Sebokolik Forum

Grup Üyeleri => Buket Doran => Konuyu başlatan: senaakk üzerinde Mart 24, 2011, 19:46



Konu Başlığı: TIP BOX (Bas Gitarda İpuçları / Buket Doran)
Gönderen: senaakk üzerinde Mart 24, 2011, 19:46
Son günlerde kendimi farklı nesil müzisyenlerle, sahne ve kayıt performansları sırasında yaşadıklarımızdan bahsederken buldum fazlaca. Çoğumuzun ilk tecrübeleri, sahnede çalarken deneme yanılma ve bulabildiğimiz birilerine sorma yoluyla edindiği bilgilerden oluşuyor. Barda buzdolabının fişini çekerek, fişi prize ters takarak veya ışıkları kapattırarak dip gürültüden kurtulmaya çalışmaktan eski telleri kaynatarak kullanmaya, volume-Eq kullanma detaylarına kadar pek çok şeyi birilerinden duyarak ya da bir problemle karşılaşıp çözmeye çalışırken öğrendik sanırım. Her ne kadar doğrudan müzikle ilgili ve sektörel gelişmeler hayal ettiğimiz gibi olmasa da, şimdilerde hayatımızda daha çok sayıda ve tecrübeli müzisyen, ses mühendisi ve teknik çalışan olması, stüdyoların ve performans yapılacak yerlerin sayısının, özel ders ve kurs imkanlarının artmış olması, çeşitli kaynaklara özellikle internet aracılığıyla kolayca ulaşabiliyor olması güzel. Ben de her ne kadar basit gibi görünse de öğrendiğim zaman faydasını gördüğüm, işe yarayacağını düşündüğüm bazı tavsiyeleri burada paylaşmak istedim.


•Her gün düzenli olarak 5 dakika çalışmaya ayırarak, bir süre sonra saptaki tüm notalara hakim olmak mümkündür. Klavyeyi ezbere biliyor olmak, duyduğumuz bir şeyi çalmak istediğimizde parmaklarımızın düşünmeden doğru yere gidiyor olması önemlidir. Başlangıç seviyesinde olunsa da basit bir şarkı seçip gerektiğinde partlarına bölerek veya sadeleştirerek ona eşlik etmek, ne çalındığını duymayai parçayı çıkartmaya ve çalmaya çalışmak faydalı olacaktır. Parçaların bas partisyonlarını dikkatle dinlemek, vurma yöntemiyle eşlik ederek groove'u hissetmeye çalışmak, basların nasıl duyulduğuna dair fikir sahibi olmak çalışmalarınıza yardımcı olacaktır.

•Bassımızı her elimize aldığımızda akort etmemiz, sesleri doğru duyarak çalışmamız, çalmadığımız zamanlarda da basın akortlu olmasına dikkat etmemiz gerekir. Isınmak da, olası bir sakatlanmayı önlemekle beraber ellerimizin açılarak egzersizleri daha rahat yapmamızı sağlayacaktır. Günlük bir çalışma programı dahilinde, nelere ne kadar vakit ayırarak çalışacağımıza karar verdiğimizde, bir süre sonra ne derece ilerlemiş veya nelerde problem yaşamış olduğumuzu görüp buna göre çalışamalarımızı yönlendirebiliriz.

•Amfi ile çalarken eğer bas frekanslar fazla geliyorsa, amfiyi yerden kaldırarak biraz yükseltmek yardımcı olacaktır. Ayrıca sesler göğüs ve kulak hizasına yaklaştığı için kendinizi de daha rahat duyarsınız.

•Basçının, davulun hi-hat tarafında çalıyor olması önemlidir. Hi-hay; kick, diğer zil ve tomlara göre daha süreklilik gösterdiği için, diğerlerinin çalınmadığı ölçülerde onu takip edebilirsiniz; trampete de yakın olursunuz. Böylece davulla beraber uyumlu çalabilmek için tüm davul setinin iyi bir miksini kulağınıza veya monitörünüze almak zorunda kalmazsınız. Kick ve trampeti PA aracılığı ile de duyabileceğiniz için, monitöre alınan hi-hat ve belki overhead mikrofonlar, zaman ve groove konusunda aynı yerde olmanıza yardım ederken, monitörünüze diğer enstümanları alabilmek için de yer kalacaktır.

•Sahnede PA sistemi ile çalarken eğer amfinizin speaker'ları ile PA spealer'ları doğru şekilde yerleştirilmemişse, iki farklı speaker aynı yönde hareket ederek aynı soundu üretemeyecek, faz yiyerek birbirlerini iptal edebilecektir. Böyle bir durumda sesinizi ne kadar açarsanız açın kendinizi duyamazsınız. Bunu kontrol etmek için bas dışarıda açıkken amfi üzerinden sesinizi kısın, boş E telini çalarken sesinizi yavaş yavaş açın, volume ve alt frekanslar artıyorsa doğrudur ama tersine siz açtıkça zayıflıyorsa sorun var demektir. Bu durumda speakerlardan birinin polaritesini değiştirerek sorunu çözebilirsiniz.

•Kayır sırasında amfinin yanı sıra, bir DI box vasırası ile sinyali bölerek temiz bir kanal kaydetmek önemlidir. Bu sayede re-amp yapmak gibi seçenekleriniz olacak ayrıca işlenmemiş dosya ile edit yapmak da kolaylaşacaktır. Bu temiz sinyal üzerinde değişik efektler ve EQ deneyebilirsiniz. Eğer kullanmayı tercih ettiğiniz efektleri kayıt sırasında duymanız çalım açısından öneml ise, afektleri aux kanalından göndererek kayda gitmeden sadece sizin duymanız da mümkündür. Ayrıca kulakluk duyumunda üst frekanslar amfi duyumuna göre daha dominant olacağından, çalım esnasında kulaklığınızın EQ'sunu istediğiniz gibi ayarlayabilir, dinleme asnasında ise devreden çıkarabilirsiniz.

•Aynı anda birkaç değişik karakterde mikrofon ile kayıt yaparsanız, mix sırasında her birini ayrı tonlaryarak ya da işleyerek (distortion, kompresyon) bir double havası yaratmak mümkün olur.

•Performanlasrda yanımızda bulunmasını tercih ettiklerimiz: Amfilere veya rackdeki aletlere gerekli olacak sigortalar, 9V piller, küçük el feneri, tornavida, alyan anahtarları, tel kesici, yapıştırıcı -gitaron eşiği, bir düğmesi, pickguard vs. bir şeyler her an kırılabilir- elektrik bandı (fişler grup prizlere takıldıktan sonra volume ve vibrasyon sebebiyle illa ki hareket ederler, onları bu bant ile sabitlemek gerekecektir), kablo bağı, uhu ve oje (özellikle bayanlar ve kaçan çoraplar için :) ), ıslak mendil, yara bandı...

•Özellikle B, E ve A gibi kalın teller yeniyken, köprünün üzerinde bükülmeye direnç gösterirler. Eşik tarafından da, köprü tarafında da telleri aşağı doğru bastırmak iyi olacaktır.

•Tel değiştirirken hepsini birden çıkarttığımızda tellerin sapta yarattığı gerilim ortadan kalkar, sap bir süre boşta kalır. Bu durum muhakkak bir sorun olacak demek olmasa da, bu tansiyonu tamamen yok etmemek için tellerin birer birer değiştirilmesi tavsiye edilir.

•Eğer gerekirse; eski telleri kıvırarak bir tencerede 15 dk. kaynatıyoruz. Sonra kağıt olmayan temiz bir havlu ile kurutuyoruz. Alüminyum folyoya sarıp üzerine bir çatal yardımıyla hava alabilmesi için delikler açıp önceden yaklaşık 100C civarında ısıtılmış fırında 15 dk kadar tutuyoruz, soğuduktan sınra neredeyse yeni tel sounduna sahip telleriniz oluyor bir süreliğine :)

•Elleriniz çok terliyor veya yağlanıyor ise, telleriniz de daha çabuk eskiyecektir. Kozmetik ve hekimlikte hijyen amaçlı kullanılan tuvalet ispirtosu ile çalmadan önce ellerimizi temizlemeniz faydalı olur.

•Bir tornavida ve tuner ile entonasyonu ayarlamanız mümkün. Köprüdeki vidalar aracılığı ile telin uzunluğunu değiştirerek, 12. perdeden duymanız gereken notayı almaya çalışıyoruz. Eğer 12. perde diyez gösteriyorsa tel kısa demektir; tellerin köprüye bağlandığı yeri saptan uzaklaştırarak teli uzattıktan sonra akort edip, kontrol ederek doğru entasyona ulaşabilirsiniz. Eğer bemol ise, tel uzundur ve bu sefer de kısaltarak ve kontrol ederek devam edersiniz.

•Daha yeni olan Gotoh tipi akort mekanizmalarında yeni tel takarken, teli keserek kısaltabilirsiniz, ancak Fender tiplerinde kesmeyerek grip bölümün tutuculuğundan faydalanmak, teli yuvaya geçirip önce elle sardıktan sonra kulaklarla devam etmek, teli aşağı doğru bastırmak iyi olacaktır.

•Ayna karşısında egzersiz yapmak, kendinizi çalarken farklı bir açıdan görmek, düzeltilmesi gereken parmak hareketlerini, teknik yanlışlık beya aksamaları fark etmenize yardımcı olacaktır. Tabii ki TV karşısında yapılan egzersizler, scale ve arpej çalışmaları tavsiiye edilmemektedir ve her zaman metronom ile çalışmak gerekir. Tüm dikkat ve konsantrasyonun gitar üzerine yoğunlaştığı, problem çözmeye ve yaratıcılığı kullanmaya yönelik çalışmalar ile daha kısa sürede daha fazla yol almak mümkündür.

•Sahneye çıkmadan önce ısınmak için egzersiz yaparken mümkünse kulaklık ile amfiyi duyarak çalışmak daha iyi olacaktır. Amfisiz çaldığımızda, duymak için daha çok kuvvet harcayarak sahnede kendimizi zorlayacağımızdan daha fazla yorulmuş oluruz. Amfi yoksa da akustik sesi duymaya çalışmadan, yüklenmeden kontrollü ısınmak gerekir.

•Eğer basgitarın 2 manyetiği varsa, ikisinin de sesini sonuna kadar açmak veya balans kontrol düpmesini ortada tutmak dengeli kullanıyoruz anl..... gelmez. Telin gerginlik ve salınımının iki bölgede farklılık göstermesi sebebiyle, ön manyetikten alt frekansları daha zengin, daha geniş ve yüksek volümlü bir ton, arka manyetikten ise daha mid bir ton elde edilir ve ön manyetik arkadanın ürettiği sesleri maskeleyebilir. Dengeli bir duyuma ulaşmak için arka manyetiğin sesini sonuna kadar açtıntan sonra, ön manyetiği yavaş yavaş açarak istediğiniz ses aldığınız yerde durarak ayar yapabilirsiniz.

•Pasif baslarda sesi kıstığımız zaman EQ'yu da değiştiriyor ve ğst frekansları kaybediyor oluyoruz. Bu sebeple basın volümünü sonuna kada açarak çaldığımızda amfiye gönderdiğimiz sinyal bastan elde edilecek tüm frekansları kapsayacaktır. Sonradan ayrıca üst frekansları eklenmeye çalışmak zorunda kalınmayacağız. Aktif yani pil ile çalışan basların üzerinde jack'ı takılı unutmamak gerekir; jack üzerinde olduğu sürece pil harcadığı için daha kısa sürede piliniz bitecektir.

•Yaptığımız egzersizleri veya doğaçlama çalışmalarını kaydetmek çok faydalıdır. Çalarken kafamız parmaklarımızı nasıl kullanacağımız, akorlar ve geçişler ile meşgulken fark edemeyeceğimiz şeyleri kayıtta duyabiliriz. Kendimizi nasıl ifade ettiğimiz, çalımımız ve kullandığımız kalıplar, fikirler ile ilgili bilgi sahibi olarak neleri değiştirmemiz gerektiğini bu yolla öğrenebiliriz. Ayrıca her zaman başka profesyonel müzisyen veya basçılarla çalışmak, fikirlerini almak, tek bir müzik türüne takılı kalmadan farklı türlerde de çalmak, ders almak gelişimimize yardımcı olacaktır.

Herkese iyi çalışmalar, iyi sahneler dilerim :)

                                                                                                                                                         Buket DORAN

Kaynak: Drum&Bass Magazine (Sayı5)


Konu Başlığı: Ynt: TIP BOX (Bas Gitarda İpuçları / Buket Doran)
Gönderen: caliypso5153 üzerinde Mayıs 13, 2011, 00:08
şu eski telleri fırınlama olayı güzelmiş ya  ;D

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı