Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nazım Hikmet  (Okunma Sayısı 37430 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mentamM
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 24
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 306


Deniize açıldımm...S.S.A.S.G.Y.


« Yanıtla #15 : Haziran 01, 2009, 02:30 »

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan
Seyir defterini başkası yazsın
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman
Beni o limana çıkaramazsın...

 Nazım Hikmet Rân

Kayıtlı

''Ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım ...''
tigris
yaban
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 46
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,913


...yine geldi kör gün...


« Yanıtla #16 : Haziran 08, 2009, 15:50 »

Demek ki göçtü usta
Kaldı yürek sızısı

Yıllar var ter içinde taşıdım ben bu yükü
Bıraktım acının alkışlarına
3 Haziran 63'ü

                      grup yorum___haziranda ölmek zor
Kayıtlı

...time after time...
ozlem35_
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 106
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,388



« Yanıtla #17 : Ağustos 31, 2009, 15:46 »

BEN VEKARLI , SAKİN , VURDUMDUYMAZ BİR KAYA GİBİ
DENİZ KIYISINDA YAŞAMAYA SÖZ VEREMEYECEĞİM . .

BIRAKIN DOKTOR ,
YÜREK BU , BAKIN NASIL ÇARPIYOR
ÇATLAYACAKSA
ÖFKEDEN , KEDERDEN , SEVİNÇTEN
VARSIN ÇATLASIN

NAZIM HİKMET
Kayıtlı
SeboiNrocK
heR yeRde biLinmezLik vaR'
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25



« Yanıtla #18 : Ekim 08, 2009, 22:00 »

SON ŞİİRİ..

Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana

Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm

NAZIM HİKMET

 NAZIM HİKMET RAN'ın son şiiri....
Kayıtlı

HaykırıLaRım çoK. aMa Duyan yoK! zoRdayım. eLimi TutaN yoK.
wildeyes
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 175
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6,793



« Yanıtla #19 : Kasım 15, 2009, 20:46 »

VATAN HAİNİ

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,
kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
               ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,
           Amerikan donanması, topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.



Çok çok derin anlamlarla yüklü şiirleri var gerçekten. Bazı şiirlerini o kadar çok okumuşum ki defalarca, ezberime kazınmış  Gülümseme Hemen hemen bütün şiirlerini okuyup hepsine ayrı ayrı hayran bırakan saygı duyulması gereken büyük şairlerden.
Kayıtlı

'Please bring me my wine'

Bir ağaç bulunur ama
Gökyüzünü başımın üstünde görmek
Bana yasak...
ozlem35_
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 106
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,388



« Yanıtla #20 : Aralık 07, 2009, 13:45 »

Yoğun duygulara kapıldığımda,aşklara,umutsuzluklara ve özleme kapıldığımda Nazım,şiiriyle hep el uzattı bana.Onun şiirlerine tutndum,asıldım,yukarı cektim kendimi..Sevincimi çoşkumu ve aşklarımı da onun mısralarıyla paylaştım..Kendimi tepeden tırnağa milli hislerle hissetmiş olduğum anlarda Kurtuluş Savaşı Destanı'nı okuduğum zamanlardı..Hümanist duyguların zirvesine tırmandığımda onun şiirleri vardı elimde..
    Nazım'n şiirlerin de insana dair ne arıdıysam buldum...
     Bu sevgiyi ve şiire olan merakımı tetikleyen saygıdeğer lisede ki edebiyat hocamı da anmadan geçemiyorum....


                                                
"İçim de mis kokulu
Kızıl bir gül gibi duruyor zaman"
                               NAZIM HİKMET.
« Son Düzenleme: Aralık 07, 2009, 13:52 Gönderen: ozlem35_ » Kayıtlı
omurkadir
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 64



« Yanıtla #21 : Aralık 21, 2009, 12:48 »

Nazım'ın oğlu Memet'in derlediği "Pirayaye mektuplar" adlı eseri okumanızı öneririm.İki kitaptan oluşuyor,içinde 1933ten 1950ye kadar Nazım'ın çeşitli cezaevlerinden Piraye'ye yazdığı tüm mektuplar var.Daha doğrusu Piraye bir sandıkta bu mektupları saklamış.Gerçekten o kadar duygulu ki.Umutlar,hüzünler,mutluluklar,hasret,insanlık halleri... Tabi şiirler de var bazen.Mektuplarının çoğu şiirden farksız zaten.
Elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitap.
Kayıtlı
melodit
Narrator
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 18
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,028


OD


Site
« Yanıtla #22 : Ocak 05, 2010, 20:28 »

'ahh keşke zamanı geri alabilsek!' diyorum bu şiirleri okudukça...
Kayıtlı

Müzmin Müzisyen Karizmatik
ozlem35_
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 106
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,388



« Yanıtla #23 : Ocak 09, 2010, 21:47 »

Kıymet bilmeyip şimdi göz boyamaya çalışanlara gelsin Nazım'ın dilinden en güzel cevap!

İyi günlerimde çok eller uzanır ellerime,
Resmimi, suratımı baş köşeye asarlar…
Fakat demir kapıların her kapanışında üzerime,
Ardında taş duvarların her kaldığım zaman,
Ne arayan beni, ne soran…

Eeeehh, daha iyi be, bunun böyle olduğu…
Minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın.
İyi günlerimde benim unuttuğum insan eli
Nasılsın?…

Nazım Hikmet Ran
Kayıtlı
sadecenoktayım
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 121



« Yanıtla #24 : Ocak 09, 2010, 22:51 »

Mavi Gözlü Bir Dev...
Kayıtlı

=>Köklerimden bir şarkı var dilimde<=
ozlem35_
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 106
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,388



« Yanıtla #25 : Ocak 17, 2010, 11:09 »

NE GÜZEL HATIRLAMAK SENİ

Ne güzel şey hatırlamak seni:

ölüm ve zafer haberleri içinden,

hapiste

ve yaşım kırkı geçmiş iken...



Ne güzel şey hatırlamak seni:

bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin

ve saçlarında

vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...

İçimde ikinci bir insan gibidir

seni sevmek saadeti...

Parmaklarının ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,

güneşli bir rahatlık

ve etin daveti:

kıpkızıl çizgilerle bölünmüş

sıcak

koyu bir karanlık...



Ne güzel şey hatırlamak seni,

yazmak sana dair,

hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek:



filanca gün, filanca yerde söylediğin söz,

kendisi değil

edasındaki dünya...



Ne güzel şey hatırlamak seni.

Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine:

bir çekmece

bir yüzük,



Ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.

Ve hemen

fırlayarak yerimden

penceremde demirlere yapışarak

hürriyetin sütbeyaz maviliğinde

sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...



Ne güzel şey hatırlamak seni:

Ölüm ve zafer haberleri içinden,

hapiste

ve yaşım kırkı geçmiş iken...



Ne güzel şey seni hatırlamak.. Ne güzel şey her mısrada kendimi bulmak ..
Hatırlamak diye birşey yok.. Her daim kalbimdesin.. İyi varsın iyiki var olmuşsun Mavi gözlü dev.. Seni unutmadık UNUTTURMAYACAĞIZ!



Kayıtlı
Shebofrenic
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 19



« Yanıtla #26 : Ocak 20, 2010, 12:38 »

VASİYET
...
Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
- öyle gibi de görünüyor -
Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani...

1953, 27 Nisan
Barviha Sanatoryumu








Saygıyla Anıyoruz..

Topragi bol olsun. O hala vatan hainligi yapmaya devam ediyor degil mi arkadaslar?
Kayıtlı
ozlem35_
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 106
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,388



« Yanıtla #27 : Mayıs 13, 2010, 17:42 »

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.


18 Şubat 1945



Nazım Hikmet Ran
[/b]
Kayıtlı
oz_er35
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 49



« Yanıtla #28 : Mayıs 15, 2010, 09:41 »

Yeşil eriğim benim
Ben içine haps olmuş çekirdeiğinim senin
Hapiste günler ağır geçer diyorlar.
Olsun be
Ben vazgeçtim hürriyetimden
Yeterki yetim bir çocuk gibi bırakma beni
Zira sensiz bu can bi yüktür yüreğime
Kaldır öpülesi alnını ve bak bana
Gördün mü gülüm
Bir tek gözlerim değişmedi yine

Bir tek gözlerim !!!

Benim en büyük kudretim
Senin sahiden şehrimde olduğunu bilmek
Hatta şuan ıslak şehrimde geceliğin ile balkondasın
Bende dokunmaya çalışıyorum ince parmaklı ellerinle
Kaldır öpülesi anlını ve bak bana
Yoroz değil kararan
Yüzümde ışından ayrılmanın kederi
Biraz da işte geldik gidiyoruzun hüznü var
Ama gördünmü gülüm
Birtek gözlerin değişmedi yine
Bir tek gözlerin

-Nazım Hikmet Ran-

Kayıtlı

Ben zeki bir adam değilim ama aşkın ne olduğunu çok iyi biliyorum.”

Gül Güzeli.Seni Seviyorum!
sebomania_tuqce
şebo'(m) <3
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 35
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2,404



« Yanıtla #29 : Mayıs 25, 2010, 22:00 »

 MASALLARIN MASALI


Su basında durmuşuz,
çınarla ben.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana.

Su basında durmuşuz,
çınarla ben, bir de kedi.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim, bir de kedinin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana, bir de kediye.

Su basında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, bir de günesin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

Su basında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, günesin, bir de ömrümüzün.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

Su basında durmuşuz.
Önce kedi gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra ben gideceğim,
kaybolacak suda suretim.
Sonra çınar gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra su gidecek
güneş kalacak;
sonra o da gidecek...

Su basında durmuşuz.
Su serin,
Çınar ulu,
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize
Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze....


 
 
 
Kayıtlı

Hepsini dileyip gerisine...
direniyorum...
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı