Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: MTV Exclusive: Şebnem Ferah  (Okunma Sayısı 22178 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ocean IQ
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 264



Site
« Yanıtla #60 : Ocak 15, 2010, 17:53 »

http://www.mtv.com.tr/satellite.aspx
burda aradığın bilgileri bulabilirsin
Kayıtlı
Lauter Laute
Şebokolik
Daimi Üye
*****

Teşekkür Sayısı 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #61 : Ocak 16, 2010, 00:16 »

2.röportaj kaydedilip siteye konulacak mı ben izleyemeyeceğim de?
Kayıtlı

"Hiç kimse barışa tam olarak bir şans vermedi. Gandhi denedi, Martin Luther King denedi ama ikisi de vuruldu."

John Lennon


  Şebnem Ferah.. ♥     
ozlem35_
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 106
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,388



« Yanıtla #62 : Ocak 16, 2010, 09:28 »

İlla tv.den izliyeceğim diyorsanız  Sırıtan Bugun 14.30da tekrarı vardır.. Masum
Kayıtlı
najj
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 42



« Yanıtla #63 : Ocak 16, 2010, 15:13 »

İzledim bi' ara reklam girdi kanalı değiştirdim birazını kaçırdım:D Toplam 20dk. falandı çok güzeldi.)
Kayıtlı
Lauter Laute
Şebokolik
Daimi Üye
*****

Teşekkür Sayısı 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #64 : Ocak 16, 2010, 15:51 »

kaydeden var mı? Üzgün

İlla tv.den izliyeceğim diyorsanız  Sırıtan Bugun 14.30da tekrarı vardır.. Masum

bugünkü yeni bir röportaj değil miydi?  Masum
Kayıtlı

"Hiç kimse barışa tam olarak bir şans vermedi. Gandhi denedi, Martin Luther King denedi ama ikisi de vuruldu."

John Lennon


  Şebnem Ferah.. ♥     
Ocean IQ
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 264



Site
« Yanıtla #65 : Ocak 16, 2010, 17:45 »

kaydeden var mı? Üzgün

İlla tv.den izliyeceğim diyorsanız  Sırıtan Bugun 14.30da tekrarı vardır.. Masum

bugünkü yeni bir röportaj değil miydi?  Masum
yepyeni  röportajdı öncekiyle bi alakası yoktu izleyemeyenler için kısaca konusu ;şebo ilerleyen zamanda unplugged bir dvd yapmayı düşündüğünü açıkladı(tahminimce mtv unplugged olabilir ),albümden,eurovisiondan,dünyaya açılmaktan ,ekipten,konserlerden falan konuşuldu çok güzeldi
Kayıtlı
evilangel
Σviረ ለռցΣረ
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 72



Site
« Yanıtla #66 : Ocak 16, 2010, 17:53 »

çok güzldi:"şebo" =)))
Kayıtlı

İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır...
Lauter Laute
Şebokolik
Daimi Üye
*****

Teşekkür Sayısı 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #67 : Ocak 16, 2010, 17:54 »

kaydeden yok mu? Üzgün Üzgün
Kayıtlı

"Hiç kimse barışa tam olarak bir şans vermedi. Gandhi denedi, Martin Luther King denedi ama ikisi de vuruldu."

John Lennon


  Şebnem Ferah.. ♥     
evilangel
Σviረ ለռցΣረ
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 72



Site
« Yanıtla #68 : Ocak 16, 2010, 18:01 »

şebokolik tv'ye yüklenir sanıyorum
Kayıtlı

İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır...
Lauter Laute
Şebokolik
Daimi Üye
*****

Teşekkür Sayısı 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #69 : Ocak 18, 2010, 17:15 »

Hala yüklenmedi acaba yüklenmeyecek mi? Üzgün
Kayıtlı

"Hiç kimse barışa tam olarak bir şans vermedi. Gandhi denedi, Martin Luther King denedi ama ikisi de vuruldu."

John Lennon


  Şebnem Ferah.. ♥     
Ocean IQ
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 264



Site
« Yanıtla #70 : Ocak 19, 2010, 02:39 »

sanırım kaydedilmedi
Kayıtlı
Paranoid
∫chizophren
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 190
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,735



Site
« Yanıtla #71 : Ocak 20, 2010, 01:56 »

http://tv.sebokolik.com/medya/sebnem-ferah-mtvde-yayinlanan-exclusive-programinda/
Kayıtlı

Ah, ha, ha, ha, stayin' alive, stayin' alive.

 
Lauter Laute
Şebokolik
Daimi Üye
*****

Teşekkür Sayısı 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 821



« Yanıtla #72 : Ocak 20, 2010, 16:55 »

teşekkürler ama bunu izlemiştim 16'sında yayınlanandan bahsediyordum Gülümseme
Kayıtlı

"Hiç kimse barışa tam olarak bir şans vermedi. Gandhi denedi, Martin Luther King denedi ama ikisi de vuruldu."

John Lennon


  Şebnem Ferah.. ♥     
MayınTarlası
Ziyaretçi
« Yanıtla #73 : Ocak 21, 2010, 00:04 »

Merakla beklenen son albümü “Benim Adım Orman” ın ardından büyük çıkış yapan Rock müziğin Türkiye’de beğenilerek dinlenen sanatçısı Şebnem Ferah, MTV Exclusive’e konuk oldu. MTV Türkiye sunucusu Alper Etiş’in sorularını cevaplayan sanatçı Eurovizyon’a bakış açısı ve müzikal hayatı ile ilgili MTV Türkiye’ye açıklamalar yaptı.

Eurovizyon’u müzikle bağdaştırmadığını ve bu konuda kendisiyle çatıştığını belirten sanatçı, müzikle ilgili hayatındaki herşeyi tüm samimiyetiyle MTV Türkiye' ye anlattı.

- “Benim Adım Orman” çok şey vaat eden bir isim… Yani kelime anlamıyla orman deyince sakin olabilir, dingin olabilir, fırtınalar olabilir, kargaşa karmaşa olabilir içinde. Ama yargı bu albümün daha sakin olduğu yönünde. Bir dinginlik söz konusu mu hakikaten?

Önce o şekilde algıladığınız için teşekkür ederim. Ben uzun beklentiler sonucu bir materyal dinlendiği zaman ilk yargıların zaman zaman eksik kalabileceği inananlardanım. Bu albümün içinde çok dingin bir iki tane parça var. Ama buna ek olarak “Mahalle” gibi “Merhaba” gibi çok benden duymaya alışkın oldukları tansiyonda parçalar da var. Bu aslında biraz her türlü şarkıya ev sahipliği yapan bir albüm oldu. Yani ne dingin deyip özetleyebilirim, ne de çok sert olduğunu söyleyebilirim. Her ne aranabilinirse ona dair birkaç şarkının bulunduğunu söyleyebilirim. Ama bu ne aranacağına dair yaptığım bir çalışma da değil... Hep söylüyorum, şarkıları yaptıktan sonra onların nasıl bir ifadesi olacağını aslında şarkılar kendileri belirler. O yüzden bu tip değişik şarkıların bir araya geldiği bir albüm oldu. Her türden şarkıya ev sahipliği yapıyor yani.

- Videodan bahsedelim. Kim çekti kaç günde çektiniz, nasıl çektiniz? Çok yoruldunuz mu her şeyi anlatır mısın?

“Yalnız” videosunu Ömer Faruk Sorak yönetmenliğinde yaptık. Bir gün içerisinde çektik. Benim ve grup arkadaşlarımın performanslarının yanı sıra oyuncu ve büyüklerimizde eşlik ettiler. Albüm çıkmadan önce Ömer Faruk Sorak’la birkaç kez görüştük. Hangi parçaya video klip yapacağımız çok önceden belliydi. Karşılıklı dinleyerek, fikir alışverişi yaparak biraz performans ağırlıklı olmasına ama birazcıkta şarkının sözel olarak anlatmak istediklerini çok fazla egzajere etmeden ama dokunan bir küçük tatlı hikayesi de olsun istiyorduk. Ömer Faruk Sorak zaten benim yıllardır çeşitli zamanlarda bir araya gelip çalıştığım bir yönetmen. Dolayısıyla son derece birbirimizi iyi anladığımız ve sonucundan da benimde hoşnut olduğum, zannediyorum ki kendiside öyle, bir gün içerisinde çektiğimiz bir çalışma oldu.

-Yalnız’ı çıkış şarkısı olarak seçmenizdeki etken neydi? Şarkının itici gücü neydi?

Stüdyoda parçaları kaydettikten ve miksledikten sonra benim için aslında herhangi bir arasında fark olmuyor. Önemli olan albümün geneli hakkında bir fikir vermesi oluyor, benim en önemli kriterim bu. Ancak bir albümü tamamladıktan sonra o albümün tüm taraflarının bir araya gelip dinlediği bir süreç oluyor. Yani plak şirketimin, benim, prodüktörün, hep beraber oturup dinlediğimiz ve fikirlerimizi paylaştığımız… O esnada hepimizin ortak beğenileri daha çok Yalnız’dan yana olunca bende zaten hepsini sevdiğim için... Yalnız’a yapmaya karar verdik.

-Bu soruyu sormak için biraz erken ama sen albümü eline aldığında ne hissediyorsun? Müzikal hayatında, yolculuğunda nerede duruyor “Benim Adım Orman”?

Şimdi tabiî ki son olarak yaptığım çalışma olduğu için ben ve o albüm arasında hala çok çok derin bir bağ var, uzaktan bakmama engel olacak kadar… Stüdyoda uzun vakitler geçirildiği zaman o parçaların neredeyse organlarına kadar hakim olursunuz. Yani normal kulakla dinleyebilmeniz için azıcık vakte ihtiyaç olur. Ben daha yeni yeni o vakte yetişiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki benim yıllardır aslında ne yapmaya ve yapmamaya çalıştığım bellidir. Her seferinde de bu yapma gayretinde olduğum şeyin iyisini, güzelini, teknik olarak en sağlıklı koşullarda kaydedilmiş ve en sağlıklı koşullarda işlenmiş halini müzikseverlere ulaştırmaya çalışıyorum. E tabiî ki işin içine yıllarla birlikte giren bir tecrübe ile ayağı yere sağlam basan bir oluşumda giriyor. Kendini belki daha iyi ifade ettiğini hissediyorsun yada zannediyorsun. Bütün bunları yakın zamanda yaptığım için, benim bundan on sene sonra müzikal yolculuğuma bakacak olduğumuzda nerede duracağını şimdi söylemem çok zor… Ama tatlı bir yerde olacağını umuyorum ve öyle hissediyorum.

-Kendi şarkılarını yapıyorsun ve senin hikayen bir yerde senden çıkıyor bizlerin hayatına giriyor. Kendine sakladığın ve bize söylemediğin şarkıların hikayelerin var mı?

Ohooo... Şöyle; benim bu parçaları zaman zaman kendinden yola çıkarak, zaman zaman başkalarından etkilenerek ama kendi eleğimden geçirerek yaptığım parçalar… Benim öncesinde uzun uzun düşünerek, planlayarak, tasarlayarak, projelendirerek yaptığım şeyler değil. Bunlar zaman zaman bizi bir şekilde etkileyen, ilham veren, aklınızın bir tarafına takılan, sizinle birlikte bir zaman geçiren sonra bir günde bir şarkı olarak ortaya çıkan duygular. Bunların bir hissiyat tarafı, sözel tarafı ve bir de melodik tarafı var. Bunları planlamak benim gibi bir müzisyen için inanın çok kolay değil. Daha doğrusu çok mümkün değil. Kolay doğru bir kelime olmadı. Kendime sakladığım demeyelim de... Ben şöyle bir eleme yapıyorum; parçaları belirlerken bir albüme girecek mi yoksa girmeyecek mi diye.. Kendi evimde kaydettiğim sistemde bir gün uyuyup ertesi gün dinlerken bana bir gün önceki kadar heyecanlı, etkileyici geliyorsa o parça üstünde çok fazla düşünmeden, tartmadan yani daha doğrusu hesap kitap yapmadan o parça albüme giriyor. Ama eğer etkilenmiyorsam o zaman girmiyor ve hatta parça gözüyle bakmıyorum.

-Bir karalama, bir eskiz gibi kalıyor bir yerde…

Geçmişte kalıyor. Belki ileride geri döndüğüm oluyor vs.. Belki içinde geçen cümle hala benim için değerli oluyor da gerisi değersiz oluyor. Değersiz demeyeyim yakın zamanda kullanmayı düşünmediğim bir materyal haline dönüşebiliyor ama çok içsel bir eleme sistemi var onu anlatmaya çalışıyorum.

-İlk albümden bu yana çok zaman geçti ve hep kendi şarkılarını söyledin. Şarkı yapma yetisi geliştirilebilir bir şey mi? Yani bu albümdeki şarkılara bakıp diğer eserlerinle kıyaslıyor musun ?

Ne yeni albümleri eskileriyle kıyaslarım, ne de yeni şarkıları eskileriyle kıyaslarım. Çünkü sizin kontrolünüz dışında bir şeyler yapmakla ilgili yeteneğiniz olabilir. Fakat büyüyorsunuz, gelişiyorsunuz, değişiyorsunuz etrafınızdaki koşullar değişiyor. İnsan faktörü diye çok değişken kocaman bir faktör oluyor elinizde. Hal böyleyken her parçayı kendi koşullarında, her albümü de kendi döneminin koşullarında değerlendirmeyi tercih ediyorum. Sorunun ilk kısmı çok hoşuma gitti. Şarkıyı geliştirmek öğrenilir bir şey midir diye.. Geliştirilebilir bir şey çünkü çok fazla hazırlanıyorsunuz yani o anlamda bir yatırım yapıyorsunuz kendinize. Kendinizi eğitmeye, geliştirmeye, müzik anlamında kendinizi genişletmeye çalışan bir tarafınız varsa bir müzisyen olarak, elbette yeni bir şeyler öğreniyorsunuz ve bunlar da yaptıklarınıza yansıyordur. Ama bunlar çok net çizgilerle etrafı çizilecek şeyler değil. Bir değişiklikler oluyor ama bunlar kimi zaman çok minik detaylarda gizli oluyor. Kimi zaman daha büyük değişiklikler olarak büyük kitleler tarafından algılanıyor. Çok kısaca özetleyecek olursam mutlaka bir değişim oluyor.

-Bundan önceki albümden bu yana yaklaşık dört yıl geçti. Arada da çok güzel bir DVD hediye ettin bize. Öyle ki Türkiye’nin en çok satan Türkçe konser DVD’si oldu benim bildiğim kadarıyla. Bunun için de tebrikler. Şunu soracağım tekrar böyle bir şeyin altına girer misin? Ve kendi rekorunu egale etmen gerekiyor…

Estağfurullah ya o benim herhangi bir rekor yada herhangi bir iddia ile yaptığım bir şey değildi. Ben albüm, DVD, konser yaparken şu çok net; sonuçla ilgilenerek hareket etmiyorum, süreçle ilgilenerek hareket ediyorum. O süreçten tat alıyorsam, eğleniyorsam zor günler geçirmeme rağmen o sırada... Her prodüksiyonun aslında çok zorlukları da oluyor. Ama o sırada ben müzikal olarak zevk alıyorsam, tatmin oluyorsam ki nerdeyse bütün müzikal yolculuğumu bu gerçek üzerine kurmuş biriyim galiba, o zaman sonuçlarının da genellikle güzel olduğunu zaten gözlemliyorum. Ama zaman zaman inişleri olabilir. Bazı albümler daha çok sevilebilir, bazı albümler daha az sevilebilir. Bu çok normal bir şey. Bir tanede o DVD gibi özellikle akustik bir konseri görsel olarakta, işitsel olarakta kaydedeceğim bir projeyi daha yapmak istiyorum. Hemen yakın gelecekte değil ama konser kaydı olarak planlarım arasında ilk olarak o var.

-Sana yurtdışı planların var mı diye çok soruldu benim okuduğum röportajlarda, izlediğim programlarda… Yine soracağım çünkü istiyoruz ki bizim böyle bir değerimiz aynı zamanda başka sektörlerde başka endüstrilerde de yer bulsun, takdir görsün. Bir değişiklik var mı görüşünde? Yani biraz pılımı pırtımı toplayayım bu iddaya girip bu cesareti gösterip gideceğim ve İngilizce albümler yapacağım diyor musun?

Bunları ne zaman, ne şekilde, nasıl bir platformda kullanırım kullanmam bunu bilmiyorum. Ama zaten hep şunu söylemiştim; bir şeyi hedefleyip onu bir düzen olarak görüp çalışmaktansa, bir şeyler yapıp onu bir hedef haline getirmek. Hem iyi dilekleriniz için teşekkür ederim, sağ olun. Bunu kim istemez, kim sadece ulusal sınırlar içerisinde kalmak ister yada kim bu sınırları genişletmek istemez. Ama özelikle benim yaptığım müzik türü olunca bunun siz çok daha iyi biliyorsunuzdur bazı projeler, büyük prodüktörler, büyük şarkı sözü yazarları, büyük müzisyenler bunların bu köşelerin bir araya gelmesiyle proje olarak yapılanabilinir. Ama bazı müzik türleri kendiniz üretiyorsanız, kendiniz söz yazıyorsanız, kendiniz o müziğin arkasında durmakla yükümlü olacaksanız altında tamamen sizin imzanız olacaksa sizin oradaki kültürü, komiklikleri, üzüntüleri, gelenekleri, genel insan hayatını, sosyal hayatı ve ekonomik hayatı birazcık algılamış olmak gerekiyor. Yani kısacası orada yaşamak gerekiyor... Yaşımız ilerledikçe bir takım sorumluluklarımız oluyor ve kendimize dair bir takım bağlılıklarımız olabiliyor. Ben bu ülkede müzik yapmayı çok seviyorum bunu üstüne basa basa söylemeliyim. Ama ne zaman böyle bir her şeye aralık verip gidip orada bir iki yıl hiçbir şey düşünmeden yaşayıp, gerçekten orada insanların nelere güldüklerini nelere ağladıklarını bilmek gerekiyor. Bunu kendi ülkem için hissedebiliyorum ve söz yazan biriyseniz bunun biraz da olsa gerekli olduğunu düşünüyorum. Ismarlama hiçbir şey yapmak istemediğim için bunları söylüyorum. Yoksa kısa cevabı tabiî ki isterim ama yani gerçekten mantıklı bir cevap vermem gerekiyorsa ne zaman böyle bir planı hayata geçirebilirim bilmiyorum ama tabiî ki çok isterdim ve isterimde...

-Bir de şunu sormak istiyorum Eurovision için yıllardır ismin geçiyor, anketler düzenleniyor Şebnem Ferah gitsin, funların istiyor ama ben açıkçası bir dinleyici olarak bir okuyucu olarak tam olarak senin cevabını bilmiyorum. İşin aslı astarı nedir?

Şimdi iki tarafı var bu konunun… İsminiz geçince garip bir şekilde sorunun “Acaba yapmalı mıyım?” diye düşünürken buluyorsunuz kendinizi. İsmimin geçtiğine bende şahit oldum birkaç kez. Bu konuyla ilgili benim geçmiş yıllarda aldığım bir teklif oldu zaten. O zaman hem takvimimizin pek müsait olmaması sebebiyle, hem de benim biraz düşünme sürem oluyor bunları konuşurken. Müzikle o veya bu şekilde pek bağdaştırmamamla ilgili, bir taraftan buradaki müzikseveri memnun etmeyi istemekle birlikte, bir taraftan kendimle çatıştığım için kabul etmekte zorlandım. Henüz müzikal yolculuğuna profesyonel olarak adım atmamış bir sürü müzisyen genç arkadaşlarımız da var ve aslında genel olarak o arkadaşlarımızın arasında yapılan bir yarışma bu… Belki de onların yapmasının biraz daha doğru olduğunu düşünüyorum. Bunlar benim duygu ve düşüncelerim.

-Tekrar albüme geri dönelim, benim favorilerim var az öncede söylediğim gibi.. Bu senin için çok zor ama sen ayırt ediyor musun bu albümdeki şarkıları?

Daha çok erken. Yani ben hakikaten hala on sene önce yaptığım albümdeki şarkıları bile ayırt etmekte zorlanabiliyorum. Hangisini daha çok seviyorum hangisini daha az o gibimi?

-Evet..

Hiç yok, her birini gerçekten.. Şöyle bir şey var; bir albüm yaparken stüdyoda ve öncesinde, parçaları tek başına çalışırken ve evde kendim kaydederken o sırada o parça hayatımdaki her şey gibi davranıyorum. Yani sanki hayatımın en önemli meselesi oymuş gibi... Buna nasıl söyleyeyim bir mecburiyet gibi değil de öylesine delicesine bir heyecanla yapıyorum. Böyle bir heyecanla bağlandığınız zaman, o parça o sırada gününüzün en önemli konusu olduğunda aradan yıllar da geçse sizin o parçaya dair bağınız baki kalıyor. O yüzden her parçanın da benim için hatıraları var. Biliyor musunuz bazı parçaları kaydettiğimiz haliyle değil, hani başka bir duygu beraberinde anımsar hale geliyorsunuz. Çünkü aradan yıllar geçiyor binlerce seyircinin ona kattığı sadece nicelik olarak varlıktan söz etmiyorum, duygusal olarak da benim için değişik bir anlamı olabiliyor. Bir şarkıyı Yağmurlar’ı düşündüğüm zaman benim kafamda çalan şey artık stüdyoda kaydettiğimiz hali değil. Başka bir duygu yoğunluğu... İşin içine bunlarda girdiği zaman ayırt etmek mümkün değil. Her birini çok severek yapıyorum sonrada çok severek hayatımda barındırıyorum.

-Bu albümde de aynı ekiple çalışmanın avantajlı olabileceğini tahmin ediyorum ama bizim tahmin etmediğimiz durumlarda ortaya çıkıyor mu stüdyoda? Çünkü yıllardır aynı kişiler, yıllardır aynı ekip..

Şimdi birbirinden yetenekli, birbirinden artistik becerileri kuvvetli olan bir sürü müzisyenin aslında zaman zaman yaşadığı bir şeydir. Bir arada olması çok büyük lüksler sağlar. Artık birbirinizi çok hızlı anlıyorsunuzdur, birbirinizi müzikal olarak da, insan olarak da çok iyi anlıyorsunuzdur ki bu ikisi zaten birbiriyle çok bağlantılı. Hızlı çalışabiliyorsunuzdur, hiçbir şeyi kişisel algılamak gibi bir sorun olmaz artık çünkü artık çok iyi dost olmuşsunuzdur yada çok profesyonelce davranabilir olmuşsunuzdur. Bunun zor tarafı stüdyo tarafında çalışırken ortaya çıkan bir şey değil. Her biri çok yetenekli birer insan olarak her birimizi kastediyorum yani grup arkadaşlarımı kastediyorum. Yıllardır çalıştığım Tarkan Gözübüyük var onu da kastediyorum ki ekibimiz daha geniş ve aslında diğer köşelerde olan arkadaşlarımız da çok eski... Uzun yıllardır hakikaten aynı ekip devam ediyor. Bunun zor olan kısmını yada olabilecek olan kısmını biz çok uzun yıllar önce zaten geride bıraktık. Bu bir seçimdir, her seçimin bir takım getirileri olur ve bir takım adapte olunması gereken sonuçları olabilir. Karşılıklı saygı, sevgi, nezaket, zaman zaman özveri bu tüm tarafların arzusuyla ve iyi niyetiyle olabilecek bir şey. Ben yıllardır onlarla beraber çalışmaktan çok mutluyum. Yani çünkü zaten benim çok sevdiğim bir şeyi daha zevk alarak yapmama sebep oluyorlar.Ve zannediyorum onlar adına da birazcık aynı tahminde bulunabilirim tüm grup arkadaşlarım ya da ekip arkadaşlarım adına. Zaman içinde tecrübe edindikçe bir şeyin zaten daha çok pozitif taraflarına odaklanmayı öğrenirsiniz. Biz bundan bu şekilde çok keyif alıyoruz. Yani ben herhangi bir şeyi müzikal yolculuğunun herhangi bir noktasında mecbur olduğum için yapmayı sevmiyorum. Zevk aldığım için yapmayı seviyorum. Her türlü zorluğa karşı mücadele etmeye hazırımdır ama almam gereken hazzı almam gerekir. Şimdiye kadar bu hep bu şekilde oldu. Yarın bir şeyler değişir mi bilmiyorum ama şimdilik her şey bu şekilde bana çok tatmin edici, eğlendirici ve anlamlı geliyor.

-Albüme dair, şarkılarına dair söylemek istediğin bir şey var mı?

Beni bu kadar sıcak karşıladıkları için çok teşekkür ederim. Çok yakın zamanda bir konser yaptık. Ben birtakım şeylerin etkisini daha net olarak konserlerde anlayabiliyorsunuz. Albüm çıkalı daha üç hafta oldu galiba ve biz de albümden yanlış hatırlamıyorsam son albümden dokuz parça çaldık. Bazı şarkıları, eski şarkıları çok elemek durumunda kaldık. Her bir şarkıya ben o sırada mikrofonu bıraksam baştan sona eşlik edebilecek kadar sıcaktılar. Çoktan biliyorlardı. Ben bundan çok etkilendim. Bu kadar sıcak bir karşılama umuyordum ama beklemiyordum. Her bir dinleyici arkadaşıma ki onları çok özlemişim tekrar sahnede teşekkür ettim ama bir kez buradan da çok teşekkür etmek istiyorum


(İzleyemeyenler Yeniden İzlemek İsteyenler İçin Video da Çok Yakında)
Kayıtlı
hapuseneb
---->Öğretmen<----
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 264



« Yanıtla #74 : Ocak 21, 2010, 00:22 »

İzleyememiştim malesef ama şimdi okuduğuma göre, her ne kadar bu soruları okuduğum an Şebo'nun vermiş olacağı cevabı baştan biliyorduysam da, yine de içimden ona sen birtanesin demek geldi Gülümseme
Kayıtlı

Şimdi uzak bir gülücük gibi olsanda
En uzaklar bile kalbimdir
Bir sen varsın dünyamda
Ne başkası ne de başka nefes
Eğer birgün ölecek olursam
Mirasım sana olan sevgimdir...
Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı