Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tavsiye EdeLim  (Okunma Sayısı 24127 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
aLone
Ziyaretçi
« : Temmuz 02, 2009, 06:20 »

izLediğimiz son filmlerden yada unutamadığımız fiLmleri tavsiye edeLim (:

örnek veriyorum..( aynı zamanda tavsiye ediyorum)


AngeL-A

Şehrinyarsına borcu olan bir adam intihar etmek üzere iken angel-a ile tanışır sorunLarının çözülmesine yardım eden angel-a ve adamın adı andre ydi sanırım garip bir kurgu film siyah beyaz 2005 yapımı...

fantastik/komedi/romantik miş türü site yalancısıyım Gülümseme




örneklemem başarısız oldu ama siz daha iyisini yapabilirsiniz bence (: beceriksizim napim (:
Kayıtlı
Léon
Şebokolik
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 141
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5,720


Draw your swords.


« Yanıtla #1 : Temmuz 03, 2009, 22:03 »

A beatiful mind (akıl oyunları )

İzlediğim en güzel filmler arasında Film, aynı adlı kitaptan seneryolaştırılmıştır. Esasen, John Nash adında bir şizofreni hastası matematikçinin hayat hikâyesidir. Nash, öğrenciliği sırasında oyun kuramı üzerine büyük başarılar elde etmiş parlak bir matematikçidir.

 
Kayıtlı
Thunder
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 508


I'm the lizard king, I can do anything...


« Yanıtla #2 : Temmuz 03, 2009, 22:27 »

The Prestige

Beğenilen yönetmen Christopher Nolan’dan (“Memento,” “Batman Başlıyor”) illüzyon kumaşından örülmüş bir macera geliyor. Bu beklenmedik dönüşlerle dolu gizemli öyküde, Viktorya Devri’nde iki sahne sihirbazı, giderek şiddetlenen bir savaşa ve birbirlerinin mesleki sırlarını ortaya çıkartmak için doymaz bir susuzluğa dönüşen güçlü bir rekabete girişiyorlar. Bu iki görkemli adamın cüreti tutkuya, şovmenliği bilime ve hırsı dostluğa kırdırmalarının sonuçları tehlikeli, ölümcül ve hileli oluyor.
Her şey yüzyılın başında, hızla değişen Londra’da başlıyor. Sihirbazların ünlü ve en üst mertebede idol olarak kabul edildikleri bir zamanda, iki genç sihirbaz şöhrete giden yolu çizmeye başlarlar. Gösterişli, sofistike Robert Angier (HUGH JACKMAN) tam bir şovmenken, yontulmamış ve gelenekçi Alfred Borden (CHRISTIAN BALE) sihirli fikirlerini gösterme yeteneğinden yoksun, yaratıcı bir dahidir. Birbirlerini takdir eden arkadaşlar ve ortaklar olarak yola çıkarlar. Ama en büyük numaraları ters gidince, aralarında ömür boyu sürecek bir düşmanlık başlar; ikisi de bir diğerini geçme ve altüst etme niyetindedir. Sürdürdükleri aşırı rekabet, her numarayla, her gösteriyle daha da büyür; ta ki sınır tanımayana, hatta elektriğin yeni ve inanılmaz güçlerini ve Nikola Tesla’nın bilimsel dehasını işin içine dahil edene dek...


Şuana kadar izlediğim en muhteşem film diyebilirim.
Kayıtlı

People are strange...
mrs.hollywood
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 18


benim can kırıklarım var ...


« Yanıtla #3 : Temmuz 04, 2009, 01:38 »

akıl oyunları çok iyi bi filmdi..
ama benim favorim  "again 17" harika bi film zaten ben zac efron aşığı olduğumdan Kahkaha   
Kayıtlı

queen of the rock "şebnem ferah"            facebook da ki grubumuz..   hepinizi beklerim  
<3    ŞEbo   seni seviyorum
aLone
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Temmuz 04, 2009, 01:41 »

bak iyi oluyor hea bu sizin sayenizde koleksiyonumu geliştiriyorum Gülümseme teşekkurler hepinize
Kayıtlı
aLone
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Temmuz 07, 2009, 14:46 »

azumi

Bir grup genç Japon savaşçısı, bir dağ evinde yıllarca eğitilir. Amaçları ülkeyi savaşa ve kaosa sürükleyen 3 savaş beyine suikast düzenlemektir. Eğitim sonunda zorlu bir tercih yapmak zorunda kalan ekipten 5 kişi suikastçi olarak görevlerine başlar.

Suikast ekibinin güzel üyesi Azumi, aralarındaki en hızlı ve güçlü savaşçıdır. Görevlerini yerine getirmeye başlayan grubu zorlu mücadeleler beklemektedir. Savaş beylerinin ordularını geçerek onlara ulaşmaları ve peşlerindeki katillerden kurtulmaları gerekecektir.

Japon sinemasından aksiyon dolu, bol özel efektli iddialı bir yapım.


tür:   Dram / Macera / Aksiyon   

valla bol kan görmek istiyorsanız tavsiye edebileceğim bir film (:
Kayıtlı
mrs.hollywood
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 18


benim can kırıklarım var ...


« Yanıtla #6 : Temmuz 09, 2009, 00:30 »

güzele benziyo
Kayıtlı

queen of the rock "şebnem ferah"            facebook da ki grubumuz..   hepinizi beklerim  
<3    ŞEbo   seni seviyorum
going under
Sogukdag
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 45
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4,132



« Yanıtla #7 : Temmuz 09, 2009, 00:31 »

Öldür.com

FBI Özel Ajanı Jennifer Marsh (Diane Lane), bekar anne olarak özel hayatıyla işi arasındaki dengeyi sağlamak için çok sıkı çalışmaktadır. Çok farklı ve ilginç bir görevi vardır. Her gece çalışma arkadaşı Griffin Dowd (Colin Hanks) ile birlikte FBI’ın Portland’daki bürosundan internete girerek kredi kartı dolandırıcılarının, manyakların, pedofillerin ve diğer cinsel sapıkların izini sürer. Suç işlemek amacıyla faaliyete başlayan yeni bir web sitesiyle ilgili ilk duyumu alan iki ortak, killwithme.com adresindeki sitenin nereden yayın yaptığını ve yayını yapan kişi ya da kişileri belirlemek için siteyi izleme altına alırlar.

Sitenin ziyaretçileri üzerinde şok etkisi bırakan bir havası vardır. Sitenin yaratıcısı yapışkan bir fare tuzağına küçük bir kedi yavrusu bağlamıştır. Siteyi hazırlayan ya da hazırlayanlar, sitenin ziyaretçilerinden o kedi yavrusunun kamera önünde yavaş yavaş ölümünü seyretmekle kalmayıp bunu herkese duyurmaya çağırmaktadır. FBI’ın internette yaptığı yoğun araştırma sonucunda karmaşık birtakım server ve host ağları sayesinde bu web sitesinin nereden yayın yaptığının asla belirlenemediği ortaya çıkar. Portland’daki ajanların bulduğu ufak ama işe yaramayan ipuçlarıyla katil ya da katiller adeta alay etmektedir...

Tür: Dram,  Gerilim, Suç
Yapım: 2008 ~ ABD,  İngiltere
 
Kayıtlı

__Sonunda boğulmak olsada benim o sularda yüzmem gerek__


-------------------------------------------------------
The begining of the end
going under
Sogukdag
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 45
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4,132



« Yanıtla #8 : Temmuz 12, 2009, 02:27 »

e-katil

Owen Matthews, en son okuduğu okulda kurallara karşı gelerek olay yarattığı için Westlake Prep'de eğitimine devam eder. Owen hemen, gayri resmi bir klüp olan ve güzel ve deneyimli Dodger ile hızlı konuşan ve hemen parlayan Tomun da üyesi olduğu yalancılar kulübüne katılır. Owen ve yeni arkadaşları Kurt adında, yakın zamanda bir cinayet işlemiş ve bunu tekrarlamayı planlayan bir katil yaratırlar ve bu söylentiyi tüm okula yayarak kampüsün bile sınırlarını aşmasını sağlarlar.

Gruptakilerin tanımlamasına göre Kurt kurban olarak, birbirini çok iyi tanıyan kişileri seçmeye eğilimli. Okulun gazetecilik öğretmeni Rich Walker (Jon Bon Jovi), grubu internette pusuda bekleyen vahşetlerden söz edince Owen uydurma hikayelerini sanal ortamda yayma konusunda cesaretlenir. Tanımlanan kurbanlar birdenbire ortadan kaybolmaya başlarlar. Owen, Dodger ve Tom yalanın nerede bitip doğrunun nerde başladığını artık kestiremezler. Biri ya da bir şey- oyuncuların kendilerini avlamaya başladığında, oyun korkutucu bir şekilde gerçeğe dönüşüyor.

Tür:  Dram,  Gençlik,  Gerilim,  Gizem,  Korku



Kusursuz Soygun

Kevin, Rob ve Sam’in sıra dışı bir hobileri vardır: asla hayata geçirmedikleri kusursuz soygunlar planlamak. Leo’nun da onlara bu yüzden ihtiyacı vardır. 20 milyon dolarlık tahvillerle göz koymuştur ve bu üç “uzman” hırsızın onları kendisi için çalmasını istemektedir. Bu riskli soygun onları korkutmaktadır. Üç arkadaş birbirlerine güvenebilecekler midir?

Tür:  Aksiyon,  Gerilim,  Suç
« Son Düzenleme: Temmuz 12, 2009, 02:29 Gönderen: going under » Kayıtlı

__Sonunda boğulmak olsada benim o sularda yüzmem gerek__


-------------------------------------------------------
The begining of the end
sleepwalker
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 224
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9,375



« Yanıtla #9 : Temmuz 13, 2009, 23:34 »

Nell

Doktor Jerome Lovell tarafından şans eseri keşfedildiğinde, Nell, Kuzey Karliforniya ormanlarında tamamen ilkel şartlarda ve kendi başına yaşamaktadır. Nell, sadece kendisinin bildiği tuhaf bir dil kullanmakta ve küçük doğal dünyasında, akıl almaz bir hayat sürmektedir.

Bilim adamları, hırçın ve evcilleştirmesi güç genç kadını incelemeye başladıklarında bu mucizevi varlığı sonsuza dek değiştireceklerinden bihaberdirler. Elbette kendi hayatları da alt üst olacaktır.
Kayıtlı
QueeN Of The DamneD
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 433
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5,674


--PaRaNoİd SiZoFrEnİ--


« Yanıtla #10 : Temmuz 15, 2009, 21:49 »

Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
Sweeney Todd adıyla kötü bir üne sahip olan Benjamin Barker'ın komedi, dram ve gerilim dolu hikayesi... Sweeney Todd'un Londra'da açtığı berber dükkanı, kendisinin kötülük konusunda tam bir kopyası olan kiracısı Mrs. Lovett'la olan sıradışı ilişkisi nedeniyle hayli ünlenir. O sıradan bir berber değildir; efsanedir ama hiç de iyi ünü olmayan bir efsane...

1979 yılında Broadway'de gösterime girdiğinde büyük sükse yaratan ve En İyi Müzik dahil 8 dalda Tony Ödülü kazanan müzikal, tüm dünyada yüzlerce kez sahnelendi.
--------------------------------------------------------------------------------


Edward Scissorhands
Edward Scissorhands'i yaratan mucit, işini tam olarak bitiremeden ölmüş ve Edward'ı makaslardan oluşan elleriyle bırakmak zorunda kalmıştır. Münzevi bir yaşam süren genç, Peg Boggs'in onu evine götürmesiyle birlikte topluma karışmaya başlayacaktır.

Fakat kimi sürprizler içeren bu buluşma, üzücü olaylara da gebedir...

Hüzünlü ve komik bir Frankenstein hikayesi olan yapımın yönetmenliğini, tarzın usta isimlerinden Tim Burton üstleniyor.


Biraz Sıradışı oLdukLarı Için ( Ee Ne de oLSa Tim Burton xD ) Herkes Tarafından SeviLmeyebiLiR. Ama Bence IkiSi de Birbirinden Müthiş. Sadece Johnny Için biLe IzLenebiLiR. xP
Kayıtlı

I'm Nothin'
| LucifeR And LiLitH |
GöLgeLer SakLanmıştı SoyutsaL Dünyaya
KehanetLer YükseLiyordu Bağnaz Beyin HücreLerinden aLev aLev
Tüm yoLLar, SonsuzLuktan Teğet Geçiyordu
Psikozdaydı Tüm RuhLar,
YitişLer BaşLadı Dipsiz KuyuLarda
Emanet BırakıLan KaLpLer,
KinLe DoLup Taştı
DenizLer, Maviye Düşman oLup buLanıkLığı Seçti
Ağrı Gibi GeLip Geçiciydi UmutLar
Terk EdiLmemiş Bir Tek yaLnızLık kaLdı
AksırıkLarında İhtiyarLarın ''İmdat'' ÇağrıLarı YükseLdi
DuyuLar biLinmeyenin Soğuk Ruhu Tarafından Esir aLındı
KayboLanLar KayboLmuşLara RastLadı
Ve MasaL
Bitti...
going under
Sogukdag
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 45
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4,132



« Yanıtla #11 : Temmuz 20, 2009, 15:18 »

Şüphe - Disturbia

Kale Brecht (Shia LaBeouf), babasının kazayla trajik ölümünden sonra girdiği bunalımı atlatmaya çalışan sorunlu bir gençtir. Asık yüzlü, içine kapanık ve çekingendir. İşlediği küçük bir suçtan dolayı yargıç tarafından ev hapsi cezasına çarptırılır. Annesi Julie ise (Carrie-Anne Moss) evin geçimini sağlayabilmek için gece gündüz çalışmaktadır. Tek isteği kayıtsız ve bezgin davranışlarda bulunan oğlunun ihtiyaçlarını karşılayabilmek ,ona babasının eksikliğini hissettirmemek ve iyi bir gelecek sağlayabilmektir. Evinin duvarları adeta Kale’in üzerine üzerine gelmektedir. Zaman geçirebilmek için tüm ilgisini pencerenin dışındaki komşu evlerine yöneltince röntgenci bir genç olup çıkar. Gözetlediği evler arasında, sorunlu geçmişinden kaçmak için yeni taşınan güzel komşu kızı Ashley de vardır. Yerel gazetelerde esrarengiz adam kaçırma olaylarıyla ilgili haberler çıkmaya başlayınca Kale tüm dikkatini komşularından orta yaşlı gizemli adama yöneltir. Genelde sessiz ve sakin bir yer olan kasabada terör estiren seri katilin kapı komşusu olduğuna ikna olmaya başlamıştır. Gözetlemeyi takıntı haline getirerek komşusunun attığı her adımı izlemeye başlar. En küçük hareket,nüans ve detayları bile not almaktadır. Elinde inandırıcı herhangi bir kanıt olmadığı halde kendini birtakım önlemler almak zorunda hisseder. Kuşkularının sağlamasını yapabilmek için güzel komşusu Ashley ile arkadaşı Ronnie’den yardım ister. Ev hapsinde olduğundan tüm bunları evinin sınırlarını aşmadan yapmak zorundadır.

Tür:  Gençlik,  Gerilim,  Gizem,  Korku,  Macera,  Suç


Gizli Pencere - Secret Window

Karısından acı bir şekilde ayrılan korku-gerilim yazarı Mort Rainey,göl kenarındaki evinde hiç beklenmedik bir biçimde John Shooter adındaki tehlikeli bir yabancıyla karşılaşır.Rainey'nin onun kısa hikayesini çaldığını iddia eden psikopat Shooter adalet istemektedir.Shooter'ın talebi tehditlere ardından cinayetlere dönüştüğünde Rainey yardım için özel bir dedektife başvurur.Kontrolden çıkan olaylar zinciri ve korku dolu anlar durdurulamaz bir hale gelir ve Rainey artık hiç kimseye güvenemeyeceğini anlar.Hatta kendine bile.

Gerilim ve korku romanlarının Dünyaca ünlü,usta yazarı Stephen King'in ülkemizde 'Gece Yarısını 2 Geça' ismiyle yayımlanmış kitabında yer alan 'Gizli Pencere/Gizli Bahçe' adlı,kısa öyküsünden sinemaya uyarlanmıştır.

Tür: Dram,  Gerilim,  Gizem,  Korku

1408

Mike Enslin buranın ve şimdinin dışında hiçbir gerçeklik olmadığını ispatlamaya çalışan bir adam. Başka bir hayat yok.... Tanrı yok... İkinci şanslar yok... Yoksa var mı?
Korku ustası Stephen King’in tüyler ürpertici kısa filminden uyarlanmıştır.
Ünlü korku romanı yazarı Mike Enslin (John Cusack) sadece kendi gözleriyle gördüğü şeylere inanır. Uyduruk perili evler ve mezarlıklarda geçen doğan üstü olayları kötüleyen bir dizi çok satan kitap yazdıktan sonra Enslin’in hayaletlerden uzak ve yalnız geceleri, yeni projesi için gittiği kötülüğüyle ün salmış Dolphin Otel’in 1408 numaralı odasında kalmaya başladığında değişmeye başlar.
Otel müdürünün (Samuel L. Jackson) uyarılarına karşı koyan yazar, perili olduğu söylenen bu odada yıllardan beri kalan ilk kişidir. Yeni bir liste başı kitabın eli kulağındadır, ama birçok diğer Stephen King kahramanı gibi, öncelikle yaşayabilmek için şeytanlarıyla  yüzleşmelidir.

Tür: Gerilim,  Gizem,  Korku


« Son Düzenleme: Temmuz 20, 2009, 15:24 Gönderen: going under » Kayıtlı

__Sonunda boğulmak olsada benim o sularda yüzmem gerek__


-------------------------------------------------------
The begining of the end
Léon
Şebokolik
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 141
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5,720


Draw your swords.


« Yanıtla #12 : Ağustos 09, 2009, 12:51 »

Esaretin Bedeli (The shawshank redemption)

Şaibeli bir şekilde karısını öldürmek suçundan Shawshank Hapishanesi`ne gönderilen Andy Dufresne (Tim Robbins), burada hiç alışık olmadığı bir hayat mücadelesi vermeye başlar. Hapishanede tanıştığı Ellis Boyd Redding (Morgan Freeman) en yakın dostu olur ve kendi deneyimleriyle Dufresne'e mücadele gücü verir. Bundan bir kaç yıl sonra Shawshank Hapishanesi`ne bir grup daha gelir. Bunlardan bir tanesi Tom, Andy Dufresne ile tanışır. Tom da Andy`nin suçsuz olduğunu söyler. Ama hapishane müdürü Tom`u öldürtür... Bir gün Andy odasında yoktur. Hapishane müdürü, gardiyanlar, en yakın arkadaşı Red`e sorarlar, ama kimse bilmiyordur. Müdür çılgına döner. Andy`nin keskisiyle yaptığı taşlardan birini duvardaki postere atar ve poster delinir. Posteri kaldırdıklarında bir tünel görürler. Andy 19 yıl boyunca keskiyle kazdığı bu tünelden kaçmıştır. Red onun kurtulmasına çok sevinir. Daha sonra onu özlemeye başlar. Red`e hapishane tarafından her 10 yıl da bir sordukları "ıslah oldun mu?" sorusu sorulur. Red de daha önceki cevapalarından farklı gayet haklı cevaplar verir. Konuşmalarında inandırıcıklar vardır. Serbest bırakılır. Özgürlüğüne kavuşur. Andy`e verdiği sözü tutar. Onu bulmak için Meksika`da okyanusun kıyısında bir kasabaya gider, ve orada buluşurlar.
Kayıtlı
Thunder
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 508


I'm the lizard king, I can do anything...


« Yanıtla #13 : Ağustos 11, 2009, 23:45 »

The Parfume

1766. Grasse, Güney Fransa.
Kalabalık şehir meydanında bir parfüm yapımcısı olan Jean-Baptiste Grenouille’ün (BEN WHİSHAW) hüküm giymesini izlemek için toplanmıştır. Halk zincirlerinden tutulup sürüklenen adamı kalenin balkonunda gördüğünde gürültüyle öldürülmesi için tezahürata başlar.
22 yıl önce. Paris.
Grenouille’in annesi (BİRGİT MİNİCHMAYR) yılın en sıcak gününde şehrin balık pazarının bulunduğu mahallede doğum yapmaktadır. Bu istenmeyen çocucğu çevresinden saklamaya çalışmaktadır. Fakat yeni doğan bebek çıkardığı inanılmaz gürültü sayesinde çevreden yetişenler tarafından annesinin gazabından kurtulur. Çocuk yaşayacaktır fakat annesi çocuğunu öldürmeye çalıştığı için asılarak idam edilecektir.
Grenouille hayatının ilk yıllarını Madame Gaillard’ın (SİAN THOMAS) yetimhanesinde geçirir.. Diğer çocuklar onda bir gariplik olduğunun farkındadılar. Altı yaşına geldiğinde küçük çocuk hala konuşamamaktadır fakat kokular hakkındaki inanılmaz yeteneği ortaya çıkmaya başlamıştır.
13 yaşına geldiğinde Madame Gaillard 10 franka Grenouille’I Grimal’a (SAM DOUGLAS) satar. Grimal bir deri işleme atölyesi işletmektedir. Yaşam şartları cehennemden beter, pis kokulu nitratlar,kokuşmuş postlar içinde geçmektedir fakat bu ortamda hayatta kalmayı başarıp genç bir adam olmuştur.
Paris’e ilk gittiğinde havada hiç tanımadığı yabancı kokuları keşfeder genç adam… Ve bu kokular onu hiç sahip olmadığı olamayacağı hayallerine sürükler… istemeden de olsa bir genç kadının ölümüne sebep olur...


Ben Whishaw için bile izlenir . Ah o gözler.  Gülümseme
Kayıtlı

People are strange...
Léon
Şebokolik
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 141
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5,720


Draw your swords.


« Yanıtla #14 : Ağustos 15, 2009, 09:19 »

Kod Adı Kılıçbalığı (Swordfish)

Bilgisayara dokunması sonsuza kadar yasaklanmış Stanley, şartlı tahliye edilmiş, mesleğinin ustası bir hackerdır. Kendine normal bir hayat kurmaya çalışırken, Ginger'ın ona yapacağı son bir iş için fazlasıyla tatminkar bir ücret önermesiyle kafası tekrar karışır. Yapması gereken tek şey, Ginger'ın patronu Gabriel ile kısa bir görüşmedir. Gabriel; iyileri kötülerden koruyan bir vatansever midir, kötünün ta kendisi midir, bir iyi bir kötüymüş gibi davranıp ikili oynayan bir ajan mıdır, Ginger'ın sevgilisi midir ya da hedefi midir filmin sonuna kadar açıklığa kavuşmaz. Kesin olan tek gerçek Gabriel'in tehlikeli birisi olduğu ve önerilen işin de Gabriel kadar gizemli olduğudur. İşler sarpa sardıkça, 'esas oğlan' Stanley kendini gittikçe daha zor durumlarda bulur.
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı