Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yılmaz Erdoğan  (Okunma Sayısı 24471 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
berçelan
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 121


sana DeLaL demiştim ben bana bunu neden yaptın


Site
« : Şubat 16, 2011, 23:25 »

Tiyatro, dizi ve film senaryosu, dans gösterisi, hikâye ve şiir yazarı olan Yılmaz Erdoğan, 1967 yılında “her şeyin bittiği yerde başlayan şehir” olarak tarif ettiği Hakkari'de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara'da tamamladı. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’ni kazandı fakat ağır basan tiyatro tutkusu eğitimini yarıda bırakmasına neden oldu. Tiyatroya 1987 yılında Ferhan Şensoy'un "Nöbetçi Tiyatrosu"nda amatör yazar ve oyuncu olarak başladı. Ardından da Levent Kırca'nın "Olacak O Kadar" adlı televizyon programında başyazar olarak görev yaptı.
TRT'de yayınlanan "Umut Taksi" adlı diziyi yazıp bu dizide oyuncu olarak rol alan Erdoğan, daha sonra Türkiye'nin en büyük oyuncu kadrosuna sahip olan "Gereği Düşünüldü" isimli oyunu yazdı. Türk sanatseverler tarafından çok beğenilen oyun dört yıl kapalı gişe oynadı. Bu oyundan sonra tiyatro çalışmalarına Yasemin Yalçın Tiyatrosu'nda başlayan sanatçı, "Haşlama Taşlama" ve yine bu tiyatroda 5 yıl sahnelenen "Kadınlık Bizde Kalsın" adlı oyunları yazdı.

Yılmaz Erdoğan tiyatro yaş..... bundan sonra ortağı Necati Akpınar ile birlikte kurduğu Beşiktaş Kültür Merkezi'nde devam etti. Burada yine başrollerini Demet Akbağ ile paylaştığı "Bir Demet Tiyatro" adlı diziyi yazdı. Dizide “Mükremin Abi” tiplemesiyle de izleyenlerin beğenisini topladı. Yine kendisinin yazdığı "Otogargara" adlı oyun “Gereği Düşünüldü” adlı oyun gibi tiyatro severlerin yoğun ilgisiyle dört yıl kapalı gişe oynadı. Bu arada sanatçının kendisinin yazıp oynadığı tek kişilik "Cebimdeki Kelimeler" adlı oyunu Beşiktaş Kültür Merkezi'nde sahnelendi.

Oyun yazarlığının yanı sıra şair yönüyle de bilinen Erdoğan, "Kayıp Kentin Yakışıklısı” adlı ilk şiir kasetini müzikseverlerin beğenisine sundu. Bu albüm; Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı 17 şiirden ve bu şiirlere eşlik eden Metin Kalender, Nizamettin Ariç ve Ali Aykaç'ın bestelediği ezgilerden oluşuyor. Şair'in albümdeki şiirleri aşkı, sevdayı, korkuyu ve çocukluğunu geride bırakışını anlatıyor. Ayrıca sanatçının albümündeki şiirlere Türk Sanat Müziği'nden örnekler, türküler, etnik müzikler gibi geniş bir müzik yelpazesi eşlik ediyor ve albümde sanatçının kendi sesinden kısa bir türkü de bulunuyor.

Başarılı sanatçı, albüm çalışmasının ardından, 2001 yılına gelindiğinde; o güne dek en çok izlenme başarısı göstermiş olan Vizontele isimli sinema filmine yönetmen, senarist ve oyuncu olarak imzasını attı. 1970’lerin başlarında Van-Gevas’ta geçen filmin ana konusu bu yöreye vizontelenin (televizyonun) ilk defa gelişi üzerine kurulmuş. Reklam filmlerinde de oynayan sanatçı, Broadway’da sahnelenmek üzere hazırlanan “Sultans of the Dance” isimli gösteriye de senarist ve süpervizör olarak imzasını attı.

TİYATRO OYUNLARI: Kanuni Sultan Süleyman ve Rambo, Kadınlık Bizde Kalsın, Otogargara, Cebimde Kelimeler, Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü, Bana Bir Şeyhler Oluyor.
KİTAPLARI: Hüzünbaz Sevişmeler, Kadınlık Bizde Kalsın, Kayıp Şehrin Yakışıklısı, Haybeden Gerçek Üstü Konuşmalar, Anladım , Laz Bakkal ile Tombalak,Hijyenik Aşklar, Feriştah'ın Fentezileri,Mavi Madalyon ,Öykü dünyası


TELEVİZYON DİZİLERİ: Bir Demet Tiyatro

SİNEMA FİLMLERİ: Vizontele,Vizontele Tuuba,Organize İşLer
Kayıtlı

DeLaL
Susma birşey söyle biraz olsun yardım et gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başıma
berçelan
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 121


sana DeLaL demiştim ben bana bunu neden yaptın


Site
« Yanıtla #1 : Şubat 17, 2011, 23:45 »

BAŞKALAŞAN AŞK

adını anmak güzeldi
dost ağızlarda sana dair cümlelerin
ıslatılması...
adını anmak...
yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel
avuntularına sırt çevirip senden söz açmak...
biraz gülünç, biraz sitemkar...
güzeldi...
adının türkçedeki yankısı özeldi...


seninle yoğurt yemek, kendi Kanlıcanlı,
sülalesi kandilli yoğurtçunun mekanında...
denize amors durup, yüzüne
cepheden bakmak güneşli bir mavilikte....
güzeldi..
 

ipe sapa konuşlanmaz bahanelerle elini tutmak,
yüzünde
yüzyıllık bir hasreti gidermek güzeldi...
 

Güzeldi'li geçmiş zamanları düşünüyorum
şimdi...
cümlelerimiz öznesiz... umursayan yok
Kanlıca'daki yoğurdu...
 

ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir
aşkın mührüdür artık
Kayıtlı

DeLaL
Susma birşey söyle biraz olsun yardım et gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başıma
ozlem35_
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 106
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,388



« Yanıtla #2 : Şubat 18, 2011, 09:19 »

Bu Bahar Aşka Hazır,Etme ve Beyaz Bir Sayfa'da Sana Bakmak dinlediğim ve çok sevdiğim üç şiiridir..
Kişilik olarak pek haz etmiyor olsamda yorgun olan ruhumun arada bir bu üç şiirine ihtiyacım oluyor..
Kayıtlı
berçelan
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 121


sana DeLaL demiştim ben bana bunu neden yaptın


Site
« Yanıtla #3 : Şubat 23, 2011, 22:25 »

Bu Bahar Aşka Hazır

Her yağış bir başka kalkışmaya yöneliyor
Ve kim ne yerse bu geçişte
Bi tomurcuk bi gözyaşı mutluluk işte...

Her bahar arefesinde
Korkulu bir kimsesiz gecenin
Aklım elim yüreğim kilişte
Hep biraz korku biraz yalan telefon seslerinde...

Ya yine boş koridor ıslaklığıysa
Ve beton nefesi bütün fakir çocukluklarda

Ama herşey sırasını beklerken mukaddes bir kuytuda
Senden umut kesenin hüzün kesesinde bi yavru
Herhangi bir anne kadar kanguru...

İşte bahar işte sevda işte tomurcuk bi bakıma
Ağzım mavi ıslaklığın uçurumunda
Rüyayla gerçeğin arasında
Hep iyinin aşkın tarafında...

Ve değmediğim yerin kalmayıncaya
Bu bahar sonsuza tomurcuklanmaya
Ben sana sen çatlak bi anadoluyu kucaklamaya

Bu bahar aşk için hazır
Hazır vazgeçmeye adını bile baş harflerinden
Kayıtsız bir sarhoşluğun
Hergün erkenden sabah oluşundan
Herşeyi biraz şakalaştıran bakışından
Şakadan başka izahı olmayan bu kalp ağrısından...

Ve bahanesi bir yürek bir et bi bedenin içine girmek
Hazır bu bahar akılsız bir yeşermenin
Şahane hasadına
Hazır nurtopu bir yaşama sevincini kundaklamaya...

Unutma baharda çiçek olan meyvedir yaza
Bu erik tanesi bu şakacı bahar çiçeği
herdem taze kalsa...

YILMAZ ERDOĞAN
Kayıtlı

DeLaL
Susma birşey söyle biraz olsun yardım et gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başıma
berçelan
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 121


sana DeLaL demiştim ben bana bunu neden yaptın


Site
« Yanıtla #4 : Şubat 23, 2011, 22:25 »

YENİ BİR SAYFADA SANA BAKMAK

Herşey yapılabilir
Bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin, uçurtma mesela.
Altına konulabilir
Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın.
Veya şiir yazılabilir
Süresi ötekilerden kısa
Bir ömür üzerine..
 
Bir beyaz kağıda
Herşey yazılabilir,
Senin dışında..
Güzelliğine benzetme bulmak zor,
Sen iyisimi sana benzemeye çalışan
Herşeyden:
Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor.
Belki tabiattadır çaresi
Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin..
Ve benim
Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim..
Anlarım bitkiden filan
Ama anlatamam
Toprağın güneşle konuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
 
Sen bana ışık ver yeter
Bende filiz çok..
Köklerim içimde gizlidir
Gelen giden, açan soran, bere budak yok
Bir şiir istersin
"içinde benzetmeler" olan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel birşey yok
 
Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz, katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
Herşeyi anlattım..
Olan olmayan, acıtan sancıtan..
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Severadım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine..
 
Sana bakmak
Suya bakmaktır..
Sana bakmak
Bir mucizeyi anlamaktır..
 
Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar..
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvan değil tüccarlardır
Sen öyle göz,
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken,
Sana şiir yazmak ahmaklıktır..
 
Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzamaya başlar
 
Verdiğim bütün sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz..
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz
 
Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır.
Her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır..
gördüğün suretten utanmak..
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır..
sana bakmak
Allah’a inanmaktır.


Y.Erdogan

işte bunu sesinden dinlemek
Kayıtlı

DeLaL
Susma birşey söyle biraz olsun yardım et gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başıma
berçelan
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 121


sana DeLaL demiştim ben bana bunu neden yaptın


Site
« Yanıtla #5 : Şubat 23, 2011, 22:28 »

SON DURAK

 

kilitlenmiş beton kanatları kuşların

oksit gibi yapışkan bir mayışmayla ağarmış gün

pas tutan kelimeler için bir iksir belki de

ya da aklına susamış sevgililerin safdilliği

acıtmış ömrünü çekirgelerin

medyatik soruşturmalardaki enflasyonist yargılar

haber değeri taşımıyor haber spikerinin ölümü

herkes kendi manşetinde satır arası

hiçbir bakışı aydınlatmıyor florasan buğusu

 

burası son durak inecekler için son fırsat

bir daha ne süper ne mega kupon verilecek

kalanlar şoförün evini göremeyecekler hiçbir zaman

onları sonsuza götürecek, afaroz edilmiş bir merak

burası son durak

 

hafızada kalan tek numara için

telefona uzanır elleri

ölümüne randevulu insanların

temize çekilemez not defterleri
Kayıtlı

DeLaL
Susma birşey söyle biraz olsun yardım et gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başıma
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı