Sayfa: 1 [2] 3 4 5   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Teoman / En Güzel Hikayem  (Okunma Sayısı 34259 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #15 : Mart 24, 2006, 20:37 »

Mektup

Telefonda konuşamam bilirsin,
Mektupları da ertelerim hep, belki de yazım çirkin diye.
Çok düşündüm, çok kurdum,
Karar verdim hep vazgeçtim, ama sana yazabildim nihayet.
Aslında söz vermiştim, duygularımı kilitlemiştim, ta ki sen açana dek.
Korkma sevgi dilenmeyeceğim, ama tanırsın beni işte
Bitiririm her şeyi bir dikişte
N’apim?
Aşk bu, savaş bu binlerce yıldır sürüp giden...
Aşk bu, savaş bu, kadın ve erkek arasında

Artık saymıyorum yılları, bana değip geçen hayatları,
Zaten pek de sevmem insanları.
Ama kimi dostlar var sevdiğim, sokak köpekleri beslediğim,
Bazı güzel anılar biriktirdiğim
Tutku garip birşey ve çok vahşi ve çok hırslıydım
Zaten ben de o yüzden yağmaladım seni...
Kolay değildir bilirim, bir aşkı bir kalbe koymak
Hele bir başkasını severken sen.
Teşekkürler, bir zamanlar beni çok sevdiğin için
Bu mektup da olmadı, kelimeler toparlanmadı, işte şimdi çöpe gidiyor
Yine de mektubuma son verirken seni her zaman çok seven
Ben...
 
 
 
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #16 : Mart 24, 2006, 20:38 »

Kıskançlık
Bir gün daha bitti önümde
Günler gelir geçer ve antibiyotikler
Kimim ben?
Bugün ne günlerden?
40 derece yüksek ateş ve kıskançlık
Bu zayıflık anımda, bir aşkın komasında
Kıskançlık aktığında durmaksızın damarlarımda
Sen ilacımsın, susuz yuttuğum
Bir türlü gitmeyen ne yapsam da boğazımdan

Günlerdir hastayım ve bu beni delirtiyor
Sürekli uykuyla uyanıklık arasında
Gidip gelip, gidip gelip, gidip gelip.
40 derece yüksek ateş ve kıskançlık.
Kıskançlık bu zayıflık anımda,
Bir aşkın komasında
Ve aktığında damarlarımda kıskançlık
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #17 : Mart 24, 2006, 20:38 »

rapsodi istanbul
al tüm param bu dedim, boşver dedi sende kalsın
bir parça yeter, ufak. kopar ver yiyeceğinden
etrafına bak, onlardan olma sakın
yola koyul küçük küçük, git buralardan
sokaklarda sapsarı yapraklar
mazgallarda yağmurlar
hangi kentte bu denli acı var
başka nerde istanbul kadar
git, yapraklar yatağın olsun
kırlangıçlar arkadaşların
yıldızlar yorganın olsun
hem zaten gökte işsiz güçsüz duruyorlar
benden geçti ama sen yap, git buralardan
bitene kadar bitmez hayat, bitti mi de biter ama
iç tüm şaraplarını, bu dünyanın
kay ıslak güvertelerinde, bütün güzel kadınların
büyük aşklar hep senin olsun
hem zaten boşu boşuna başkalarında duruyorlar
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #18 : Mart 24, 2006, 20:39 »

Saat 03:00
Saat 03:00 olmuş, resimler buruşmuş
Karlar erirken saçlarımda
Sen hep güzelsin, benimse içtiğim
Her bir damla yaralarıma vurmuş.

Koşma yorulduysan, anaforda boğulduysan
Sen de korkuyorsan yalnızlıktan
Bilme istemiyorsan, bir an bile gülmüyorsan
Sen de sıkıldıysan yalanlarımızdan

Saat 03:00 olmuş, soğuktan deniz donmuş,
Balıklar kıyılara vurmuş.
Küçük bir kar tanesi, onca yolu uçmuş
Sonunda tam dilimin ucuna konmuş.
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #19 : Mart 24, 2006, 20:41 »

Motosikletli kız
Motosikletli kız
Günlerdir seni bulmak için buralardayım
Sen yoksun

Motosikletli kız
Çatladı mı dudağın, avucun, yüzün yüreğin
Üşüyor musun?

Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her nefes aldığında

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her kalbin atışında

Sanki seni benim için yapmışlar
Sanki benim için yaratmışlar

Sanki seni benim için yapmışlar
Motosikletli kız...

Motosikletli kız
Günlerdir seni bulmak için buralardayım
Sen yoksun

Motosikletli kız
Çatladı mı dudağın, avucun, yüzün yüreğin
Üşüyor musun?

Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her nefes aldığında

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her kalbin atışında

Sanki seni benim için yapmışlar
Sanki benim için yaratmışlar
Sanki seni benim için yapmışlar
Motosikletli kız...

Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her nefes aldığında

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her kalbin atışında

Sanki seni benim için yapmışlar
Sanki benim için yaratmışlar

Sanki seni benim için yapmışlar
Sanki benim için yaratmışlar

motosikletli kız...
 
 
 
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #20 : Mart 24, 2006, 20:44 »

İstanbul''da Sonbahar
Mevsim rüzgarları ne zaman eserse
O zaman hatırlarım
Çocukluk rüyalarım, şeytan uçurtmalarım
Öper beni annem yanaklarımdan

Güzel bir rüyada
Sanki sevdiklerim hayattalarken hala
Akşama doğru azalırsa yağmur
Kız kulesi ve adalar ah burda olsan

Çok güzel hala İstanbul’da sonbahar
Her zaman kolay değil sevmeden sevişmek
Tanımak bir vücudu
Yavaşça öğrenmek, alışmak ve kaybetmek

İstanbul bugün yorgun, üzgün ve yaşlanmış
Biraz kilo almış
Ağlamış yine, rimelleri akıyor
« Son Düzenleme: Ağustos 09, 2007, 16:18 Gönderen: havva yağmur » Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #21 : Mart 24, 2006, 20:46 »

Doktor
Öyle büyük ki inan doktor içimdeki boşluğum
Ne koyarsam koyayım hiç dolmuyor
Eğer böyle yaşarsam hep aynı acıyı
Bu sıcaklar bile beni donduruyor

Kör bir dilenci vücudunda sigara yanıklarıyla
İlkbahardan bana bahsediyor
Sardunyalar açıyor diyor, ama ben görmeyeceğim
Ve sizin gibi sevinmeyeceğim

Bekleme salonunda günü geçmiş dergiler
Saçım başım dağılmış, sanki bana benzerler
Doktor, doktor, insanlar hiç bilmiyor
Doktor, doktor, insanlar hiç duymuyor

Doktor, doktor, insanlar hissetmiyor doktor, doktor,
Kimse beni sevmiyor doktor
Gerginsin rahatla dedi, çabucak soyunurken kadın
Paramı ver yeter, hiç farketmez adın

Soyunmana gerek yok, bana bir kaç tatlı söz lazım
Uyuyana kadar kal yeter, bitmiş uyku haplarım
 
 
 
 
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #22 : Mart 24, 2006, 20:48 »

Anlıyorsun değil mi?
Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi?

Çalacak bir kapım yok mutluluğa hasretim
Artık sokaklar benim görüyorsun değil mi?

Zaman akmıyor sanki saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda bir tek sen varsın bugün

Ya dön bana artık duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan anlıyorsun değil mi?

Bir resmin kalmış bende tam ortadan yırtılmış
Hani siyah kazaklı biliyorsun değil mi?

Gözlerimden süzülen bir kaç damla anıda
Senin sıcaklığın var anlıyorsun değil mi?
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #23 : Mart 24, 2006, 20:49 »

Sevdim Seni Bir Kere
Sevdim seni bir kere
Başkasını sevemem
Deli diyorlar bana
Desinler değişemem
Desinler değişemem
Daha yolun başındasın
Değişirsin diyorlar
Oysa sana çıkıyor
Bildiğim bütün yollar
Sevgi anlaşmak değildir
Nedensiz de sevilir
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #24 : Mart 24, 2006, 20:51 »

İstasyon insanları
Ruhidir benim adım
Hiç çıkamam evimden
Dostlar uydururum hayali
Mutluyumdur bu yüzden

Bir çiçek dürbününden
İnsanlara bakarken
Bir gün bir istasyon gördüm
Trenleri geciken

Yolcular ellerinde
Tek gidişlik bir bilet
Henüz bilmeseler de
Hayat bundan ibaret

İstasyon insanları burdalar tesadüfen
Aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
Eskiden, çok eskiden
Ben daha çok küçükken

Henüz cennet plajı
Otopark olmamışken
Mercanların arasında
Küçük balıklar vardı

En güzelleri el boyunda
Kavuniçi olanlardı
Bir gün bir rüya gördüm
O kavuniçi balık benmişim

Büyümem beklenmeden
Afiyetle yenmişim
İstasyon insanları burdalar tesadüfen
Aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden

Ruhidir benim adım
Bir sırrım var saklarım
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #25 : Mart 24, 2006, 20:55 »

Zamparanın ölümü (İkinci ve son bölüm)

Galiba kendinizi pek enteresan sanıyorsunuz
Büyümeyen adam sendromu bu, ama yaşlanıyorsunuz
Küstah taklidi yapan erkekler familyasından
Milyarlarca zavallı adam midemi kaldıran
Ya siz hala bıkmadınız mı hiç kendinizden?
Evinden uzak yalnız kovboy triplerinizden?
Hadi gelin uyuyun koynumda eğer çok isterseniz
Ben uyanmadan giderseniz beni memnun edersiniz
Pardon ama herhalde bizim de bir gururumuz var
Nefret et ama acıma yeter ki istediğin kadar
Halbuki güzel kent masalları vardı aklımda
Mum ışığında anlatacağım kadın ve erkek hakkında
Tanırsınız benim gibileri boş sokaklardan
Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan
Ama dün akşam dedim ki kendi kendime
Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle!
Geldim sevgili arabam düldül yalnızız yine
Patlıycam çok sıkıldım kendimden ben bile
Bir ağustos böceğiydim ben ama kaybolmuş sazım
Eyvah polis amcalar her yerde, galiba yan bastım
Hiç üfletme memur abi, nefesim 95 oktan
Valla patlarız alimallah yanımda kibrit çaksan
Sen sormadan ben söyleyeyim ne ehliyet, ne ruhsat
Ne de sigortam var, sadece bu meymenetsiz surat

Tanırsınız benim gibileri boş sokaklardan
Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan
Ama dün akşam dedim ki kendi kendime
Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle!
Sağolsun memur abi anlayışlı çıktı
Üzüldü halime, hadi git dedi, sakın sürme hızlı
Gözüm kapalı bile giderim ben bu yollarda
Eh bi de yavaş kullanmak ayıp olur içtiğim onca şaraba
Bas gaza!
Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle!
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #26 : Mart 24, 2006, 21:00 »

Soluk Soluğa
Konuşacağım uyusan da
Tek bir kelime bile duymasan da
Biterken bir zamanlar
Çok sevdiğimiz bu hikaye

Dokunuyorum ellerine
Aralanmış bacaklarına
Eğilip ıslak ağzına
Ağzımı dayıyorum son kez

Soluk soluğa
Saçların darmadağın
İç çamaşırların odaya saçılmış
Dün ağladıktan sonra

Makyajın yastığına akmış
Uyandırmadan seni
Sıyırıp üstünden herşeyi
Terden ıslak vücudumu

Vücuduna dayıyorum son kez
Soluk soluğa
Artık çok üzmüyor beni
Hiç bir şey hissetmiyorum hatta

Bir kaç anı sadece onlar da
Silinir nasılsa zamanla
Bırakmıştım uzun zamandır
Ama ihtiyacım var şu anda

Bazen bir içki şişesi
Yaşam destek ünitesi
Bu kez gerçekten giderken
Gerçekten terkederken

Sana kapıyı çekerken
Uzun uzun bakıyorum son kez
Soluk soluğa
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #27 : Mart 24, 2006, 21:01 »

Gönülçelen
Kırıklarını aldırdım kalbimin
Zırhımı çıkarttım astım portmantoya
Güzel vücutlar, boş suratlar
Benimse yenmiş tırnaklarım
Titrek ellerim var

Evet dedi, ben de seni aldattım
Bir kez de değil üstelik
Çünkü beni çok kanattın
Çok sevdiğim bir yalandın

Gönülçelen
Aynı anda utanmadan
Hem kırıcı, hem kırılgan
Yordun beni gönülçelen

Gönülçelen
Biraz gerçek, biraz yalan
Hem yarabandım, hem yaram
Bitsin artık gönülçelen
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #28 : Mart 24, 2006, 21:03 »

Hayalperest
O kadar haklısın ki
Dayanamıyorum buna
O kadar güzelsin ki
Çok çirkin kaldım yanında

Korkum yaralanman hayatta
O kadar yalnızsın ki
Dayanamıyorum buna
O kadar sıcaksın ki

Çok soğuk kaldım yanında
Korkum yaralanman hayatta
Hayalperestsin, güzel hayaller peşinde
Çok gençsin, yanlış insanlar kalbinde

Hayalperestsin, güzel hayaller peşinde
Çok gençsin, çok gerçeksin
Bu yüzden çok güzelsin
Kayıtlı
deli kız
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 366


« Yanıtla #29 : Mart 24, 2006, 21:05 »

Mavi
Kaptan bu kadar hızlı gitme
Hava güzel, deniz güzel
Yelken yeter bize
Akıntı burnu önümüzde

Mandalina kokuları sahilden
Dolsun içimize
Mutluyum diyorum kendime
Sağım, solum, önüm, arkam

Her yer mavi mavi
Bu güzel Eylül akşamüstü
Her yer masmavi
Akdeniz meltemi altında

Kitabım kucağımda
Ne güzel şey uyuklamak
Sana ilk aşık olduğumda
Geceyarısı dolunayda

Bu koyda yüzmüştük çırılçıplak
Yıllar nasıl aktı geçti
Lacivert mayom eridi güneşten artık
Mavi mavi

Bu güzel Eylül akşamüstü
Her yer masmavi
Yatma vakti geldi artık
Rakı balık harikaydı kaptan eline sağlık

Son bir kadeh dostlar için
Artık aramızda olmayan
İnşallah onlar da mutludurlar-
Mavi mavi

Bu güzel Eylül akşamüstü
Her yer masmavi
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2] 3 4 5   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı