Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Küçük İskender  (Okunma Sayısı 23829 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
beyaz
Ziyaretçi
« : Ağustos 04, 2008, 22:33 »

küçük İskender mahlasıyla tanınan Derman İskender Över, 28 Mayıs 1964 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne girdi ve beş yıl eğitim gördü. Kendi arzusuyla bıraktığı tıp eğitimini takiben İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'ne de üç yıl kadar devam etti. Ağır basan sanat hayatı onu akademik ortamdan kopartarak edebiyat ve sinemaya sürükledi.


'Marjinal şair' olarak tanınmaya başlaması 1985 yılıdır. Günümüze değin bunca yıllık süreye onlarca şiir ve özgür metin, bir günlük, üç roman, iki özel derleme, bir inceleme, bir antoloji olmak üzere birçok kitap sığdırdı. Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda (La Giovane Poesia D'europa Nel 1999) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl içersinde uzun zamandır sinema dalındaki jürisinde de yer aldığı Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde 'Bir Çift Siyah Deri Eldiven' adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Fotoğraf Bölümü master öğrencilerine 'Postmodernizmin Görsel Malzemeye Etkisi' üzerine bir seminer verdi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Ayrıca Türkiye'de farklı üniversitelerde ve liselerde panellere, workshop'lara katıldı. 2005 ODTÜ Bahar Şenliği'nde ODTÜ Genç Yazarlar Topluluğu için bir açıkhava söyleşisine konuk olarak katıldı. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan küçük İskender, içlerinde 'Ağır Roman' ve 'O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol aldı. Halen Varık, Adam Sanat, Yasak Meyve, Kaçak Yayın adlı dergiler ağırlıklı olmak üzere yazmaya ve kitaplaşmış eserlerini yayımlamaya devam etmektedir.

Kitap listesi

Şiir
* Gözlerim Sığmıyor Yüzüme (1988 / Adam Yayınları)
* Erotika (1991 / Adam Yayınları)
* Yirmi5April (1994 / YKY)
* Periler Ölürken Özür Diler (1994 / Gendaş)
* Suzidilara (1996 / Adam Yayınları)
* Güzel Annemin Hayal Gücü (Tek Baskılık Kitap) (1996 / Hera Şiir Kitaplığı)
* Ciddiye Alındığım Kara Parçaları (1997 / YKY)
* Papağana Silah Çekme! (1998 / Om Yayınları)
* Alp Krizi (Tek Baskılık Kitap) (1999 / Çalıntı Yayınları)
* Gözyaşlarım Nal Sesleri (1999 / Adam Yayınları)
* Bir Çift Siyah Deri Eldiven (2000 / Adam Yayınları)
* İpucu Bırakma Sanatı (2000 / Om Yayınları)
* Bahname (2000 / Om Yayınları)
* Klarnet (2001 / Om Yayınları)
* Kahramanlar Ölü Doğar (2001 / Om Yayınları)
* Çürük Et Deposu (2001 / Adam Yayınları)
* Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm (2002 / Om Yayınları)
* Eski Kral Deposu (2002 / Adam Yayınları)
* Siyah Beyaz Denizatları (Toplu Şiirler I) (2003 / Gendaş)
* Barudî (Kürtçe Çeviri) (2003 / Piya)
* Dicle ile Fırat (2004 / Gendaş)
* Bir Daha Bana Benzeme Angel! (2004 / Varlık)


Serbest Metinler
* Dedem Beni Korkuttu Hikâyeleri (1992 / Parantez)
* İkizler Burcu Hikâyeleri (1993 / Parantez)
* 666 (1994 / Gendaş)
* The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi (1996 / Parantez)
* Belden Aşağı Aşk Hikâyeleri (1996 / Parantez)
* Pop H'art (1997 / İnkılâp)
* Balık Burcu Hikâyeleri (2000 / Parantez)
* Made In Hell (2001 / İnkılâp)
* Insectisid (2002 / Stüdyo İmge)
* Necronomicon / Ölüm Kitabı (2004 / Turuncu Medya)
* Burç Hikayeleri (2005 / Sel Yayıncılık)


Romanlar
* Flu'es (1998 / Parantez)
* Cehenneme Gitme Yöntemleri (1999 / Parantez)
* Zatülcenp (2000 / İnkılâp)


Özel Derlemeler
* Kanlı Lağım Fareleri'den küçük İskender'e (2001 / Stüdyo İmge)
* Aşk Şiirleri Kolonisi (2004 / Everest)


İnceleme / Eleştiri
* Şiirli Değnek (1995 / YKY)
* Eflatun Sufleler (2002 / Gendaş)
* Rimbaud'ya Akıl Notları (2004 / Alkım)


Günce
* Cangüncem (1996 / Gendaş)

Kayıtlı
lynnmel
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 896



« Yanıtla #1 : Ağustos 05, 2008, 01:48 »

okumayı en çok istediiğim yazarlardan birtanesi.bu sene okuyabileceğimi sanmıyorum.seneye yazın artık Gülümseme
Kayıtlı

It would be nice:
Take my hand
Just hold my hand
I'll take you there
Your pain will go away...
.Morsist
Anna MoLLy
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 52
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,708


Atlantis'ten Gelen...


Site
« Yanıtla #2 : Eylül 10, 2008, 00:23 »

Sesini duyduktan sonra daha da hasta olduğum insan.
Kayıtlı

Bir gün kalbin elinde sessizce patlar mı?
 
.Morsist
Anna MoLLy
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 52
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,708


Atlantis'ten Gelen...


Site
« Yanıtla #3 : Eylül 29, 2008, 16:54 »

-"Yüzünün yarısını bana vereceksin!"
Yüzümün bir yarısı intihar eden sevgilimin peşinden gitti. Öte yarısı film artisti olmak için evden kaçtı.

-"Ellerinden biri benim olsun!"
Ellerimden biri en büyük aşkımın saçları arasında kayboldu. Ötekisi hapse girdi.

-"Çocukluğunun en güzel günlerini bana armağan et!"
Çocukluğumun en güzel günlerinden bazılarını kurtlar yedi. Geri kalan kısmını ise çocuk esirgeme kurumuna bağışladım.

-"Umutlarının aynısından bana da ısmarla!"
Umutlarımın bir kısmından hüznüme şahane bir sos hazırladım. Arta kalan kısmını evlatlıktan reddettim.

-"Hiç kimsenin bilmediği yerlere gidelim!"
Hiç kimsenin bilmediği yerlerin bir bölümü düşler altında kaldı. Diğer bölümlerin inşası sürmekte.

-"Herşeyini bana anlat!"
Herşeyimin bir parçasından trajedi imal ettiler. Boşta kalanlarını da sucuk yaptılar.

-"Kalbinin temizliği için gündelikçi olabilirim!"
Kalbimin temizliğinin bir katıyla uzayın sonsuzluğu ilgileniyor. Öte katlarında zaten belalı yalnızlıklar yaşamakta.

-"Hiç ayrılmayalım!"
Ayrılıkların çoğunluğu ruhun iklim şartlarından: Sen karasalsın, ben ılıman. Ayrılıkların azınlığı bitki örtüsünden: Sende kaktüsler var, bende plastik vazo çiçekleri.

-"Saçmalıyorsun artık!"
Saçmalıklarımdan kimisini hayattan aldım. Kimisini alkol sanıp içtim.

Sen iyisi mi üstüne basacağın bir mayın bul ve beni unut!

Küçük İskender

Kayıtlı

Bir gün kalbin elinde sessizce patlar mı?
 
lynnmel
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 896



« Yanıtla #4 : Eylül 29, 2008, 19:11 »

-"Hiç ayrılmayalım!"
Ayrılıkların çoğunluğu ruhun iklim şartlarından: Sen karasalsın, ben ılıman. Ayrılıkların azınlığı bitki örtüsünden: Sende kaktüsler var, bende plastik vazo çiçekleri.
daha çok okumak istiyorum artık Gülümseme
Kayıtlı

It would be nice:
Take my hand
Just hold my hand
I'll take you there
Your pain will go away...
gecenin koynunda_
Yeni Üye


Teşekkür Sayısı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1



« Yanıtla #5 : Ekim 23, 2008, 21:50 »

Bir de ''İt Cazı'' adlı eseri var..Açıklayan bir kitap;hayatı,gerçekleri..
Kayıtlı
.Morsist
Anna MoLLy
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 52
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,708


Atlantis'ten Gelen...


Site
« Yanıtla #6 : Kasım 02, 2008, 00:29 »

27. İstanbul Kitap Fuarı'nda

küçük İskender imza günüyle okurlarıyla buluşuyor...

8 Kasım Cumartesi
Saat : 15.00
SEL Yayıncılık Standı
Kayıtlı

Bir gün kalbin elinde sessizce patlar mı?
 
şükran
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 290


Bu kalabalığın içinde yapayanlız tek başımayımm!


« Yanıtla #7 : Kasım 02, 2008, 12:34 »

valla güzelmiş
« Son Düzenleme: Kasım 02, 2008, 17:36 Gönderen: going under » Kayıtlı

Yaşıyorum aslında yada yaşamaya çalışıyorum, şu yalan dünyada. Beni kimsenin anlamadığı, dinlemediği. Duygularımı bile tarif edemiyorumm. Eksiğim, güçsüzüm. Tek varlığım şebomm. Beni en iyi tarif eden, anlayan, dinleyen, bütünüm, yaşama sebebim HERŞEYİMSİN ŞEBOM
anoreksi
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Şubat 03, 2009, 14:23 »

İskenerin bütün eserlerini bilen biri olarak şunu söylüyorum ki; bence çağın en dikkate değer adamı..!!
Kayıtlı
- ANATHEMA -
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Mayıs 13, 2010, 18:08 »

"Tarihe en büyük savaş diye geçsin k*çımızla devirdiğimiz dağ gibi aşklar..."

~

"Boş bir sinema salonunda oynuyor
tek başına çektiğim siyah beyaz
Sessiz son film
Ne kuşları seyreden kedi kadar heyecanlıyım artık
ne de o kuşlar kadar
salak ve kendine hakim
Kamera stop ! Yalnızlığıma kapalı gişeyim ! "

~

" Ulan İstanbul ! bu bana reva mıdır?
Ulan o denli sevmişim, müstahak mıdır?
S**tirip gidiyorum başınızın çaresine bakın
arabesk dinleyeceğim işte!
Rakı içeceğim
İntihar edeceğim
K*çınıza kına yakın ! "

~
"Adımı ilk söylediğin gün
Kan geldi kulaklarımdan o gece..."

" Ne diyebilirim ki, kağıt kalemle oynanan çocukluk oyunlarımızdan biri 'adam asmaca' olduktan sonra.. ''

 

Kayıtlı
sebomania_tuqce
şebo'(m) <3
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 35
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2,404



« Yanıtla #10 : Mayıs 25, 2010, 22:03 »

 BU GECE ŞAHESER İMPARATORU.. (10624 Hit)

beni bir pazar gecesi siyanürle vurun!
gölgemi bir vapurun saadetine vermişken,
zeki müren'den hicaz makamı şarkılar dinlediniz
ama dönüp arkama bakabilmeliyim kaç kişisiniz
nerden gelmişsiniz neler giymişsiniz
elimde bir demet letafet çiçeği de,

tavanı kırmızı, duvarları beyaz badanalı
bir odada bir arada bir ara olmalıyız, hatırladınız
bıçak sapı gibi gülümsememe de izin vermelisiniz
- babam bana küstü, döv onu babaanne
çıngıraklı yılanlar almıştın hani bana yaşgünümde -
gerdanımda genç kızların çılgın tortusu ve soğuk su,
oramda buramda buram buram ilkaşk kokusu,
işte ben trenleri biraz da bu yüzden severim
ne çok severim bilemezsiniz

beni bir pazar gecesi siyanürle vurun!
palyaço makyajı yapmış olayım, gülün önce
amuda da kalkayım, telde de yürüyeyim filan
size nadide karanfil kolleksiyonumu göstereyim
kayısı gülü çocuklarımı, arılarımı da,
tenezzüllerimi, biliyorum:
zeki müren'den hiç şarkı dinlemediniz
radyoda jean-sebastian bach çalıyor, bakınız
cam pervazındaki baykuşun
yok bir ayağı da
 
Kayıtlı

Hepsini dileyip gerisine...
direniyorum...
Snow Flake
Klasik Üye
**

Teşekkür Sayısı 13
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 575


Her gün güneş doğar yeter ki açık olsun perdeler!


« Yanıtla #11 : Mayıs 25, 2010, 22:17 »

İlk sevgilim sayesinde tanımıştım. Bende oturup uzun zamanlar ayırıp şiirlerini okuma isteği uyandıran sayılı şairlerden. Sanırım pazar akşamıydı Okan Bayülgen programa davet ettiğini onun çıkmak istemediğini söyledi arayan bir izleyiciye. Ne güzel olurdu çıkıp saatlerce beni ekrana kilitlese...
Kayıtlı

S (ebnem) now F (erah)lake

Bütün aşklar çok büyük olacaktı,
Ama en büyük bizimkisi diyecektik!
- ANATHEMA -
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Temmuz 16, 2010, 18:09 »

Her pamuk şeker yediğimde aynanın karşısına geçip dilimin pespembe olmasını seyrediyorum büyük bi hazla... Sonra sen geliyorsun aklıma... Acaba senin dilin ne renk oluyordu ? Benim Ömrümü Yedikten Sonra ?!

~

Papağanı istediğiniz kadar sorgulayın;ezberlediklerinden başka hiçbir şey bilmediği için daima aynı sözleri söyleyecektir.
Az bilgiyle yaşamaya mahkumiyeti suç mudur;
...kapasitesinin sınırlı olması
Bir kabahat midir? Kendini öğrettirmeyen kavramlardadır asıl yanlış belki de!
Papağana yalnızca papağanlığı yakıştıran ve ... bunu mükafat
sanan bir gezegenin şımarık şarlatanlarıyız !


Küçük İskender ~

Kayıtlı
sheboisecil
güŁ √ Śє¢iŁ √ є¢є
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 207
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 10,043



« Yanıtla #13 : Temmuz 16, 2010, 18:18 »

*Aşkı bir zayıflık olarak algılıyorum.Aşkı doğaya aykırı buluyorum.İşte bu noktada,aşk da kişinin kendine yönelttiği bir şiddet biçimidir.Aşkın kanserojen olduğu bilimsel olarak saptanmıştır

*Artık aramızdaki uzaklıktan şık bir matem giysisi diktirebilirsin kendine. Bir tek hücreni bile istemiyorum.Televizyonumun çekmediği bir kanal gibisin çünkü. Sen git bambaşka hayatların yatak
odalarında sıradan insanların tenlerini süsle...

*Beni bulaştırmayın bu şarlatanlığa! Ben hala şüphelenmekteyim yeryüzünden, neden bu denli yakın diye
gökyüzüne..

*Hayalleri es geçmek ! Belki de esaretin gerçek nedeni.Sözcüklerle idare edip,bedenleri geri plana iterek ruhlarımıza ruh takviyesi yapıyoruz. Zamanın daralmasını açıklıyoruz..


Bütün yazıLarı mükemmeL ötesi..
Kayıtlı

AkLımın sokakLarını arar sorarken kim biLir ben kac kaLp kırdım..
Zamanın istasyonunu trenLer gecerken kim biLir kac kez kacırdım..
Léon
Şebokolik
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 141
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5,720


Draw your swords.


« Yanıtla #14 : Temmuz 24, 2010, 11:30 »

Bu aralar bir moda olmuş gidiyor
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı