Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şu An Okuduğumuz Kitabın Arka Kapağındaki Özeti Yazalım Mı?  (Okunma Sayısı 14129 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
5380k0l1k
Ziyaretçi
« : Mart 07, 2008, 11:29 »

arka kapaktaki özet. Masum
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:36 Gönderen: going under » Kayıtlı
ekoşş
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 29
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2,015


hayır yine siyahsınn..


« Yanıtla #1 : Mart 07, 2008, 12:28 »

Tabi zevkle
Büyük Rus yazarı Lev Tolstoy'un ilk yapıtı olanKazaklar, iki karşıt dünyanın çarpıcı bir uslüpla  karşılaştırılmasıdır. Bu iki farklı dünyadan biri çeşitli kültürlerin etkisi altında yaşayan ve kibarlarları olusturan aristokratların,  diğeri ise kendi geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan halkın dünyasıır. Tolstoy, dağlarda yaşayan terek Kazaklarını anlatırken bu insanların ülkelden kopuslarının nedenlerini, içinde bulundukları koşulların onları nasıl savaşçı kıldığını gerçekçi bir üslupla sergiler
Göz kırpan
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:44 Gönderen: going under » Kayıtlı

Gitme öksüz kalırım gitme sensiz kalırım!!!<br />                                      YOKSUN artık YOK ...
5380k0l1k
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Mart 07, 2008, 12:58 »

'Ana' 1868-1936 yılları arasında yaşayan Maksim Gorki'nin klasikler arasına girmiş en önemli eseridir.

Gorki 1907'de yayımlanan romanında,Pavel adlı bir işçinin annesi olan Pelage'yi anlatırken bir yandan sefalet dolu ve bir yandan görkemli hayatlarının hüküm sürdüğü Çarlık Rusyası'nın toplumsal panoramasını ustalıkla yansıtmış,inandığı sosyalist ideoloji temelinde acımasızca bir eleştiriye girmiştir.
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:45 Gönderen: going under » Kayıtlı
going under
Sogukdag
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 45
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4,132



« Yanıtla #3 : Mart 07, 2008, 17:44 »

V.C. Andrews - Şimşek

Rain, yuvam diyebileceği bir yer arıyordu. Fakat gecenin korkunç karanlığı çöktüğü zaman saklanacak bir yer bulamıyordu...

Rain Arnold sevgi dolu ama fakir ailesinin bağrından kopup, zenginlerin arasında yaşamak zorunda kalır, fakat bu ortama da alışmakta çok zorlanır. En büyük aşkı, tiyatroya kavuşmak için çıktığı yolculukta bütün maskeler düşecek ve yıllardır saklanan aile sırları ortaya çıkacaktır.

Ingiltere'nin en saygın tiyatro okuluna kaydı yapılan Rain, ünlü Endfield Ailesinin bir ferdi olan büyük teyzesi Leonora'nın evinde kalacaktır. Nefes kesecek büyüklükte olan malikane antika eşyalarla doludur ve oldukça eskiye dayanan bir geçmişi vardır. Fakat bu evde garip şeyler olmaktadır. Rain, geceleri ayak sesleri ve küçük bir kızın karanlığı delen kahkahalarını duyar. Kullanılmadığı söylenen odalarda garip ışıklar görür. Müzeye benzeyen evin her şeyi, havası, sessizliği, can sıkıcı hizmetkarları bile soğuk, ruhsuzdur. Bu görkemli zenginliğin arkasında korkunç bir gerçek saklanmaktadır. Ve bu korkunç gerçek Rain'in en değerli düşlerini korkunç kabuslara döndürecektir...

« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:45 Gönderen: going under » Kayıtlı

__Sonunda boğulmak olsada benim o sularda yüzmem gerek__


-------------------------------------------------------
The begining of the end
Jane Doe
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 56
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6,936


Site
« Yanıtla #4 : Mart 07, 2008, 17:53 »

V.C. Andrews - Şimşek

Rain, yuvam diyebileceği bir yer arıyordu. Fakat gecenin korkunç karanlığı çöktüğü zaman saklanacak bir yer bulamıyordu...

Rain Arnold sevgi dolu ama fakir ailesinin bağrından kopup, zenginlerin arasında yaşamak zorunda kalır, fakat bu ortama da alışmakta çok zorlanır. En büyük aşkı, tiyatroya kavuşmak için çıktığı yolculukta bütün maskeler düşecek ve yıllardır saklanan aile sırları ortaya çıkacaktır.

Ingiltere'nin en saygın tiyatro okuluna kaydı yapılan Rain, ünlü Endfield Ailesinin bir ferdi olan büyük teyzesi Leonora'nın evinde kalacaktır. Nefes kesecek büyüklükte olan malikane antika eşyalarla doludur ve oldukça eskiye dayanan bir geçmişi vardır. Fakat bu evde garip şeyler olmaktadır. Rain, geceleri ayak sesleri ve küçük bir kızın karanlığı delen kahkahalarını duyar. Kullanılmadığı söylenen odalarda garip ışıklar görür. Müzeye benzeyen evin her şeyi, havası, sessizliği, can sıkıcı hizmetkarları bile soğuk, ruhsuzdur. Bu görkemli zenginliğin arkasında korkunç bir gerçek saklanmaktadır. Ve bu korkunç gerçek Rain'in en değerli düşlerini korkunç kabuslara döndürecektir...




harikasın:]



vc andrews-cennet


Casteellar fakir bir Georgia ailesinden gelirler.yiyecek,içecek,üstlerine giyecek elbiseden yoksun,ısınma ve aydınlanma gibi gereksinmelerden mahrum bir halde yaşamaktadırlar.İçlerinden Heaven Leigh Casteel,ailenin en güzel kızı olarak çevredekilerin dikkatini çeker.Babalarının yaptığı kötülüklere rağmen Heaven,kardeşi Tom ve diğer küçük kardeşleri ile bir gün bu utanç dolu hayatı unutabilecekleri ümidiyle günlerini büyük bir sabırla geçirmektedirler.
  Fakat durumları gittikçe kötüleşir.Heaven'ın babası eve çok ender gelmeye başla.Çok sert ve kaba bir kadın olan annesi Sarah,ailesini terkeder.Bu şartlar altında aile reisi Casteel çocuklarını değişik ailelere satmaya başlar.Heaven ve küçük Casteelların gelecek için ümitleri böylece azalmış olur.
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:45 Gönderen: going under » Kayıtlı
going under
Sogukdag
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 45
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4,132



« Yanıtla #5 : Nisan 12, 2008, 22:21 »

Val McDermid - Gölgeleri Öldürmek

_Özet_

“Kimin incindiğini biraz olsun umursamayan insanlar tarafından hayatı çalınanların vereceği tepkiyi kimse kestiremez. Arkasına yaslanıp işleri oluruna bırakan tiplerden değilim ve yaptıklarını onlara ödeteceğim. Kendimi belli edeceğimi sanmayın. Çok zekice davranacağım ve hedeflerimi dikkatle seçeceğim. Bu sefer beni görmezden gelemeyecekler. Başlarından savamayacaklar. İsimlerini kanla yazıp açık ve net bir mesaj gönderecek ve onları başımdan savacak olan benim.”

Gerçek ile kurgu arasındaki çizgide elini kolunu sallayarak dolaşan bir katil.
Kurbanlarını, Gerilim/Polisiye yazarları arasından seçiyor ve onları tıpkı kitaplarında kurguladıkları biçimde öldürüyor.

Ve bir kadın, Fiona Cameron... Onun bu gerilimin içinde yer almasının nedeni ise cinayet romanları yazarı olan sevgilisi Kim Martin. Geçmişte kardeşinin öldürülmesine engel olamayan psikolojik profilleme uzmanı Fiona, hem sevgilisini kurtarmak hem de geçmişiyle barışmak için her şeye hazır.
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:45 Gönderen: going under » Kayıtlı

__Sonunda boğulmak olsada benim o sularda yüzmem gerek__


-------------------------------------------------------
The begining of the end
kontes7
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 34



« Yanıtla #6 : Nisan 23, 2008, 13:27 »

ben hiç yazmıyım bence atlarla ilgili değişik biraz tuhaf bi kitap Gülümseme
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:46 Gönderen: going under » Kayıtlı
mezarkabul_b
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 20
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 920


Pentagram


« Yanıtla #7 : Nisan 23, 2008, 23:40 »

V.C. Andrews - Şimşek

Rain, yuvam diyebileceği bir yer arıyordu. Fakat gecenin korkunç karanlığı çöktüğü zaman saklanacak bir yer bulamıyordu...

Rain Arnold sevgi dolu ama fakir ailesinin bağrından kopup, zenginlerin arasında yaşamak zorunda kalır, fakat bu ortama da alışmakta çok zorlanır. En büyük aşkı, tiyatroya kavuşmak için çıktığı yolculukta bütün maskeler düşecek ve yıllardır saklanan aile sırları ortaya çıkacaktır.

Ingiltere'nin en saygın tiyatro okuluna kaydı yapılan Rain, ünlü Endfield Ailesinin bir ferdi olan büyük teyzesi Leonora'nın evinde kalacaktır. Nefes kesecek büyüklükte olan malikane antika eşyalarla doludur ve oldukça eskiye dayanan bir geçmişi vardır. Fakat bu evde garip şeyler olmaktadır. Rain, geceleri ayak sesleri ve küçük bir kızın karanlığı delen kahkahalarını duyar. Kullanılmadığı söylenen odalarda garip ışıklar görür. Müzeye benzeyen evin her şeyi, havası, sessizliği, can sıkıcı hizmetkarları bile soğuk, ruhsuzdur. Bu görkemli zenginliğin arkasında korkunç bir gerçek saklanmaktadır. Ve bu korkunç gerçek Rain'in en değerli düşlerini korkunç kabuslara döndürecektir...




o kitabımı okuyorsun gerçekten muhteşem ben bitirdim sonunda Rain teyzesine bir laf koyuyo ama

büyük teyze leonara: nerdeyse bizden daha zengin oldun
rain:ben zaten sizden hep zengindim

buna bayılıyorum
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:46 Gönderen: going under » Kayıtlı

___NaKaRaTa EşLiK Et,sOlODa kAfA SaLlA!!___
                         'Pentagram'
mezarkabul_b
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 20
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 920


Pentagram


« Yanıtla #8 : Nisan 23, 2008, 23:43 »

V.C. Andrews Öç Yuvası

Çatı, Çatıdak Pırıltılar, Gazap Tohumları ve Ruby gibi unutulmaz romanların yazarı V. C. Andrews, 'Öç Yuvası' (My Sweet Audrina) adlı yapıtında okurlarını yine heyecan seline sürüklüyor.

Bu yazıyo valla Sırıtan
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:46 Gönderen: going under » Kayıtlı

___NaKaRaTa EşLiK Et,sOlODa kAfA SaLlA!!___
                         'Pentagram'
nescafe
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15



« Yanıtla #9 : Mayıs 07, 2008, 18:26 »

ingiliz babasyla fransız asıllı annenin oğludur. aristokrat bir ortamda büyütüldü. britanya imparatorluğunun sömürgesi olan çeşitli ülkelerde görevlerde bulundu.
    gördüğü ırk ve sınıf ayrımından etkilenerek işini bırakıp işçiler arasında çalışmaya başladı. yaşadıklarını  çeşitli eserlerle dile getirdi.
     son kitabı 1984 bütün eserlerini gölgede bıraktı. herşeyin bütünyle devletin denetiminde olduğu belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum tehlikesine karşı uyarı niteliğindeki eser dünyanın sürekli birbiriyle savaşan 3 totaliter polis devletinin egemenliği altında düşsel bir gelecekte geçiyor.
     eser daha sonra sinemaya da aktarılmıştır..


                                      GEORGE ORWELL / 1984
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:47 Gönderen: going under » Kayıtlı
going under
Sogukdag
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 45
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4,132



« Yanıtla #10 : Mayıs 10, 2008, 17:34 »

V.C. Andrews - Şimşek

Rain, yuvam diyebileceği bir yer arıyordu. Fakat gecenin korkunç karanlığı çöktüğü zaman saklanacak bir yer bulamıyordu...

Rain Arnold sevgi dolu ama fakir ailesinin bağrından kopup, zenginlerin arasında yaşamak zorunda kalır, fakat bu ortama da alışmakta çok zorlanır. En büyük aşkı, tiyatroya kavuşmak için çıktığı yolculukta bütün maskeler düşecek ve yıllardır saklanan aile sırları ortaya çıkacaktır.

Ingiltere'nin en saygın tiyatro okuluna kaydı yapılan Rain, ünlü Endfield Ailesinin bir ferdi olan büyük teyzesi Leonora'nın evinde kalacaktır. Nefes kesecek büyüklükte olan malikane antika eşyalarla doludur ve oldukça eskiye dayanan bir geçmişi vardır. Fakat bu evde garip şeyler olmaktadır. Rain, geceleri ayak sesleri ve küçük bir kızın karanlığı delen kahkahalarını duyar. Kullanılmadığı söylenen odalarda garip ışıklar görür. Müzeye benzeyen evin her şeyi, havası, sessizliği, can sıkıcı hizmetkarları bile soğuk, ruhsuzdur. Bu görkemli zenginliğin arkasında korkunç bir gerçek saklanmaktadır. Ve bu korkunç gerçek Rain'in en değerli düşlerini korkunç kabuslara döndürecektir...




o kitabımı okuyorsun gerçekten muhteşem ben bitirdim sonunda Rain teyzesine bir laf koyuyo ama

büyük teyze leonara: nerdeyse bizden daha zengin oldun
rain:ben zaten sizden hep zengindim

buna bayılıyorum


Evet bitirdim kitabı gerçekten harikaydı...
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:47 Gönderen: going under » Kayıtlı

__Sonunda boğulmak olsada benim o sularda yüzmem gerek__


-------------------------------------------------------
The begining of the end
ŞEßO!ST
..CaDı..
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 10
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 698



« Yanıtla #11 : Mayıs 17, 2008, 14:39 »

Agatha Christie - Bilinmeyen Hedef

  Çok sayıda bilim adamı bir anda ortadan kaybolur. Bu durum gizli haberalma servislerini iyiden iyiye endişelendirir.
  Bu adamlar kaçırılmış ya da şantaj mı yapılmıştır? Yoksa beyinleri mi yıkanmıştır?
  Tüm bu sırrın anahtarı bir kadında saklıdır, ama o da uçak kazasında ağır yaralanmış, ölün döşeğinde yatmaktadır.
  Bu arada Kazablanka'da bir otel odasında, Hilary Craven isimli bir kadın intihar etmeye karar verir. Ancak hiç tanımadığı bir adam, bunun yerine kadına daha heyecanlı bir ölüm yolu önerir.


  ''Agatha Christie, bu dedektiflik öyküsüyle bizlere yine gerilim dolu bir roman sunuyor.''
    Sunday Times
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:47 Gönderen: going under » Kayıtlı

~$ۧO!ST~

Bir kalp kırıldığında denizler kurur, toprak küser, denge kalmaz o dünyada
Her kalp kırıldığında, bir yerlerde yolculuk başlar mavi renkten siyahlığa....
RoseWilD
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7,386



« Yanıtla #12 : Mayıs 31, 2008, 15:35 »

ÇOCUKLUK
LEV NİKOLAYEVİÇ TOLSTOY
"Çocukluk" Tolstoy'un basılan ilk romanıdır.  Yirmili yaşların ilk yıllarında yazdığı bu roman geniş ölçüde gerçeklere dayanır.  Tiplerin birçoğunu yaşamdan almıştır: kendisi, arkadaşları ve ailesi...  Bu romanda yer alan ruh çözümlemeleri ve karakterlerin gücü daha ilk eserinde Tolstoy'u usta bir yazar olarak kabul ettirmiştir.
« Son Düzenleme: Haziran 15, 2008, 01:47 Gönderen: going under » Kayıtlı
mezarkabul_b
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 20
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 920


Pentagram


« Yanıtla #13 : Haziran 21, 2008, 01:01 »

V.C. Andrews-Çatı Sırıtan
Bencil ve zalim bir anne tarafından yaşadıkları dünyadan kopartılıp bir çatıya kilitlenen dört masum çocuğun yaşamlarına egemen olan garip,karanlık korkularla dolu tutku ve dehşetin öyküsü tüm dünyada okurları adeta tutsak etti.
Kayıtlı

___NaKaRaTa EşLiK Et,sOlODa kAfA SaLlA!!___
                         'Pentagram'
hated rocker
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 25
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,459


''' hiç dedi,hiçbirşey...


« Yanıtla #14 : Haziran 24, 2008, 13:18 »

Gregor Samsa bir sabah tedirgin düşlerden uyandığında, kendini yatağında devasa bir böceğe dönüşmüş buldu.

Dönüşüm edebiyat tarihinin belki de en müthiş bu cümlesiyle başlar. Ama bunun, anlatının en dokunaksız cümlelerinden biri olduğunu satırlar ilerledikçe anlarız. Samsa beklendiği gibi panik içindedir. Ama yaşadığı panik, sanıldığı gibi böceğe dönüşmüş olmasından değil, geç kalmasındandır. Çünkü işe geç kalması, işini riske atması demektir ve o, bu riski göze alamaz. Ailesi borç yükü altında ezilmekte ve bütün aile Samsa'nın eline bakmaktadır. İşte Kafka'nın derin sezgisiyle önceden haber verdiği asıl korkunç gerçeklik... Birey kendi bedeninden, varoluşundan kopmuş, olağanüstü durumunu bile göz ardı edebilecek kadar sosyal yaşama batmış ve kendine yabancılaşmıştır. Ancak, devasa bir böceğe dönüşünce topluma da yabancılaşır. Acı süreç, toplumun giderek onu kendi dışına itmeye çalışması, onun da var gücüyle toplumun bir yerine bağlanmak için verdiği mücadeleyle geçer.

Bu, belki de hepimizin trajedisidir.

Franz Kafka, Dönüşüm'le modern temaları klasik alegorik anlatımla eriterek dünya edebiyatında beklenmedik ufuklar ve anlatım olanakları açmıştır.


Kayıtlı

'                                                                                                                                                                                                                                       ...Ölümünü anıyorum bugün dünyadan kurtulmuş olmanla sağladığın buruk mutlulukla ve bana bıraktığın güçle...ruhumu senin yanına verip yaşamaya devam ediyorum bedenimle..                                                                                                                                                                     30.05.2008
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı