Sayfa: [1] 2 3 ... 12   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zahter Şiirleri  (Okunma Sayısı 74611 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zahter
Ziyaretçi
« : Temmuz 30, 2006, 16:46 »

SENİ SEVMEK
gözlerine bakmak
pusulasız denize açılmak gibi
derin bir mavilikte kaybolmak
ne yapacağını ne yöne
gideceğini bilmeden
telaşlı ilerlemek

gözlerine bakmak
dalmak gibi deryaya
eşsiz güzellikleri
nefessiz seyretmek
nereye bakacağını neye
dokunacağını bilmeden
şaşkın dalmak derinlere

ellerini tutmak
kelepçelenmek gibi
heyecan korku ve –aptalca –gurur duymak
ve başkasının istediği yönde
tutsak yürümek

saçlarını okşamak
buğday hasadı toplamak gibi
sonsuz bereketin verdiği sevinç
ve kazancın gülümsemesi yüzlerde
mütebbessim bakmak başaklara

seni sevmek
ölümden kaçmak gibi
yakalanacağını bilerek
-yakalanacağın kesin-
ve unutmak istemek gibi
bildiğin her şeyi
Abdullah ABALI
« Son Düzenleme: Mart 06, 2008, 20:29 Gönderen: going under » Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Temmuz 30, 2006, 16:47 »

DOLUNAY

seni düşünüyorum aya bakarak
ay sapsarı ay  yusyuvarlak
seni düşünüyorum yüreğim sızlayarak
lacivert bir gök yüzü uzanıyor
geceyi nergis kokusu kuşatıyor
yıldızlar gözlerimde parlıyor
seni düşünüyorum göğsüm daralıyor
gece biterken seher yıldızı
yalnız kalıyor gök yüzünde
bir tebessüm kalıyor yüzümde
seni düşündükçe uykularım kaçıyor
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Temmuz 30, 2006, 16:48 »

ADSIZ (SAKARYA PANSİYON)
Ölümün soluğudur yaşamak
Esir bıçak sırtında  
tepeden tırnağa hasret kesilirsin
soğuk Ankara akşamında

birileri seslenir içinden
duyarsın anlayamazsın
karanlık gecelerde içine
dert olur uyuyamazsın

pencerenden bir ışık
mülteci sınırı geçer gibi
giriverir odana
gözlerinin sığınmacısı olduğunda
düşer birkaç tuzlu damla
anlamlandıramazsın ağlarsın

bir ayrılık şarkısı çalar
kaçak getirdiğin radyonda
dansetmeğe başlar hüzünle ayrılık
aklına düşer hayali anarsın
ağlarsın, ağlarsın
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Temmuz 30, 2006, 16:49 »

İDAM GİBİ
hiçbir gece hiçbir karanlık beni
gözlerinin karası kadar ürkütmedi
demir parmaklıklar tutamadı
saçlarının hapsettiği gibi

hiçbir kelepçe hiçbir silah beni
sözlerinin yarası kadar incitmedi
dört duvar diz çöktüremedi
buğday tenin kokusu gibi

ölümün korkusu dolarken hücreme
göreceğim son şafak atmakta
bir isteğim var senden son anımda
beni sakın unutma,beni sakın unutma
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Temmuz 30, 2006, 16:49 »

GÜLEGÜLE
kaç zaman oldu bilemem
gözlerinde kendimi görmeyeli
ve buğusunda titremeyeli o ceylan gözlerin
akmayalı göz pınarlarından
kaç zaman
 
kaç zaman oldu bilemem
aynalarla konuşmaya başlayalı
duymayalı kadife sesini
söylemeyeli beraber şarkıların en güzelini
kaç zaman

kaç zaman oldu bilemem
umarsız yürümeyeli kırk ikindilerde
sırılsıklam içmeyeli Arnavut salebini
üşüyen ellerimi avucunda ısıtmayalı
kaç zaman
 
şimdi tüm aşkların kesiştiği
o ayrılık kavşağında mı aşkımız
hikayemizin sonu bu muydu
bu muydu büyük andımız
peki istediğin olsun
gidiyorum diyorsun
yolun açık olsun
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Temmuz 30, 2006, 16:50 »

ÖLÜM
Zor şey be şu ölüm
Gidene değil kalana koyuyor be gülüm

Gittiğinden beri değişen bir şey yok
Yine doğudan doğuyor güneş
Yine insanlar hain ve kalleş
Değişen tek şey her sabah sessiz geçen kahvaltım
Bir de hiç bozulmuyor yatağın


Gittiğinden beri değişen bir şey yok
Yine gök mavi toprak yağız
Yine sevgiler sahte aşklar manasız
Değişen tek şey bir tabak koyuyorum sofraya
Bir de hiç yıkanmıyor bulaşıklar

Gittiğinden beri değişen bir şey yok
Her şey aynı iyilerde kötülerde
Bir sen yoksun birde benliğimden bir parça
Sensizlik sessizliğim oldu
Hepsi bu

Zor şey be şu ölüm
Gidene değil kalana koyuyor be gülüm
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Temmuz 30, 2006, 16:51 »

GÖZLERİN
gözlerin dolunayda
gökyüzü kadar lacivert
gözlerin,gözlerin
akdeniz gibi derin
ve yakamoz Akdeniz’de
dolunaylı bir  gecede
işte suda duruyor gözlerin
gözlerin yıldızlar kadar uzak
gözlerin ay gibi parlak
ve ben gözlerine tutsak
gözlerin dağlar kadar mağrur
ve gurur ,gurur
gözlerinin ta içinde durur
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Temmuz 30, 2006, 16:52 »

Gecenin Sağır Sesi

umutsuzluk karanlığıma
umut yıldızları çakıyorum
güneş hiç doğmayacak biliyorum
biliyorum aydınlanmayacak bu karanlık
ama ay çıksa bana yeter

cehalet bardağımı
damlalarla dolduruyorum
hiç dolmayacak biliyorum
biliyorum bu su kandırmayacak beni
ama ağzım ıslansa bana yeter

boş sayfalara
umutlu şiirler yazıyorum
herkes göremeyecek bunları biliyorum
biliyorum yazılmayacak adım kitaplara
ama sen okusan bana yeter
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Temmuz 30, 2006, 16:52 »

SEN
aysız gece gibidir gözlerin
karanlık ve sessiz
ölüm kokar dört bir yanda
ölüm olur sensizlik
aysız gece gibidir gözlerin
bakınca
iliklerine kadar korkarsın
içinde kaybolur çıkamazsın
tüm sesler sağırdır orda
bağır, bağır duyuramazsın
aysız gece gibidir gözlerin
kahramanlığın yok olur bir anda
kıpırdayamazsın gözlerine baktığında
kendinden utanırsın
aysız gece gibidir gözlerin
şair olsan da
o geceyi anlatamazsın
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Temmuz 30, 2006, 16:53 »

En Zor Kelime

hani çıkmaz sanırsın sabaha gece
gökyüzünün maviliğini kıskanırsın
açamazsın perdeyi aydınlıktan korkarsın
bakamazsın gözlerine öleceğini sanırsın

aslında kendinden korkarsın
söylemeye utanırsın

birden sabah olur anlarsın
seversin gök yüzünün maviliğini
perdeyi açarsın aydınlığı içeri alırsın
bakarsın gözlerine gözlerinin ta içine
‘’seviyorum’’ demeye korkarsın

aslında kendinden korkarsın
söylemeye utanırsın
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Temmuz 30, 2006, 16:54 »

***

yokluğunu anlasaydım
varlığını tadardım
seni sensiz yaşamak
bana beni hatırlatır  

seni anlasaydım
kendime anlatırdım
cehaletim senden yana
ruhumu aydınlatır

ölmek mi zor yaşamak mı
hasret mi kavuşmak mı
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Temmuz 30, 2006, 16:55 »

Aşk

zor olan yaşamak mı?
Yaşamı anlamak mı?
ben gözlerini değil
bakışlarındaki manayı seviyorum

uzak olan yıldızlar mı
yıldızlara baktığın an mı
ben sözlerini değil
sözlerinden anladıklarımı seviyorum

kutsal olan aşk mı
aşkı paylaşmak mı
ben sana hayran olmayı değil
hayranlığımdan utanmayı seviyorum

güzel olan gözlerin mi
gözlerinden gördüğüm sen mi
ben seni değil
bendeki seni seviyorum
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Temmuz 30, 2006, 16:55 »

Şafak

bir gece daha sabaha kavuştu
güneşin doğuşu bile sancılı
gözlerim alev topu sabahı bekledim
yetmedi göz yaşım söndürmeye
diktim gözlerimi karlı karanlık tepelere
belki kar söndürür gözlerimi diye
turuncu bir ateş yumağı gibi
güneş tepelerin ardında gösterdi kendini
yanıyor gözlerim ruhum yüreğim
bir gece daha sabaha kavuştu
ben sana ne zaman? ne zaman?
 
Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Temmuz 30, 2006, 16:56 »

Olmayan sevgili

ben seni tanıyor muyum
seni hiç gördüm mü
peki nasıl böyle seviyorum seni
kanamayan bir bıçak yarası gibi
nerdesin nesin bilmiyorum ki

düşler kadar uzak, tuhaf hayal gibi
sevdiğim belki bilinmeyenin gizi
bir anlasam seni, bir tanısan beni
nerdesin nesin bilmiyorum ki

belki cümlelere sığmayan bir tanımsın
dipsiz bir uçurumda yankılan adımsın
kimse tanımıyor göremiyor seni
nerdesin nesin bilmiyorum ki

sen benim deliliğimsin şizofrenimsin
aklımsın ruhumsun bedenimsin
sen benim olmayan sevgilimsin
nerdesin nesin bilmiyorum ki

                              Abdullah ABALI
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : Temmuz 30, 2006, 16:57 »

Hırsız

bu sabah bir garip gökyüzü
biri onun maviliğini çalmış
haliyle maviliğini denizin
çalmış da gözlerine takmış
hırsızı tanıyorum ama söyleyemem
ben söylemesem bile
yakalayacaklar onu
bir kere baktın mı gözüne
anlıyorsun zaten
onun O olduğunu
Abdullah ABALI
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 ... 12   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı