Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ''Hg''den Şiirler  (Okunma Sayısı 41436 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #90 : Nisan 09, 2009, 20:02 »

Hg

Ucuzluktan çıktım alacak yok beni
Yarı fiyatından aşağıda veririz abla sesleri dağınık
Kokmuş sokak köpekleri gibiyim
Uğruna çöplüklerde dolaştığım
Sırtımda gecenin ağır topları
Uğursuzluk çöktü her tarafıma
Zıngıl zıngıl titriyorum
Genlerimden kalmaymış acı çekmek
Ellerimdeki nasırlar ortak kader imiş
Çıra gibi yandım şimdi
Ensemdeki ağrı hiç dinmeyecek
Ne vardı sanki oyunlar şart mı?
Güneş ıslak olmak zorunda değildi
En güzel yanmak herhalde
Cehennemin her köşesinde bağırarak
En azından suçlular düşecek hep
Limiti doldurmuşlar sokağından çıktığımda
Ellerimden akan kanlar sel oldu
Ruhum beyaz tertemiz
Kollarım vardı sevdiklerimden uzak
İnip inip çıkmak vuruldukça ağlamak zoruma gitti
Musluklarım açılmıştı en sonunda
İnsanlıktan çıktım
Nazikçe eğildim şimdi
Allah’a yalvarıyorum
Şarkılar Şebom dan benim
Kırıkları vardı etrafta kısa cümlelerle
Nedendir bilinmez yükseliyorum
Ecel son terlerini döküyor
Rüzgar uzağında güneşin denizlere yakın
Darmadağın olan hatıralar gözlerimden akıyor
Eh oldu bir kere vazgeçmek yok
Bıraktım akan çamur seline kendimi
Etekleri zil çalıyor şeytanların
Niyetleri yok olmak
Hg vardı bazen civa bazen hg
Garipti, herkesi anlamazdı boynu ağrırdı.

                        

Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #91 : Nisan 22, 2009, 21:00 »

Ben Senim (Ruhum)

Şarkılarında buldum ben kendimi
En güzeli yoktu hepsi bendim
Bırakmak geliyordu kendimi bazen
Niyetlerim hep iyiliken hep düşünmekten yana
Ellerimi her kıtırdattığımda
Mazgallarda bazen sen vardın aklımda

Fırtınamdın sen benim ne zaman estiğin belirsiz
Enlemiydin dünyamın şaşmazdın
Ruhumdaki aydın sen benim
Artık cümlelerim olmasa da yanardın
Hayatımın ışığıydın sen bendin ben sendim yanmayanlarda

Sıradağlarımdın sen benim
En yıkıcı depremlerimde beni ayakta tutan
Nikotinimdin sen benim en zehirsiz olanından
İçe içe doyamadım seni

Sırlarımdın kuytu köşelerimde
En içten dualarım bazen
Vurgunlarımdın depresif anlarımda
İncitmeden beni aydınlığa çıkaran
Yaprağıydın benim çiçeklerimin
O çiçeklerim benim
Ruhun olmasa ben de çırılçıplağım
Uçurtmalarla dolaşmak bazen ruhumu arayarak
Madalyonumsun boynumda kimsenin görmediği

Hah civayım ben biliyor musun?
Güneşim sensin ayım,gecem,gündüzüm sen…..


                                                                    Mustafa Hakan GÜLCAN
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #92 : Nisan 22, 2009, 21:02 »

biraz geç de olsa doğum günün kutlu olsun şebo
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #93 : Nisan 22, 2009, 21:09 »

 Olmasa

Yokluğunu istemezdim sopaların
Vıdıl vıdıl oynasınlar gecelerde gündüzlerde
Her parlak noktasında benekleri sırıtıyor
Çok acıyor bazen uzuyor
Kesip ateşe atmak geliyor içimden
Atıyorum
Kavramak güzel şey ne olsa farketmez
Yokluğunu istemem
Zarif düşlerle gözlerimin önünde perde bazen
Şiddet olur içimden duvarlara akan
Konserde uçurmak farkedilmeyi sağlamak
Hissetmektir şekillerini,boyutlarını
Yazmaktır belki içinden geldiği gibi
Zamana inat tehdit etmektir bazen
Kuytu köşelere inat
Alın yazısı kader içindir
Ben ondan çok uzak kalıyorum bazen
Yokluğunu istemezdim sayısının eksikliğini de
İkidir ve ondur gerçeği
Yokluğunu asla istemem
Şiddetim geldi yine zaman aşımı hızlı
Çuvaldaki bobindir,düğümdür.bükümdür
Hissetmekte güzeldir sıradağların ortasını
Bazen sıradağları
Haysiyet bazen sözdür
Geniş olsun ama yok olmasın

                                                           
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #94 : Mayıs 04, 2009, 20:39 »

Hani Şeytan

Küçük deliklerinde dolandığım şehrin
Yönü belliydi hep
Bazen ters dönme ihtimali vardı
Beynimin bağlantıları yer değiştirdiğinde
Yaşamın rengine bağlandım bazen
Hep aynı dönen oyunların içinde titredim
Yüz karalarım vardı benim
Onsekizimden sonra gelen
İçimden ağlamak geliyordu affedilmek bazen
Korkudan titremek
Zaman denilen hoş anlar değildi
Her mahallenin farklı kanalizasyonları vardı
Ülkeler,renkler,çeşitler boldu
Hisler aynı, denizler aynı, denizler farklı
Herkesin kendi içinde ağlayıp büyüttüğü denizler
Birikimleri, güçleri yenik düşmanlar bazen
Gözyaşı olamazdı her zaman
Bazen kandı akan damarlardan sıyrılıp sokaklara
Şüpheydi bazen fare kemikleri gibi
Güç dağlarda, nehirlerde, buzullardaydı
Güzellik insanın karşısında aynasında
Yalan uydurulmuş düşlerle yoğrulanlar vardı
Oyunları önceden hesaplanmış
Çıkarlar gereği inanmak gerekirdi
İnanmayanın yeri yoktu şehvet arsızlarının içinde
Küçücük çocukların içindeki hırstı bazen
Oynadıkları oyunun adı ölüm
Zafer kazanmak imkansızdı
Hep kaybeden kazanırdı
Kazanan yeni savaşlara hazır
Hırs şeytandı o benim içimde
Gizemli sayı belli onüçtü işte


                                                                          Mustafa Hakan GÜLCAN
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #95 : Mayıs 13, 2009, 20:09 »

Kararsız Kaldılar

Hangi uçurumun sonunda bırakmıştım ayaklarımı
Şimdi geri çekemiyorum
Sanki Mariana çukuruna kapıldım
Taviz vermek zoruma gidiyor
Beynimde ağrılar, sancılar, kırıklar
Bırakmak herşeyi gözlerden gayrı
Onlarada düşman oldum sonunda
Yalnız geçen ikinci gecede
Üşüyorum ölüyorum belki
Bu gidişle çok dönüş olur
Ölsem bugün
Yarın cenazemde kavgaya tutuşur imamlar
Biri der namazı böyle kılınacak
Başkası başka türlü ister.
Açık yeşili severim hayallerimle
Elmdeki kalem duvarlar fıstık yeşili       
Ben beyazım, belki ruhumda ölüyorum
Sonkez bıkmak yok
Kazanmayı, geri adım atmamayı özledim
Gözümde ağrılar kararsız
Bütün organlarım bağımsız çalışıyor
Çenem desen ne dediği belli değil
Hayat duraklamasın dönsün hızlıca
Yeni geceler istiyorum kendime
Hüzünlerden uzak tatlı, bazen heyecanlı
Sonumu bekliyorum elimdeki kırıklarla
Hayata veda etmek yok
Günahlarım hep benden yana


         
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #96 : Mayıs 29, 2009, 20:08 »

İhanetten Dönmekte Kârdır

Kara kazanları kaynatmak lazım artık
Ucuz irin  kokuları yayılmaya başlamalı etrafa
Vatanın her bucağında nöbet tutanların kanı değil
Satılık vatanı olduğunu düşünenlerin alyuvarları
Binlerce kez ezilmeli her alyuvarı

Memleketim çöplüğe dönüyor her geçen gün
Karmakarışık hesapları olanlar çoğunlukta
Ne anlarlar satılmışlıktan anlamam

Tabanın pislik oldumu hiçbirşey el uzatamıyor sana
Kimseye verilmemiş haklar ayaklarının altında
Hemde bağır bağır söyle canlı yayında
Nasılsa bir şey olmuyor at hırsızlarına

Neredesin sarı saçlım mavi gözlüm demek ağlatıyor adamı
Görse o da ağlardı ama

Satılık bedenlerimiz var son büyük pislikten beri
Akan binlerce kanın hesabı kapatılmadan
Yenileri açılıyor her an

Mayınla olunca çok alçakçaymış
Vatanımda o kadar çoğaldıki alçaklık
Dille olanlara ne demeli
Emirleri veren alan taktik strateji geliştiren
O parçalanan leşler değildir herhalde
Kanımız akmadan düzelmeyecekse akıtalım…
Akıtırız…
Akıtacağız …

Hayat vatan uğruna çarpışmaksa
Güneşi batırırız yine ÇANAKKALE üzerinden ezilmiş donanmalara…


                     Mustafa Hakan GÜLCAN
                     28 Mayıs  2009
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
.Morsist
Anna MoLLy
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 52
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,708


Atlantis'ten Gelen...


Site
« Yanıtla #97 : Haziran 02, 2009, 02:05 »

"Hani Şeytan" ı çok beğendim.
korkudan titremek...
Kayıtlı

Bir gün kalbin elinde sessizce patlar mı?
 
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #98 : Haziran 05, 2009, 23:42 »

Yoktu

Aramak yoktu gidenleri kitabın son sayfasında
İlk sayfada ayrılığın tohumları çillenmiş
Şekilleri bozuktu geçmişin gelecek ölü
Son kez dönmek vardı kimse izin veremezdi
Sol elden çıkan her derde
Kimse yetişemiyor
Her bakışta bir an öncesinin yaraları
Kalender olmak gerekiyordu çillerin arasında
Nasıl olduysa oldu anlamadım
Bu şehrin doğru dürüst hikayesi yoktu
Köşebaşında yenmezleri temizliyordu
Aklından şehrin ücra köşeleri geçerken
Kaza işe yaramıştı boyamıştı belki
Milyonların eline kalem versen
İki kişi aynı şeyi yazamaz
Geniş dar sokakların içinde
Milyonların yarısından fazlası pislikte
Çıkamıyorlar içinden
Geri kalan azınlık, elleri gözünde
Göremiyorlar görmüyorlar
Onların geçmişi temizdi pislikleri yoktu
Sensizlik desem ben kimsesiz gibiyim
Onların, yüzlerin içinde kayboldum
“Ben bir mülteciyim
 Kendi yüreğimden başka
 Sığınacak yerim yok yurdum yok”
Demiş Şebocum
Ama Şebocum yoktu
Hırıltılı şekilde terliyorum saat yeni gün
Güneşe kaldı gece aydınlık yoktu

                        
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #99 : Haziran 27, 2009, 21:09 »

Unuttu

Her güneşin ardından gelen bendim
Nerden estiğim belli değil
Kaçıyor, uzaklaşıyor, özlüyordum
Bakmak gelmiyordu içimden ellerime
Günahları çoktu, zamansız işler onun işi
Arıyordu köprüyü bulamıyordu
Gidip gelmek istiyordu bedellerin birazını ödemek
Sonra hepsi ağır olacak kesin
Aynalara küstü kendiliğinden
Nefes almayı unutmuştu kalkmıyordu ellleri
Unutmak ona göre değil
Herşeyi severdi o…
Unutmak onun için yok olmaktı
Ama bu sefer üzdü beni
İlk defa unutuyordu herşeyin ilki vardı
Sonuda ilkti belki
Nefes al hadi unutma
Çocukların dünyası vardı
Meçhul günün iki sokak yukarısında
Oyunlar kurmuşlar kazanmak kaybetmek için
Bazen düşeş bazen yek
Hangisi daha şanslı anlamak zor
Onlarda bilselerdi sineklerin tanrısını
Bu kadar düşmezlerdi kazanmaya
Kaybetmeyi  istemek unutmak gibi
Hemde nefes almayı
Gözler çanaklarından çıkıyordu
Gezinenler tanıdık değil ama yeni dünya
Bazısı kıvrıla kıvrıla geliyor
Bazılarının ayakları titreye titreye
Hangi güneşi istersen ordaydı
Günahların ne kadar çoksa o kadar ısınırdın


               
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
Inner_Silence
umut oL geceye
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 98
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5,608


Bırak Kadının oLayıM...!!!


« Yanıtla #100 : Temmuz 03, 2009, 10:44 »

Gidip gelmek istiyordu bedellerin birazını ödemek
Sonra hepsi ağır olacak kesin..
Kayıtlı
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #101 : Temmuz 09, 2009, 21:20 »

Dünya Türk Birliği

TÜRKLER dünya tarihinde yeniliklere ve biçimlendirmelere defalarca kez imza atmıştır.
Bunun devamlılığı şu anda Türk Gençliğinin hayal gücüne bağlıdır.
Çinliler yaptıkları seddi niye yaptıklarını unutmuşa benziyorlar.Onu ve yenileri için her geçen gün uğraşıyorlar.Türklere saldırmanın başka bir anlamı olamaz.Hayal güçlerine çok güveniyorlar herhalde yeni set yapmayı öğrendiler muhtemelen.

Kavimler göçüyle dünya düzenini değiştirdi.
Malazgirt savaşıyla dünyanın bağrı Türklere açıldı.
İstanbulun fethiyle dünyada bir çağ açılıp eskisi kapandı.
Kurtuluş Savaşında destanlar yaratarak emperyalizmi çıktığı yere geri soktu.

Şimdi sıra artık bizlerde olması gerekiyor.BOP projesi yeni dünya düzeni olmaktan uzak ufak çıkarlardır.Yeni dünya, bunu asla kabul etmez, tarihte böyle bir yanılgıya düşmez.

Yeni dünya Türklerin kuracakları bir birliktelikle mümkün olacaktır.Sadece bu yolla dünyada adalet yeniden hakim olabilir.Nasıl eski günlerimize dönmeyeceğimizi düşünebiliyorlar anlamıyorum.Dünyaya yeniden bir tarih yazmak gerekiyorsa yaparız.Buna yetecek hayal gücü ve genlere sahibiz.

Türkleri yine tarih sahnesine bekliyoruz.Korkusu olmayan ve özgürlüğüne sımsıkı bağlanan bütün Türklere sesleniyorum.

SOYUMUZA SAHİP ÇIKALIM
DÜNYA TÜRK BİRLİĞİNİ KURARAK
YENİDEN TARİH YAZALIM....

Mustafa Hakan GÜLCAN

Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #102 : Eylül 03, 2009, 21:56 »

Çöküş

Gidiyordu güneş gün batımına yanaşırken
Ben de yanında sarmaş dolaş duygularla
Tuttum, soğudu, sıyrıldı, açıldı
Beynimdeki uğultular makinalardan beterdi
Kin akıyordu dudaklardan nefret kol geziyor
Her bir sinir hücresi alarmdaydı savaş için
Sonra kapıdan girdi ve yeni bir uğultu
Kopuyordu bedenimden gidiyordu
Her bir santimetrede kelkaya kafama vurup
Sonra hışımla kalkıyordu
Yeniden daha sert inmek için
O darbelere alışamadım parçalanmadım
Bölük pörçüktü içim halbuki
Ne git diyen vardı ne de gel diyen
Kaybolan ben göz önünden
Arka sokaklara sonra çukurlara
Haketmek vardı güneşi savaş bitmedi
Gün ne zaman doğar belli değilki

                                                                           


« Son Düzenleme: Eylül 03, 2009, 21:59 Gönderen: hakan13 » Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #103 : Kasım 06, 2009, 22:29 »

Ağlasam sesimi duyan olurmu?
Gözyaşımı döksen gören olurmu?
Bu aşk hikayesi burda bitti desem
Yanlış yapıyorsun diyen olurmu?
Bir gece ansızın çıkıversem yollara
Yollar demezmi bana?
Neden yalnızsın?
Ne bilsin yollar benim seni aradığımı
Ne bilsin yollar sensiz kaldığımı
Bir gün yine karşılaşmak üzere diye ayrılır
Hiçbir zaman karşılaşamazmı  sevgililer?
Ben bir kere aşık oldum desem
Bana inanırmıydın aşkım
Seni çok seviyorum desem
Beni severmiydin aşkım.



                           Mustafa Hakan Gülcan   
                           07 Ağustos  2000

Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
hakan13
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #104 : Kasım 16, 2009, 23:21 »

Bu gece mehtabı izliyorum sensiz
Seni düşlüyorum kedersiz
İçimde bir umut var şüphesiz
Belki geliverirsin diye
Ansızın çıkıversen karşıma
Sarılsam sana doya doya
Sensizlik içme keder oldu
Bu gece mehtab bana zehir oldu
Keşke yanımda olsaydın bu gece
Kanatlanıp uçsaydık göklere
Bir kuş gibi süzülseydik sevgililerin üstüne
Sonra ölseydik elele
Nasıl özlüyorum sana aşık olduğum anı
Nasıl özlüyorum o siyah saçlarını
Sanki  Karadeniz alıp götürmüş seni
Benden uzaklaştırıp başka kıyılara savurmuş seni


                                                                            7  ağustos  2000
Kayıtlı

hırsızlara inat yaptım sana çamurdan heykeli
güneş kaybolup yağmur yağdığında eriyeceksin belli...
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı