Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Septisizm (Şüphecilik)  (Okunma Sayısı 2806 defa) Bookmark and Share
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
vesimdii
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 62
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4,139

İsiSs..


« : Ocak 27, 2008, 13:46 »

Septisizm, şüphecilik veya kuşkuculuk olarak da adlandırılan felsefi görüş.

Septisizm; her tür bilgi savını kuşkuyla karşılayan, bunların temellerini, etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrıca aklın kesin bir bilgi elde edemeyeceğini, hakikate erişilse dahi sürekli ve tam bir şüphe içinde kalınacağını, mutlak`a ulaşmanın mümkün olmadığını savunan felsefi görüştür. Septisizm felsefe tarihi açısından çok önemli bir yere sahiptir; zira felsefe tarihi boyunca yerleşik kanılar ve inançları sarsmış, felsefe, bilim ve özellikle din konusunda birçok anlayışın değişmesine ortam hazırlamıştır. Septisizm (şüphecilik) dogmatizmin (inakçılık) karşıtıdır.

Felsefenin babası sayılan Thales’ten beri ortaya atılan felsefi açıklamalarının çokluğu ve çeşitliliği doğal olarak eleştiriyi ve şüpheyi gerektirmiştir. Antik çağ Yunan bilgiciliğinin kurucusu Protagoras tarihte ilk şüphelenen, şüpheci (septisist) düşünürdür. Protagoras “Her şeyin ölçüsü insandır. Her şey bana nasıl görünürse benim için öyledir. Üşüyen için rüzgar soğuk, üşümeyen için soğuk değildir. Her şey için birbirine tümüyle karşıt iki söz söylenebilir” diyerek tümel (külli) bir hakikatin var olmadığını, her insanın kendine ait kanaat ve düşünceleri olabileceğini belirtmiştir. Buna göre Protagoras’ın şüpheciliği göreli şüphecilik olarak tanımlanır. Bilgi sorununu sistematik olarak inceleyen ilk şüpheci filozof ise Pyrrhon'dur. Pyrrhon ile birlikte şüphecilik görüşü okullaşmıştır.

Bir başka şüpheci filozof da Descartes'tır. Descartes'ın şüpheciliğine yöntemli şüphe adı verilir. Zira Descartes'ın şüpheciliği kesin bilgiyi buluna kadar tüm bilgileri gözden geçirme anlamındadır. Ona göre kesin bilgi mevcuttur, şüphecilik ise bir yöntem mahiyetindedir.

Pyrrhon'un şüpheciliğinin kökeni belki de Platon ve Aristoteles okulları arasındaki karşıtlığı sezmesi ve bu karşıtlığın daha sonra Stoa ve Epiküros okullarında derinleşmesini gözlemlemiş olmasıdır. Bu tür gözlemleri Pyrrhon’un felsefi öğretilere karşı olan güveninin sarsılması ve bunun sonucu olarak da şüphe etmesinin temelini oluşturmuştur.

Pyrrhon’un şüpheciliğine göre mutluluğa giden yol şöyledir:

1. Nesnelerin gerçek yasası kavranamaz.
2. Öyleyse nesnelere karşı tutumumuz yargıdan kaçınma olmalıdır.
3. Ancak bu tutumla ruhsal dinginliğe ulaşıbilir.
((ALıntıdır..
« Son Düzenleme: Haziran 06, 2008, 14:23 Gönderen: going under » Kayıtlı
siL baştan
Sebocu
****

Teşekkür Sayısı 47
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2,366


eski bir eski var aklımda..


« Yanıtla #1 : Ocak 28, 2008, 15:24 »

ya hattat bi sözü vardı  şüphe duydugumdan bile şüphe ediyorum bukadarıda fazla değilmi yaa sizce
« Son Düzenleme: Haziran 06, 2008, 14:24 Gönderen: going under » Kayıtlı

uzaklara dalıp gitme..
gözlerinde dolmasın
kimse böyle yalnız kalmasın...
Jane Doe
Sebokolik
*****

Teşekkür Sayısı 56
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6,936


Site
« Yanıtla #2 : Ocak 30, 2008, 21:51 »

ansiklopedide bir şey araştırırken tanıştım.septisizm kelimesi kulağıma çok hoş ğelmişti hatta bir yere not etmiştim:)
« Son Düzenleme: Haziran 06, 2008, 14:24 Gönderen: going under » Kayıtlı
beyaz
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Şubat 01, 2008, 00:26 »

Şüphecilik elbet insan hayatındaki kavramlardan şüphe duymalı , belki doğru bilgiye bu şekilde ulaşılır ama şüphecilik bir süredir nefret ettiğim bir kavram oldu hayatımda... 
« Son Düzenleme: Haziran 06, 2008, 14:25 Gönderen: going under » Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Şebokolik Dergi Haftanın Röportajı/ Rockoza Dergi Haftanın Röportajı