sonunda çıktı. 1977’nin başında Evans grubu terkederken yerini Cliff Williams aldı. Aynı yılın sonbaharında, AC/DC, onları ilk defa Amerikan listelerine girmelerini sağlayan "Let There Be Rock" albümünü çıkardı.

1978 ilkbaharında çıkan "Powerage", grubun hayranlarının iyice artmasının sağladı- bunun oluşmasında izleyicileri tek kelimeyle coşturan konser gösterilerinin de en az albüm kadar katkısı oldu. Aynı yıl, bu konser görüntüleri "If You Wany Blood, You’ve Got It" adıyla satışa sunuldu. Ama grubu asıl üne kavuşturan, ertesi sene gelen ve satışı ilk kez milyonu aşarak Amerika’da 17.liğe, İngiltere’de ise sekizinciliğe yükselen "Highway to Hell" oldu. AC/DC’nin bu hızlı çıkışı 20 Şubat 1980’de Bon Scott’un, resmi raporlara göre ölümüne alkol alarak hayata veda etmesiyle darbe aldı. Mart ayında Scott’un yerine Brian Johnson geldi. Bir ay sonra grup, dağılmadıklarını müjdeleyen, sadece Amerika’da 10 milyondan fazla satan en büyük çalışmaları, Back in Black albümünü doldurdu. AC/DC, sonraki yıllarda, Amerikan listelerinde ilk sıralara yerleşen "For Those About to Rock We Salute You" ile dünyanın en geniş rock toplulukları arasında yer aldı. 1982’de Rudd da gruptan ayrıldı, onun yerini bir başka İngiliz Simon Wright aldı.

1983’teki "Flick of the Switch"in ardından, topluluğun maddi dayanakları bozulmaya başladı ancak bu kötü gidişatı 1990’larda, müzik dünyasında çok büyük ses getiren "Thunderstruck" parçasının da içinde bulunduğu "The Razor’s Edge" ile tersine çevirmeyi başardılar. Bu yıllarda ’70 ve ’80’lerdeki kadar başarılı olamamalarına rağmen, bir kuşağın kılavuz grubu olduklarını göstermişlerdir. 1995 sonbaharında onaltıncı albümleri "Ballbreaker" çıktı. Rick Rubin tarafından çıkarılan bu albüm AC/DC’nin müzik hayatındaki belki de en olumlu eleştirileri aldı. Bu albüm Amerikan listelerine 4. sıradan girdi ve ilk altı ay içinde bir milyonu aşkın sattı.

Grup ilk günkü yaklaşımlarını koruyarak kökü rock’n’roll, hard rock ve yer yer blues’a dayanan müziğini yapmayı sürdürüyor; ısrarla. Başlangıçta iki İskoçyalı ve üç Avustralyalı dan oluşan grupta bugün Avustralyalılar yerine üç İngiliz var. AC/DC’nin bugünlere gelmesinde kuşkusuz Angus ve Malcolm Young kardeşlerin ve beklenmedik bir şekilde gruba katılan Bon Scott’un büyük payları var.

Efsanevi grup Bon Jovi''nin gitaristi Richie Sambora bir roportajinda ona birini ayartmak icin hangi sarkiyi dinletirsiniz diye sorduklarinda onun cevabi aynen su olmustur:" AC/DC''nin Back in Black''ini. Eger sevismek istiyosan, bunu calmalisin. Tum zamanlarin en romantik albumu degil ama birisini otel odasina atmak icin bicilmis kaftan. Ama eger birisiyle biraz daha romantik bir zaman gecirmek istiyosan Rod Stewart''tan herhangi bir sey dinletirim. Onun cogu calismasi hos bir romantizm iceriyor." diyerek AC/DC''nin nasil bir grup oldugunu bize biraz da olsun hissettirmektedir. ---Arman---Bon Jovi Biografyasi 2000

Kayıtlı
ikoloji
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 10
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 410


MEcazİ öLü


« Yanıtla #1 : Eylül 10, 2007, 13:10 »

tnt harika bi şarkı tonk haws dada çalıo oyunu baya neşeli oluo arasıra dinlerim !
Kayıtlı

Ben ağlamazdım senden önce
Sen hep üzerdin zoru görünce
Ben nefessiz kaldım sen gidince
Sen kalpsiz kaldın bensiz gidince
yhvh
Banlanmis Üye
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı -200
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 270


« Yanıtla #2 : Ekim 23, 2007, 18:02 »

hiç dinleyemediğim bir grup...çocukça geliyor ~
Kayıtlı
Nightrain
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 23


« Yanıtla #3 : Aralık 21, 2009, 22:54 »

Sıkı grup, en azından Back in Black albümlerini dinleyin, dolambaçsız, net bir rock & roll yapıyorlar. Rock müziğin saf hali de diyebiliriz.
Kayıtlı

All my plans, they fell through my hands
They fell
Through my hands, on me---
All my dreams, it suddenly seems
It suddenly seems
Empty
melodit
Narrator
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 18
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,028


OD


Site
« Yanıtla #4 : Ocak 03, 2010, 03:09 »

yaptıkları müzikle birçok müzisyene ilham veren bir grup için 'çocukça' denmesi ilginç Gülümseme
Kayıtlı

Müzmin Müzisyen Karizmatik
Finally Free
Moderator
Sebocu
*****

Teşekkür Sayısı 42
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,664



« Yanıtla #5 : Ocak 18, 2010, 17:36 »

Melodit'e katılıyorum.Ayrıca , Dinlemeyenler için büyük kayıp.  ac/dc 'nin bence birçok şarkısı gelmiş geçmiş en iyi rock parçaları arasında gösterilebilir.
bkz: highway to hell , TNT
Kayıtlı

If I could have my wasted days back
Would I use them to get back on track?
Stop to warm at karmas burning ,
Or Look ahead, but keep on turning.
Lauter Laute
Şebokolik
Daimi Üye
*****

Teşekkür Sayısı 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #6 : Ocak 18, 2010, 17:44 »

Her zaman farklı bir yere koyduğum gruplardan Gülümseme çocukça diyen arkadaşın avril lavigne dinlemesine şaşırmadım Kahkaha

"God said let there be rock, and there was AC/DC" Gülümseme
Kayıtlı

"Hiç kimse barışa tam olarak bir şans vermedi. Gandhi denedi, Martin Luther King denedi ama ikisi de vuruldu."

John Lennon


  Şebnem Ferah.. ♥     
Finally Free
Moderator
Sebocu
*****

Teşekkür Sayısı 42
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,664



« Yanıtla #7 : Haziran 25, 2010, 15:28 »

Canım çok sıkkınken ya da tembelliğim üzerimdeyken , enerji amaçlı ac/dc dinlermek gibisi yok. Gülümseme

Canlı canlı dinlemeyi en çok istediğim 5 gruptan biri.
Ama ısrarla gelmiyorlar Türkiye'ye.

Kayıtlı

If I could have my wasted days back
Would I use them to get back on track?
Stop to warm at karmas burning ,
Or Look ahead, but keep on turning.
Thunder
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 508


I'm the lizard king, I can do anything...


« Yanıtla #8 : Haziran 25, 2010, 17:12 »

hiç dinleyemediğim bir grup...çocukça geliyor ~
Hiç dinlemeyen birine nasıl çocukça gelebilir onu anlamadım.
Şüphesiz en iyi rock grubu. Okulda feci şekilde başım ağrırken, derste müzikken,hocada müzik dinlememiz için izin vermişken Tnt açıp başımın ağrısı dindiren grup. O günden sonra ilacım oldu. Pek severim
Kayıtlı

People are strange...
sebokolikayicik
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #9 : Ağustos 23, 2012, 12:30 »

ritim gitarlarını cok severim Gülümseme
Kayıtlı

So close, no matter how far
Couldn't be much more from the heart
Forever trusting who we are
and nothing else matters
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı