Sayfa: 1 ... 9 10 [11] 12   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zahter Şiirleri  (Okunma Sayısı 74614 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #150 : Ekim 19, 2008, 22:31 »

Kördüğüm

yüreğin, yüreğime kördüğüm
ne çözebilirim ne ayırabilirim
bir garip düştür sende gördüğüm
ne dalabilirim ne ayılabilirim

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #151 : Ekim 19, 2008, 22:32 »

Şiir

son defaymışçasına 
düşüme davet ettim gözlerini
içime çektim hayalini
sahurda içtiğim su gibi
iftar hiç olmayacaktı sanki

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #152 : Ekim 19, 2008, 22:32 »

Ayna

her sabah aynada
yeniden keşfettiğim yüzümde
bugün tanrıçaları kıskandıran
o büyülü gülüşünü buldum
sakladım siyah inci gibi
gün boyu göz bebeklerimde

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #153 : Ekim 19, 2008, 22:33 »

Tıraş

seferden kalkan
yaşlı geminin güvertesi
yüzümden topladığı yolcuları
koparıp götürür uzak limanlara

Abdullah ABALI

Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #154 : Kasım 18, 2008, 22:27 »

****

egeden esen sıcak rüzgar
pamuk tarlalarından
öğrendiği yumuşaklıkla
dokunuyor gönlümdeki hüznüme
taşıyor bir yalnız özlemin kokusu
can verip ovadaki incire bağdaki üzüme
aşıp yüce dağları çarpıyor yüzüme
ve hissediyorum bütün benliğimle
hasret dolu nefesinin efsunlu buğusunu

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #155 : Kasım 18, 2008, 22:27 »

*****

yokluğun içimde koca deniz
gözlerin orada bir gemi
geçiyor akıl kıyılarımdan sessiz sessiz
ve dağıtıyor gönül limanıma çöken sisli matemi
geçiyor buğulu ve yorgun
ardında ne ak köpük,ne de bir iz
geçiyor yolcusuz kaptansız kimsesiz
yavaş yavaş gidiyor rotası belirsiz
vakur seyrediyor menzili uzak
güvertesine konan beyaz martıdır yaşamak
inatla herkese her şeye rağmen yaşamak
ummak umursamak ve uzaklardan gelip kavuşmak

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #156 : Aralık 27, 2008, 15:48 »

Mayıs

otogar kahvesinde garip yalnızlık
paylaşılır mayıs gecesinde ay ışığıyla
ve ince belli bardaktaki kızıllık
ısıtır içimi olanca sıcaklığıyla

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #157 : Aralık 27, 2008, 15:50 »

Irmak

hasret gönlümde hızla akan ırmak
yakamozla taşıyor ayışığı yalnızlığı
kaybetmiş yatağını,çığırından uzak
besliyor şimdi bir hoyrat sazlığı

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #158 : Şubat 03, 2009, 18:40 »

Şiir Çıkmazı

yazdığım hiçbir kafiye
götürmüyor beni istediğim yere
elimde tutuyorum yokluğu
çıkmaz sokağındayım şiirin
sanki anlamsız bildiğim sözcükler
arkamda karanlığın sonsuzluğu
önümde kurmayı beceremediğim düşler
biran dursam beni alıp götürecekler
kesiliyor dermanım titriyor dizlerim
ansızın beliriyor önümde gözlerin
buğusunun içinde belli belirsiz siluetim
şavkı içime yansıyor hayalinin
buluyorum kaybettiğim istikametimi
ve geçip düşlerinin bana açtığı yoldan
kurtuluyorum bu çıkmaz sokaktan

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #159 : Nisan 12, 2009, 13:34 »

Buğulu Gözler

kapanmıyor bu gece gözlerim
bir özlem var içimde
uyutmuyor beni
bilmiyorum düşünüyor muyum
düşlüyor muyum yoksa seni
tek bildiğim
görmemdir baktığım her yerde
buğulu ay ışığı gözlerini

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #160 : Nisan 03, 2012, 19:10 »

İçimdeki Özlem

yakamozların döküldüğü uzak körfez
acaba anlatır mı bana içimdeki özlemi
takılır aklıma gözlerin günde bin kez
hangi gecenin siyahı zapt eder hayalimi

gök kubbenin maviye boyadığı bu deniz
acaba gösterir mi bana yüzünün aksini
titrer endamının ruhumda bıraktığı iz
hangi söz avutabilir şimdi benliğimi

her akşam ipek saçlarını okşayan imbat
acaba getirir mi bana biberiye kokusunu
çınlar sesin kulaklarımda her an her saat
hangi deva dindirir bu hasret duygusunu

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #161 : Nisan 03, 2012, 19:12 »

Esrarlı Rüyalar

yolunu kaybetmiş bilmem kaç kandilli süreyyalar
temmuz akşamında gelip gözlerinde durdu
kimsenin görmeye cesaret edemediği rüyalar
belirince mehtapta ruhunun aksi gerçek oldu

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #162 : Nisan 03, 2012, 19:13 »

İkimiz
bu şehrin bütün ışıkları sönünce
hayalindir odamın camında beliren
en aziz konuğum olur her gece
sıyrılıp bilinen mesafelerden
giriverir beynimin koynuna sessizce
haykırır özlemi içimden gelen
göz yaşım süzülüp yüreğime indiğinde
durur zaman duyulmaz tik-taklar saatlerden
yalnız iki kişi kalır anın bilincinde
biri sonsuzluğun ortasında ben, öteki bendeki sen

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #163 : Nisan 03, 2012, 19:14 »

Sevda Masası
yalnızım sanıyorken sevda masasında
kadehte gördüm ruhunun aksini yarin
kan kızıllığının ortasında
duruyordu o gülüşü ince ve narin

Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #164 : Nisan 03, 2012, 19:15 »

İhtilal
karışınca sesin sesime
bildiğim tüm dillerde ihtilâl olur
ve görünce gözlerimi gözünde
büsbütün konuşamam dilim lâl olur

Abdullah ABALI
Kayıtlı
Sayfa: 1 ... 9 10 [11] 12   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı