Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Halk Müziği  (Okunma Sayısı 17296 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : Mart 15, 2007, 17:39 »

Bizim çocuğumuz açlıktan ölüyorken bizim başakasının çocuğunu besleme lüksümüz yoktur ,Türk Halk Müziği sadece alelalede bir müzik değildir bir kültürün parçasıdır bizim kültürümüzün üstelik sallan yuvarlan dinlerken bu nadide sanatı çiğneyip geçmemeliyiz
Kayıtlı
gzmli_cojux
yalnızlıgımın rıhtımındayım... ( gelme gücün yoksa... )
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 29
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6,631


sen yoksan benimde yaşamamın sebebi y.o.k....


« Yanıtla #16 : Mart 31, 2007, 18:16 »

Bizim çocuğumuz açlıktan ölüyorken bizim başakasının çocuğunu besleme lüksümüz yoktur ,Türk Halk Müziği sadece alelalede bir müzik değildir bir kültürün parçasıdır bizim kültürümüzün üstelik sallan yuvarlan dinlerken bu nadide sanatı çiğneyip geçmemeliyiz

            kesinlikle sana katılıyorum arkadaşm!  Göz kırpan
Kayıtlı

Hadi hapset beni kudretin yeterse,
Ördüğün oyuncak duvarlar içinde..
Benzemez senin boyalı kahramanlarına,
İyiler SİYAH giyer, bunu unutma!!!
*********************************
Ölüm gelir aklına
Bir kez daha
Belki de sonuncusu budur
Tanrı bile istemez seni yanında
Bilirsin..
Vazgeçersin...
Ölüme de
Hayata da
Küsersin...
                             ( black/metal)
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #17 : Temmuz 31, 2007, 10:38 »

hemen hemen hepimizin yaşadığı şehirde düğünlerde derneklerde eğlencelerde halk müziği çalınıyor neden hiç düşündünüz mü? Erkin Koray Barış Manço hep halk müziğine yakın parçalarıyla ün yaptılar ''''Dağlar Dağlar kurban olam yol ver geçem sevdiğimi son bir olsun yakından görem''''bu deyiş buram buram türkü kokuyor işte halk müziği bu toprakların sesi buna kayıtsız kalmamaız gerek çünkü halkı sesini duymazsanız halk kendi sesini yükseltir ben bir türkü dinlediğimde işte gerçek şairlik budur diyorum kendi kendime rak dinleyin fakat halk müziğini unutmadan yapın bunu arkadaşlar
Kayıtlı
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #18 : Kasım 05, 2007, 01:21 »

Korunması Gereken Mirasımız; Halk Müziğimiz

 Nevzat Sumer
 
 
    Binlerce yıllık Anadolu medeniyetleri halklarının zengin kültürünü yansıtan ve bu güne taşıyan ve folklorumuzun önemli bir parçası olan Türk halk müziği bize atalarımızın paha biçilmez bir mirasıdır. Bu zengin varlığımıza sahip çıkılması önem taşımaktadır.

Ülkemizde bugün halk bilimi(folklor) bir bilim dalı olarak akademik niteliğine kavuşmuş bulunmaktadır. Folklorun alanı ilk zamanlarda oldukça sınırlı olduğu halde bugün hayli genişlemiş durumdadır. Edebiyat ürünleri, halk türküleri, halk tiyatrosu ve dini temsiller, gelenek ve görenekler, dinsel ve büyüsel inançlar, hastalıklı halk hekimliği, evler, ev eşyaları, kap, kacak, gıda maddeleri ve köy mutfağı, halk sanatları ve teknikleri, taşıt araçları, halk oyunları, sporlar, oyunlar, eğlenceler, oyuncaklar, bayramlar. Bütün bunlar bugün folklorun nasıl bir genişlik kazanmış olduğunu açıkça göstermektedir. Folklorun tarih, edebiyat tarihi, etnografya, etnoloji, sosyoloji ve psikoloji bilimleriyle ve arkeoloji, filoloji, diyalektoloji gibi çeşitli disiplinlerle ilişkisi vardır. Ancak, bu bilim dallarının her biriyle ilişki derecesi farklıdır. Esasen folklor ile ilişkisi olmayan hiçbir bilim dalı düşünülemez. Bütün bunlar folklorun alanına giren konularda yapılacak çalışmaların hangi boyutlarda ele alınması ve yürütülmesi gerektiğini işaret eder.

Zengin folklor hazinelerine sahip olan memleketimizde, folklorik ürünlerin süratle kaybolmasına neden olacak koşullar içinde yaşamak olduğumuz da bir gerçektir. Bu nedenle gerek halk müziğimizde ve gerekse folklorun alanına giren dallarda derleme, toplama, inceleme, araştırma, tespit ve tasnif çalışmalarını bilimsel olarak bir an önce ele almak müze ve arşivlerimizi oluşturmak ve daha önce atılmış adımları geliştirmektir. Koruma deyince akla gelen bu olmalıdır. Türkiye’de halk bilimi ve halk edebiyatı alanındaki araştırmaları kurucularından olan Pertev Naili Boratav (1907-1988) bu yolda önemli hizmetler vermiştir. Daha lise yıllarında başladığı derleme çalışmalarını 70 yılı aşkın bir süre boyunca kesintisiz bir biçimde sürdürerek topladığı malzeme ile halk bilimi alanının önemli arşivlerinden birini oluşturmuş olan bir bilim adamıdır. Söz konusu arşivin yurt dışından Türkiye’ye getirilerek araştırmacılara açılması için üyesi bulunduğu tarih vakfını vekil tayin etmiş ve getirilen malzemenin tasnifi yapılarak tarih vakfı bilgi-belge merkezinde kullanıma açılmıştır.

Konumuz olan Türk halk müziği ile ilgili olarak bu güne kadar çeşitli ça1ışmalar yapılmıştır. 1926 yılında b-halk melodilerini derlemeye başlayan İstanbul konservatuarı halk müziği arşivine bağlı olarak Ankara devlet konservatuarında daha bilimsel bir şekilde Türk halk müziği arşivi kurulmuştur. Daha sonra bazı kuruluşlar ve kişiler tarafından derlemeler yapılmış ve halende yapılmaktadır. Ne var ki bu güne kadar yapılmış olanlar ne derece yeterlidir? Bu husus yanılgısız olarak saptanmalıdır.

Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde, Rusya da ve Amerika da folklor çalışmaları ve teşkilatları özel çalışmalardan memleket ölçüsünde kolektif ve bilimsel çalışmalara ve organizasyonlara, milli kuruluşlar halinden de uluslar arası dayanışma içinde olan bilimsel birlik şekline doğru gelişme göstermektedir. Bir örnek olarak Almanya da 1858 de verilen “folklor bir bilimdir” adlı program niteliğinde ki konferanstan sonra ilk olarak 1890 da ‘folklor derneği’ kurulmuş bunu diğer dernekler takip etmiştir. Almanya da ki bütün bu dernekler 1904 te “Alman folklor birlikleri derneği” adı altında bir birlik halinde merkezleştirilmiştir. 1937 de Almanya da ve eski Alman kolonilerinde bu birliğe dahil olarak 180 dernek, müze ve yüksek okul enstitüleri bulunuyordu. Almanya’daki halk şarkıları arşivinde herkesin incelemelerine imkan verecek şekilde tasnif edilmiş 214. 000 halk şarkısı bulunmaktadır.

Folklor bir bilim olduğuna göre bu biliminde kendine özgü metotları vardır. Çalışmalarda bilimsel metotların gerektirdiği koşulların özenle yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Folklor malzemesi toplandıktan ve incelenerek tasnif (bölümleme, sınıflama)edildikten sonra ancak işe yarayabilir. Halk müziği ile ilgili olarak bütün bu derleme, toplama, inceleme, araştırma, tespit, ve tasnif işlemlerini gereği gibi yapacak ve müze ve arşivleri oluşturacak bir kuruluşa ihtiyaç vardır. Bu kuruluşta işin teknisyenleri denilebilecek teknik bilgilerle donanmış yardımcı elemanlar, folklor bilimine sahip halk bilimi uzmanları, sanatçıları ve idari personelden oluşan bir kadronun görev yapması söz konusudur. Halk müziğini amatörlerin işi olmaktan çıkarmak bilimsel olarak ele almak ve bu zenginliği gerektirdiği çalışmaları sürdürecek kuruluşu gerçekleştirmek zorunluluğu ile karşı karşıya bulunuyoruz.

Bu çapta bir faaliyetin sürdürülebilmesi için gerçek hak sahibinin isabetle belirlenmesi ve aşağıda yazılı yasal düzenlemenin yapılması halinde gereken kaynağın yaratılması da güç olmayacaktır. Şöyle ki:
Bütün folklor ürünleri gibi folklorumuzun önemli bir parçası olan halk müziğimizde halk tarafından oluşturulmuş, meydana getirilmiş “halk ürünleri” dir ve atalarımızın milletimize mirasıdır. Adı Türk halk müziği olan bu varlığın sahibi Türk milletidir. Türk milleti devleti ile birlikte yaşamaktadır ve dünya durdukça yaşayacaktır. Milletimize ait olan bu zengin varlığa millet adına ancak devlet sahip çıkabilir, çıkmalıdır.

Yasal düzenleme olarak:
-Yukarıda sözü edilen halk müziğini ele alacak kuruluşun resmi nitelikte devlete (tercihen TBBM başkanlığı) bağlı olarak kurulması,
-Bugüne kadar çeşitli kişi ve kuruluşlar tarafından derlenmiş olan halk müziği eserleri ile ilgili derlemeci ve diğer halk sahiplerinin hakları konusu bir şekilde çözümlenerek eserlerin bu kuruluşa devredilmesi,
-Asıl sahip olan devletin eli olarak görev yapacak bu kuruluşa devredilmiş bulunan eserler üzerindeki hakların kuruluşun seçeceği bir “musiki eserleri sahipleri meslek birliği” tarafından takip ve tahsil edilmesinin temini,
-Elde edilecek gelirin tamamının kuruluşun yaşaması ve halk müziği varlığımızın gerektirdiği derleme, tespit, inceleme, araştırma, tasnif, arşivleme, vb. her türlü hizmetin yerine getirilmesi için ayrılması,
-Kuruluşun mali ve idari denetiminin her yıl TBMM tarafından yapılması konularını düzenleyen bir yasa daha fazla zaman kaybedilmeksizin gündeme alınmalıdır. Aslında olması gereken, böyle bir düzenlemenin folklor varlığımızın tümünü kapsayacak biçimde gerçekleştirilmesidir. Ülkemize yaraşacak olan da budur.

Halk müziği eserlerinin yukarıda sözü edilen kuruluşa devredilmesi gündeme geldiğinde öncelikli olarak;derlemeci, kaynak kişi, notaya alan vb. kişi ve kuruluşların haklarının ne tür bir hak olduğu, bu gibi hakların yasal karşılıklarının ne olacağı ve nasıl teslim edileceği, gerçek hak sahiplerinin tespiti konuları çözümlenmesi gerekir. Bu yapılırken konuya bilimsel olarak yaklaşılması, fikir ve sanat hukukunun temel unsurunun fikir ve sanat eserinin yaratıcısı olduğu, bu hukukun yaratıcı faaliyetin ürünlerine korunma sağladığı hususu göz ardı edilmemelidir. Yukarıda halk müziğinin yaratıcısı olan millet adına devletin sahipliğini ve devlet adına faaliyet gösterecek bir kuruluşu gerekli gören öneri hayata geçirildiği takdirde ancak, derlemeci ve benzeri kişi ve kuruluşların hakları sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilir. MESAM (Musiki eserleri sahipleri birliği) ilk kuruluş yıllarında bu konuyu gündeme getirmiş, uzmanlarında katıldığı çeşitli toplantılar yapılmış fakat çalışmalar devam ettirilememiştir. Bugün MESAM tarafından düzenlenmiş olan bu sempozyumun sadece halk müziğimiz için değil tüm folklorumuz için yararlar getirerek devam edecek hayırlı ve verimli çalışmaların bir başlangıcı olmasını temenni etmekteyiz.

Halk müziği sanatçılarımızın ve bu müziği kullanmakta olan yapımcı yayıncı vb. kişi ve kuruluşların müzikten sadece kendileri için yararlanmak değil, müziğin hizmetinde olmak ve bu varlığımızın olanca zenginliği ile ortaya çıkarılmasına ve ileriye taşınmasına katkıda bulunmaktan mutluluk duyacak inancı içinde teşekkürlerimiz bildirir saygılar sunarız.


Kaynaklar
-Pertev Naili BORATAV, Halk Edebiyatı Dersleri, Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul Mart 2000 ve Eki Arnold van Gennep, FOLKLOR, Çeviren: Pertev Naili BORATAV
-Dr. Nuşin AYİTER, Hukukta Fikir ve Sanat Ürünleri, Sevinç Matbaası, Ankara-1972
-5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve İlgili Mevzuat, T. C. Kültür Bakanlığı.

 
 
Kaynak:
MESAM "Halk Müziği Eserleri Sempozyumu"
17-18 Eylül 2005
 
Kayıtlı
şebo_buket
Dinamik Üye
*

Teşekkür Sayısı 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 108



« Yanıtla #19 : Mart 13, 2008, 00:09 »

bende zahter'in söylediklerinin sonuna kadar katılıyorum insanlar anlamadıkları şarkıları her gün dinliyorlar fakaat bizlere birçok duygu katan birşeyler öğretmeye çalışan güzelim türkülerimizi dinlemiyoruz bana açıkçası çok tuhaf geliyor
Kayıtlı

İyİ kÖTü DanS PİsTİ......

HAnGisİ DahA GÜçlÜ diYe BeklEmEktEnse HeyEcanLa aTTıM KenDİmİ DanS piSTinE!!!!!!!!
zahter
Ziyaretçi
« Yanıtla #20 : Mart 28, 2008, 22:03 »

bende zahter'in söylediklerinin sonuna kadar katılıyorum insanlar anlamadıkları şarkıları her gün dinliyorlar fakaat bizlere birçok duygu katan birşeyler öğretmeye çalışan güzelim türkülerimizi dinlemiyoruz bana açıkçası çok tuhaf geliyor
bu sitede bu konuya ilgi gösteren ender kişilerden biri olduğunuz için öncelikle size teşekkürü bir borç bilirim amacım don kişotluk yapı bu siteden rak müziğe saldırmak değildir sadece bize bizi bizim dilimizle anlatan bu içten kültür ürünün farkına varmamıza yardımcı olmaktır konuya ilgi gösteren arkadaşlara teşekkür ederim
Kayıtlı
kurtella
Daimi Üye
***

Teşekkür Sayısı 38
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 866


5 ay kaldı....


« Yanıtla #21 : Temmuz 07, 2008, 01:33 »

hiç sevmiyorsanız bence türklüğünüzden şüphe duyun;sevgiliniz sizi terk ettiğinde rak mı dinliyorsunuz? yada aldatılınca? yada kötü hissettiğinizde?sizin düğünlerde rak mı çalınıyor?hiç sevmem çok kötü bir ibare türk çocuğuna yakışmıyor halk müziği halkın müziğidir karşı gelemezsiniz sevmezseniz halkda sizi sevmez aykırı olmak kültürünüze sırt dönmeyi gerektirmez bence
madem rock sevmiyorsun burda ne işin var anlamiş değilim :/ kimse kültürüne sırtını dönmüyoo  senin halk müziği veya türkü sevgine laf söyleyen varmi yok dinlemem diyip geçiyo herkes ama sen maşallah yağdırmışsın be arkadaşim bence abartma bu kadar sevmiyosan rock müzik dinleme zorluyan yok ve saygı duyy
Kayıtlı

KuRT£LL@ & Çç@YL@K
ozlem35_
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 106
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3,388



« Yanıtla #22 : Şubat 01, 2010, 12:47 »

Adı üstünde ''TÜRK'ü ,Türk sanat müziği bunlar bizim öz müziğimiz biz sahip çıkmazsak kimler çıkıcak.. Çok fazla türkü dinleyicisi değilim ama Karadeniz türküleri Kazım Koyuncudan ve Volkan Konaktan birde kendi yöremin türküleri ''Ege Türkülerini '' Gülümseme severek dinlerim.. Ama sazı oldum olası sevemediğim için saz ağırlıklı parçaları dinleyemiyorum türkülerldede genelde saz , bu yüzden pek sık dinleyemiyorum ama Zara'dan ''tez gel yarim'',zeytinyağlı yiyemem aman Kahkaha ,denizde karartı var,hey gidi karadeniz,Sümer Ezgüden: harmandalı Zeybeği ,Musa Eroğludan da birkaç türkü severek ( ve tavsiye ederek ) dinlerim..

Ama Ege türkülerim tekrar söylüyorum .. Bir başkadır..

Haydi bir çalsında efelerin efesi hangi egelinin içi titremez göreyim  Gülümseme


Harmandallı efem geliyor
Geliyor
Bileginden kanlar akıyor
Gümüş bilekli mavzerin
Namlusu şimşekler çakıyor
Efeme de mor cepkenler yaraşır
Yaraşır
Efem ne giyerse yakışır
Bütün kızların önünde
Elinde yatağan savaşır
(Sümer Ezgü_Harmandalı Zeybeği )
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı